Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Fatihin İstanbul’u fethettiği kurdasın

Her zamanki gibi yoğun sancılı dönemlerden geçiyoruz! Bir türlü selamete ulaşamadık ya hadi hayırlısı… 

Eskiden saat kaç diye soruluyordu,  saati bilmiyorum ama dolar 12.40 gibi! Bilgisayarda bir yandan hareket takip ediyorum, diğer yandan kulaklıktan haberleri takip ediyorum. Hem çalışmaya gayret ediyorum ama aslında internetin karanlık dehlizlerindeki müsilaj içerisinde temiz ve doğru haber bulmaya çalışıyorum. İşin kötü tarafı bu kirliliği, kendi çıkarına kullanarak bir noktada manipülasyon dalgası yaratmak isteyen manipülatörlerin yaratıyor olması. Rahmetli Güngör Uras’ın dediği gibi Ayşe Hanım Teyze ve Ali Rıza Bey Amca’ya bu durumu kim nasıl anlatacak bilemiyorum. 

Dolar 12.42…

İşin komik tarafı dolar 2.80 olduğu zaman “bu ateş söneceğe benzemiyor onu bunu bilmem ama vatandaş iki seksen yerlerde!” diye not alışım geliyor aklıma! Eskiden başucumda bir defter ve bir kalem tutar, uyandığım zaman düşüncelerimi rüyada gördüysem onu yazardım. Şimdi cep telefonları ile yapışık yaşıyoruz sesli not alıyorum ama yazmak gibi keyfi yok…

Saat aman Dolar 12.47…

Gitti gidiyor yaralı yüreğim,

Gitti gidiyor kanadından tut!

Haberleri karıştırmaya devam! Amerika’da neler olmuş?

Bakamıyorum açıkçası aklım başka yerde, haberler arasında biraz daha dolanayım. Rusya –ABD – Ukrayna krizi kapıda! Nasıl kapıda? 2016’da girdi Putin Odessa Limanına! Donanmayı oraya koydu “Burası bana lazım dokunanı yakarım!” dedi kimsenin gıkı çıkmadı…

17 Kasım’da ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov ile görüşürken Genel Kurmay Başkanı Mike Miley de mevkidaşından Rus sınırındaki hareketlilikler konusunda bilgi aldı. Tek korkuları ya Rusya Odessa’dan fazlasını alırsa! Ulusal Güvenlik danışmanı Jake Sullivan İbrahim Kalın ile yaptığı görüşmede Ukrayna – Rusya durumundan da bahsettiklerini söyledi.

Dolar 12.53…

Hayır, işin kötü tarafı Angela Merkel şansölyeliği bırakacağı için etliye sütlüye karışmıyor! Üçlü koalisyonun Almanya’yı nasıl yöneteceği merak konusu. Biraz eski ama bilindik bir yöntem var, hatta günümüz Devlet-i Ali sevdalılarının da hoşuna gidecek bir yöntem. Hani Almanya karışmayınca biz de mi karışmasak? Diyorum…

Muhtemelen Türkiye’yi Karadeniz’deki güç dengelerinden ve Başkan Erdoğan’ın yakın ilişkilerinden ötürü arabulucu gibi araya sokacaklar. 

Dolar 12.55

Yahu ne oldu şu bizim uçak işi? Hayır, paramız da içeride kaldı, kalmasa muhtemelen gidip Rusya’dan muadil uçaklar alabilirdik! Olur mu öyle demeyin, S400 krizinden sonra bir ara verirseniz patriot da alırız da demiştik. 

