Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Demiş midir?

Amerika’da yaşayıp Türkiye gündemini takip etmek zor olmuyor mu? Bu soruyu çok alıyorken dedim ki elimde böyle bir köşe var buradan cevap vereyim. Sabah kalkıp işe giderken twitterdan haberleri takip ediyorum. Dolar kaç lira olmuş diyorum, ardından yorumları okuyorum. Ekonomiye bakıyorum. Siyasete bakıyorum, daha önce sizlere söylemiştim muhakkak okuduğum farklı görüşlerden birçok köşe yazarı var onları okuyorum sonrasında bu haberleri birbirine bağlıyorum!

Peki, Amerika haberlerini nasıl yapıyorum?

Bana göre Amerika haber ve gündem haberciliği yapmak konusunda son derece sıkıcı bir yer! Mesela ya bir fırtına olacak, ya bir skandal olacak. Yaşadığınız şehrin valisi yanında çalışan kadınları taciz edecek, hakkında soruşturma çıkacak, akabinde vali istifa edecek, sonrasında “ya pardon ama beni de taciz etmişti” diyen bir başkası daha çıkacak, onun davası görülecek, davalar birleşecek. Bu sırada arka planda tüm dünyada herkesin uğraştığı coronavirüs haberleri dönecek. Uygulamalar, önlemler, hastalığın detayları benim hala anlamını bile bilmediğim ve sözlükte bulamadığım “bulaş” kelimesi ve rakamlar. Tropik fırtına gelir mi? gelirse nereleri vurur haberlerinin yanında virüs nedeni ile artan işsizlik, sokaktaki evsizler ve onların topluma verdiği rahatsızlık. Tacizci valinin CNN’de prime timeda sunuculuk yapan haberci kardeşinin haberleri saklıyor, kardeşini kayırıyor olması sebebi ile işine son verilmesi haberleri. Bana göre STANDART ve rutin! Bu arada CNN demişken CNN International’ın CNNTürk hakkında inceleme başlattığı haberini takip ediyorum. Yaklaşık iki sene önce New York’ta yaşayan Türk gruplarının CNN International önünde yaptığı protestolar bir sonuca başlanacak mı? Göreceğiz…

Ekonomisinden bahset, politikalarından bahset, politikalarının Türkiye ile ilişkilerinden bahset! Bahsedeyim mi?

Rahmetli babaannem “ajans saati geldi oğul” derdi. CNN’i açıp haberleri dinliyorum, daha sonra New York yerel kanallarını açıp gazetelerde olmayan haberleri dinliyorum. Zira burada yerel kanallar mahalle bazında olan olaylardan bahsediyor. Bu alışkanlığı da EGE TV’den almıştım ki keşke böyle kanallar geri gelse!

Türkiye’den gelip, orada yaşayanlara Amerika’nın ekonomisi son 31 yılın en kötü ekonomisi, diye haber vermenin açıkçası komik olacağını düşünüyorum! Hatta komik olmanın ötesinde, Türkiye’de sizin maruz kaldığınız “batı bizi kıskanıyor” haberleri kadar insanın aklı ile alay etmek gibi olduğunu düşünüyorum.

Mesela ülkede Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ekimde aylık 0,9 artarak beklentileri aşarken, yıllık bazda 6,2 ile inanılmaz bir artış gösterdi. Peki, bu ne demek Amerikalının yaşam maliyeti bir önceki aya göre yüzde 0,9 artmış! Beklenen artış oranı yüzde 0,6 olması gerekirken yüzde 0,3’lük kısım insanları şok etmeye, hayat pahalılığından bahsetmeye hatta isyan etmeye sevk ediyor!

Kasım 1990’dan bu yana kaydedilen en büyük yükselişi gösteren yıllık enflasyonun, yüzde 5,8 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyordu. TÜFE, ekimde yıllık bazda yüzde 5,4 artmıştı.

Enerji, barınma, gıda, ikinci el araç ve yeni araç endekslerindeki artışlar ekimde tüketici fiyatlarındaki aylık yükselişte etkili oldu. Bu dönemde en yüksek artışı gösteren enerji endeksi, aylık yüzde 4,8 artarken, yıllık yüzde 30’luk yükseliş kaydetti. Gıda endeksi ekimde aylık yüzde 0,9 ve yıllık yüzde 5,3 yükselirken, barınma endeksi aylık 0,5 ve yıllık yüzde 3,5 arttı. İkinci el araç fiyatları da aynı dönemde aylık yüzde 2,5 ve yıllık 26,4 arttı. Gelin bu haberi ele alalım isterseniz! İnternete bakıyorum, TV’ye bakıyorum ikinci el arabanın birincisinden pahalı olduğu ve rakamların saatlik değiştiği bir ortamda ikinci el arabalarda bu yüzdelerle fiyat 500 ya da 1000 dolar arttı diye nasıl yazayım?

Birim olarak konuşmak gerekirse, 500-1000 birim artışa kurban olunur. Ben burada öğrenciyken ikinci el 8 yaşında bir Ford Mustang alabilmiştim ve verdiğim para $2500-3000 arasıydı! Şimdi o yaşlarda bir Mustang 8000- 10000 arası. Türkiye’de bir öğrencinin 10 bin birime üstü açık bir Mustang alma ihtimali üzerine değil bir köşe yazısı şiir kitabı yazılır!

Amerika Maliye Bakanı “atasınız 100er milyon dolarcıklar da bu ülkenin ekonomisi azıcık şahlansın be ya!” demiyor ki… Bu sebeplerden ötürü sizlere karşılaştırmalı haberler ile durum mukayesi üzerinden durum tespitleri yapıyorum. Başta sorduğum soruya dönersek, hayır zor olmuyor! Zor olan o gündem içerisinde yaşayabilmek!

***

Demiş midir?

Süveyş Kanalımda yeni yapmaya başladığım bir köşe, buraya da taşımak istiyorum.

Sizce Amerika Birleşik Devletleri eski Başkanı Donald Trump şöyle demiş midir?

“Bugüne kadar devletin güvenliğim dolayısıyla bana senatonun kararıyla tahsis ettiği zırhlı airforce 1aracını, Biden’ın ısrarlı yaygarası üzerine hakkım olduğu halde iade etmeye karar verdim. Yarın aracı teslim ettiriyorum” 

Ne dersiniz?

***

Şimdilik bu kadar!

Haftaya kadar umarım hiç tanımadığınız birinden kendiniz adına çok güzel haberler alırsınız. O zamana kadar görüşmek üzere, hoşça kalın…