Kılıçdaroğlu’ndan gıda krizi uyarısı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sandığa gittiğinizde elinizi vicdanınıza koyup öyle oy kullanmanızı istiyorum" dedi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Adana Çiftçiler Birliğini ziyaret ederek üreticilerle bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şehrin tarımın başkenti olduğunu söyledi.

Kırsalda genç kalmadığını, bu durumun Türkiye için ciddi bir tehlike olduğunu anlatarak, bu konuda önlem alınması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Kim neyi ekecek, önceden herkesin bunu bilmesi lazım. Adana mı, oturulur konuşulur. Adana’nın toprak analizleri yapılır, buğday mı, arpa mı, karpuz mu ekilecek havza bazlı planlama yapılması lazım. Planlama yapıldıktan sonra kimin ne ekeceği belli olacak. Artı onun maliyetine bakmak lazım. Üstüne makul bir kar koyacaksınız. Maliyet artı makul kar eşittir taban fiyat olur. Bu taban fiyatın üstünde çiftçi ektiği ürünü daha yukarı bir bedelle satıyorsa, ihracat yapıyorsa hiçbir sorun yok. Daha yüksek bedelle satabilir. İç piyasaya satabilir, ihracat yapabilir, sanayiye satabilir, kendisi bilir ama taban fiyatın altına düştüğü zaman devletin onu satın alması lazım. Böylece çiftçinin zarar edeceği bir modeli sıfırlamamız gerekiyor. Bunu biz her yerde savunuyoruz. Her yerde bunu söylüyorum. Bunun mutlaka olması lazım. Olmadığı takdirde tam bir kaos çıkıyor ortaya.”

Çiftçinin zarar edeceği için ekim yapmadığını savunan Kılıçdaroğlu, “Önümüzdeki yazın hep birlikte bir gıda krizi yaşayacağız” dedi. Ziraat Bankasının çiftçiye destek vermesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Siz çiftçiye destek vereceğiniz yerde kalkıyorsunuz ‘Şu televizyonları ve gazeteleri al, sana 700 milyon dolar para vereceğim… ‘Zamanı gelince de ‘Parayı ödemiyorum.’ diyor. Buyur, bir çiftçi de desin bakayım, Ben kredimi ödemiyorum.’ diye, traktörüne haciz, hayvanlarına haciz, bu adalet mi?” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

“Türkiye güzel bir ülke, güzel, çalışkan insanları, üreten insanları var. Emin olun önündeki siyasi engeli kaldırsalar çok büyük başarılara imza atacak insanlarımız var. Bakın dünyada saygın edebiyatçılarımız, doktorlarımız, mühendislerimiz, sanayicilerimiz var ama dünyada ses getiren, saygın, politikacı yetiştiremiyoruz. Politika biraz da böyle işi gücü olmayanların ya da işte ‘Bir yerden nasıl biraz kısa sürede zengin olurum?’ diye düşünen insanların alanı haline dönüştü. Politikayı buradan çekip çıkarmamız lazım. Onu çekip çıkaracak olan da ben değilim, sizlersiniz, beraber çekip çıkaracağız. Gerçekten de politika aslında kişinin kendisini topluma vakfetmesi demektir. Toplumun çıkarları için mücadele etmesi demektir ve bu mücadeleyi dünyayı örnek alarak yapar, yani dar bir alan içinde yapmaz, dünyadaki bütün gelişmeleri dikkate alır ve ona göre yapar. Katma değeri yüksek ürün üreten Türkiye, saygın bir ülkedir. Dolayısıyla bunların yapılması lazım. Onun için de politikanın yeni bir yola evrilmesi gerekiyor. Onu yapacak olan da sizlersiniz. Yani işin özeti sandığa gittiğinizde elinizi vicdanınıza koyup öyle oy kullanmanızı istiyorum. Bunu yaptığınız takdirde Türkiye düzelir. Ön yargılarımızı tamamen atmalıyız bir tarafa. Türkiye yeniden gerçekten çok iyi bir ivme kazanabilir.”