Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Kadınların da desteği ile üzüme sahip çıkıyor

Ankara’da üniversite öğrencisi olan herkesin bir şekilde yolu kesişmiştir Kavaklıdere ile… Özellikle 80 (daha sonrasını bilmiyorum)  öncesi üniversite öğrencilerinin en çok buluştuğu Kuğulu Park’ın hemen karşısında yer alan Kavaklıdere ile market (o zaman var mıydı hatırlamıyorum) raflarında karşılaşıp kendilerine yakın hissederdi o kuşak.

Sevgililerin buluştukları noktanın hemen karşısında yer alan Kavaklıdere ile bir şekilde yakınlık hissederdi o kuşak.

O kuşaktan biri olarak yıllar sonra gençlik aşkımızın kahramanı ile buluşma şansım oldu. Kahramanın bugünkü Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman ile zaman zaman minik toplantılarda karşılaşmıştım. Ama bu farklıydı. İletişim sektöründe her zaman fark yaratan adımlar atan Sevgili Banu Birkan bu defa gençlik kahramanı Kavaklıdere’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman ile bizi bir araya getirdi ve uzun süreli bir sohbet gerçekleştirdik.

Tabii ki üzümü konuştuk. Türkiye’de ve dünyada şarapçılığın gelişimini ele aldık. Bu sektördeki fırsatları, riskleri biraza da yanlışları değerlendirme şansımız oldu.

Türkiye’de üzümü en iyi bilen adamla konuşurken çok şey öğrendik. Ama en önemlisi iklim krizinin bu sektörü de vurmaya başladığının altı çizildi.

Bu arada hemen belirtelim, Kavaklıdere’de kadın etkinliğinin giderek artığını Ali Başman’ın yavaş yavaş yetkiyi ve etkiyi kadınlara kaptırdığı gizli bilgisini de elde etmiş olduk.

Artık Ali Başman’ın kızları Aslı ve Cevza şirketin yönetim kurulu üyeleri… Cevza bir de pazarlamadan sorumlu ve şirketin bu alandaki politikalarına yön veriyor.

Yani yılların Kavaklıderesi artık kadınların etkisine geçmeye başlamış. Ayrıca çok yıllar önce de kadınların etkin olduğu düşünülürse şirketin genlerinde kadınların etkinliği var gibi sanki.

Gelelim tekrar iklim krizine… Şirketi çok yakından etkiliyor iklim krizi. Üzüm bağlarından başlayarak yeni bir değişim gündemde. Kuraklık ve iklim krizi ile ilgili yapılan analizi Ali Başman bakın nasıl anlatıyor:

“Kavaklıdere’ye ait, binlerce yıllık, köklü bağcılık geçmişiyle bilinen Ege bölgesinde konumlanan Pendore Bağları, Manisa Salihli’de bulunuyor. 2 bin dönüm büyüklüğüyle Türkiye’nin en büyük tek parça bağı olan ve adını Yunanca “beş köy” anlamına gelen “Pence Horyos”tan alan Pendore Bağları en güzel ürünleri sunuyor. Pendore Bağları, ana ve alt parsellere bölünmüş mikro bağcılık mantığı ve iyi tarım uygulamaları ile yönetiliyor.

15 farklı üzüm çeşidinin yetiştirildiği Pendore Bağları’ndan, 2018 rekoltesinde öne çıkan Cabernet Sauvignon, Cabernet Franc ve Syrah üzümleri ile üretilen ürünlerle lezzet konusunda yepyeni bir hikaye anlatıyor.

Günümüzde bağcılık ve tarımın karşılaştığı iklim şartlarını değerlendirirken en önemli sorun kuraklık. Çünkü iklim değişikliği kuraklığı davet ediyor. Yağışların ciddi anlamda azalması ile 2021 yılının genelinde sadece bağcılıkta değil tüm tarımda kuraklık en önemli sorun gibi duruyor.

İç Ege Pendore bağlarında yağışın çok az olduğu bir yıl geçti. Yağış rejimi de son derece kötüydü ve son 5 ayda sadece 50 mm yağış oldu. 2021 yılı son 5 yılın en az yağış alan ve en kurak geçen yıl olarak gözükmektedir. Yağışların az olmasına ek olarak, aniden artan sıcaklıklar ve pik yapan derecelerle karşılaşıldı.

Yaz aylarında gerçekleşen ani sıcaklık artmaları ve kuraklık, yağışın olmaması da eklenince, gece ve gündüz sürekli bir sıcaklık ve stres altında ki bazı çeşitler için risk teşkil etti.

Ancak tüm zorlu sürece rağmen yağışların çok az olduğu ve sıcaklıkların hızla yükseldiği bu süreci Mayıs’ta ön görerek önlemlerimizi aldık, ciddi bir sulama programı ile de bu süreci doğru yöneterek kaliteden ödün vermeden çok güzel sonuçlar elde edildi.Damla sulama sisteminin dışında tüm bağlarımızda kendi su kuyularımızı kazarak su kaynakları yarattık.

Küresel ısınmaya rağmen bağları ve tarımı yönetmek çok önemli. Doğru su yönetimi ile bu kuraklıklara rağmen çok iyi kalitede üzüm elde edildi. Özellikle erken dönemde doğru sulama olumsuzlukları ortadan kaldırdı.”

Bu anlatılandan anlaşıldığı kadarıyla doğru sulama ve doğru tarım politikaları ile Türkiye’nin gözbebeği üzümde doğru sonuçlar almak mümkün. Tarım tarafından doğru politikaların uygulanması önemli. Bir de olayın pazarlama ve markalaşma boyutu var. Bu konuda Kavaklıdere yıllardır önderlik yapıyor. Bu önderliğin kamusal destekle de buluşmasının önemsendiği bilinmeli.