Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Bir Başkan, bir Rektör, bir Büyükelçi; yazılmalılar (1) !..

Evet, yazılmalılar… Onları “ziyaret etme sırama göre” yazacağım… Bu dizi 3 hafta sürecek… İşte ilki; Dr. Mustafa İduğ…

Atatürk ile yaşıt (Resimde göreceksiniz) bir Belediye’nin, Bornova’nın Belediye Başkanı; 1881!..

Ve de Dr. İduğ, “bu kesişmenin hakkını” veriyor; Atatürk sevdalısı!..

Onunla neredeyse bir günün gündüzünü geçirdim. Bornova için, İzmir için yaptığı, yapmaya başladığı ve yapacağı “büyük” projeleri dinledim, gördüm.

Bakınız, kardeşim, meslektaşım, Ege – Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan onun için ne yazıyor; “Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, demokratik, katılımcı, çözüm odaklı ve toplumun tüm katmanlarını kucaklayan, bu arada; hesap verebilirliği, denetlenebilirliği, saydamlığı önceleyen, kaynakları etkin ve verimli kullanarak hizmet üreten sosyal belediyecilik anlayışını temsil ediyor… Bornova’yı kültürden sanata, spordan çevreye “marka kent”e dönüştürme vizyonuyla özgün projeler üretiyor.”

Hüseyin Aslan, İzmir’de 150 bin kişiyi “ev sahibi yapan” Kooperatifler Birliği’nin Başkanı olarak da, gazeteci olarak da, bunca yıldır “tanımadığı belediye başkanı” kalmamış bir yazar!..

“Bornova Hepimizin” ve “Marka kent Bornova”  sloganlarıyla başlattığı, projeler atağını anlatırken, gezdirirken gördüğüm coşkusunu, gördüğüm heyecanını unutmam mümkün değil. Bebeklerden, benim gibi “çok yaşlı gençlere kadar”, çocuğu, genci, kadını, erkeği ile Bornova Beldesi sakinleri için… Yaptıkları… Yapmaya başladıkları… Ve yapacağı “sosyal” projeler… “Atatürk ile yaşıt” bir Belediye’ye “bihakkın yakışacak” “ileri” adımlar…

Bir örnek; Pandemi sürecinde “dijital sınıflarda” ders olanağı sağladı. Bu proje Türkiye Belediyeler Birliği tarafından “Türkiye’de Yılın En İyi Vizyon Projesi” seçildi.

Ve de, mesela, sadece Bornova için değil, İzmir için, Türkiye için, “Deprem ülkesi olan” Anadolu’da yaşayan 85 milyon için… “Hayati önem taşıyan” Kentsel Dönüşüm atağında, başta Çamdibi, Altındağ, Atatürk Mahalleleri’ olmak üzere Bornova’yı kapsayacak şekilde “engelleri kaldıran, kolaylaştıran, önünü açan, problemleri çözen” bir “önderlik rolü” üslendi. İzmir’in altındaki 13 faal faydan birinin üzerinde oturan bir TC vatandaşı olarak… Teşekkürler… (Haftaya: Bir Rektör)

+++++++

Yener Özkesen ve Metin Gören…

Biri İzmir’de, biri Ankara’da uzun yıllar beraber olduğum, dostlukları, arkadaşlıkları, meslektaşlıkları ile unutumamın mümkün olmadığı, iki insanı kaybettim, bir hafta ara ile… Yener Özkesen’i, Metin Gören’i…

Yener, Urla Gazeteciler Sitesi’nde komşumdu, Metin, yaz aylarında Çeşme’deki yazlığına eşi ile beraber geldiği için, o da “komşum” sayılırdı… Ankara’da spor saha ve salonlarında “beraber geçirdiğimiz”  uzun yıllara ek olarak…

İkisi de “kurt” tabir edilen gazetecilerdi, Yener, onca yıl bu mesleğe “muhabir ve yazar” olarak emek verdikten sonra, gazete sahibi de olmuştu. İzmir Basını’nın “ağırlıklı “temsilcilerinden ve emaktarlarındandı. Mekanı Cennet olsun, nurlar içinde yatsın… Ailesine ve bizler gibi dost ve arkadaşlarına, meslektaşlarına sabır ve başsağlığı dilerim…

Elbette, Metin için de… Nurlar içinde tat, mekanın cennet olsun!..

Şair Eşref Şayet Yaşasaydı… Ne yazardı? 

 

Nihat Demirkol

Başkan’a mesajım var 

Acılı günü, eziyetli güne çevirmek…

Bir ay içinde 3 tane cenazemiz oldu… İkisi Doğançay’da…

Sayın Başkanım, Mezarlıklar, yazın tozdan, kışın çamurdan geçilmiyor… Hele Doğançay’ın “yeni bölümünün yolu” bir fecaat… Sonuçta, sütunumdaki fotoğrafın alındığı video, sosyal medyaya düştü…

Bilmiyorum, Mezarlıklar Müdürünüz “bu durumu” görmüyor mu?

İnsanların “en acılı gününü, mezar yolunda ve başında en eziyetli güne çevirmek” ve bunun doğrudan “İzmir Büyükşehir Belediyesine fatura edilmesine izin vermek”, Mezarlıklar Müdürlüğünüze yakışıyor mu?

Saygılarımla…

++++++++

ERDEM…    VE POLİTİKA

Düşünürler her gün “Dünyamız nereye gidiyor” sualini tekrarlıyorlar. Bilinen o ki, bir insanın insanlığı yoksa, dini yoktur. Aklını kullanmazsa insanlığı yoktur.

Ali Naili Erdem

+++++++

Sözün Özü…

Bu hafta “Sözün Özü” Prof. Dr. Tuncer Bulutay Hocamızdan:

“İktisat, matematiksel ve arz ve talep eğrilerinden oluşan bir disiplin değil, matematikten edebiyata, edebiyattan psikolojiye, psikolojiden tarihe kadar pek çok disiplini yatay kesen bir disiplindir… O nedenle de iyi iktisatçı olabilmek için öncelikle iyi okuyucu olmak ve hemen hemen hayatın her dalından okumak gerekir.”

İnternet’ten “esen” rüzgarlar…