“İsa’yı güldürememek, Muhammed’e yaranamamak nedir?” boşlukları doldurursunuz…

Dolar 12.99

1299 dediniz de tarih derslerinizden hatırlar mısınız? Bursa’nın Söğüt ilçesinde Ertuğrul Bey küçük bir beylik kurmuştu! Nerden bilsin o hayali at sırtında, üç kıtayı dize getirecek, dünya düzenini yeniden kuracak bir devlet olsun. Bu arada 1914 yılında 1 Osmanlı Lirası 4.36 ABD Dolarına denk geliyormuş. Dönemin ABD Başkanı Woodrow Wilson’a mikrofon uzatan gazeteciler “Dış güçler paramızın değerlenmesine izin vermiyor!” ya da “Müjdeler olsun Pasifikte gaz bulduk!” demiş midir? Bilemiyorum ama geliyor gelmekte olan…

Sakın gelme, hazır değilim

Deliyim kaç gündür, 

Lodosum tuttu, poyrazın soğuk…

Dolar 13’ü 5 geçiyor.

Türkiye’de lodos fırtınası var, kalitesiz malzeme ve ucuz işçilik ürünü birçok şey uçtu gitti. Uçtu gitti demişken kur farkı ile yurtdışında yaşamaya, okumaya, hayat kurmaya, kısacası filizlenmeye niyetlenen tüm gençlerin hayalleri de bir nebze uçtu gitti.

Uçmak demişken, aklıma her zaman özgürlüğe kanat çırpan kuşlar gelir. Mesela ne zaman bir balon ya da bir yaprak görsem özgürce uçtuklarında onlar için mutlu olurum.

Dolar 13.13

Söylesenize siz de dilek tuttunuz mu?

Bir paragraflık geçmişe gidelim! Tarihler 24 Haziran 2011 Samanyolu Kolejinde basketbol hayatına başlayıp, Fenerbahçe Ülker’de oynayan Enes Kanter isimli genç NBA Draftında Utah Jazz tarafından 3. Sırada seçilerek Türk Basketbol tarihinin en üst sıradan ve en genç olarak seçilen oyuncusu olma başarısını gösteriyordu. Dönemin başbakanı kendisini telefonla arayarak haklı gururumuzu ileterek tebrik etti. Alkış, kıyamet ve ödül manyağı yaptık çocuğu! Her çocuk bir umuttur, bir tohumdur. Ne yazık ki Enes’in içinde açan çiçek zehirliymiş. FETÖ sempatizanı olan Enes geçtiğimiz günlerde Amerikan vatandaşı oldu. CNN’e verdiği röportajda ismini Enes Kanter Freedom olarak değiştirdiğini söyleyen Enes “Burada, ABD’de konuşma, inanç, ifade ve basın özgürlüğü var. Türkiye’de bunların hiç birine sahip değilim!” diye konuştu. 

Dolar da 13.40 olmuş yahu! 

Peki, ya Avro 14.53…

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin, baştasın

Fatihin İstanbul’u Fethettiği kurdasın…

Olaylar bu yönde seyrederken, film setinde yanlışlıkla bir kişiyi öldürüp, başka birini yaralayan Alec Baldwin röportajının reklamları ABC’de dönmeye başladı. Siz bu yazıyı okuduğunuzda ben haftaya size detayları yazıyor olacağım. Röportajda dikkatimi çeken bir nota oldu. Tabanca sebep, ölüm sonuçtur dediğinde bilgisayarımdaki dolar – Lira grafiği gözle görülür şekilde uçuşa geçti. Tabi böyle bir şey olmadı ama hiçbir şey olmasa bile bir şeyler oldu değil mi? 

Peki Amerikalılar bizim bu ekonomi ve parite konusunda ne diyor diye sorarsanız Arjantin Pesosu ile dünyanın en değersiz parası olma konusunda yarışıyor. Gazetelerin yazdığı şekilde aktarmak isterim ama malum kış ve İstanbul’da soğuk yerlerden korkuyorum. “Ben Ekonomistim” diyenlerden izahat beklenmelidir demişler.

Bu arada dün 3. Doz Pfizer’ımı oldum. Kolum biraz yanıyor ama ilk iki aşıda da böyle olmuştu. Haftaya dünyanın merkezindeki güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…