Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

E-ihracat ekonominin yeni lokomotifi olur

Ekonomi sıkıntılı bir süreç yaşıyor. Bu süreç içinde Türkiye’nin çıkış yapacağı alanlara dikkat çekmek isteyenler var. WORLDEF öncülüğünde, Türkiye İş Bankası ana iş ortaklığı ile organize edilen Bursa Zirvesi çıkış noktalarına dikkat çeken mesajlarla gündeme geldi. Bursa’da e-ticaret fırsatları veya e-ihracatla çıkış yolları arandı. Baktığımızda Türkiye’nin bulunduğu coğrafi bölgenin bu fırsatları içerdiğini net bir şekilde ortaya koyan veriler var. Amazon’dan Alibaba’ya, N11’den ebay’a dünyanın önde gelen bütün pazar yerleri Türkiye’yi üs seçmiş durumdalar. Bu dünyada bir başka ülkede olmayan bir ilgi… Bu büyük devlerin biri ya da ikisi ülkelerden bulunuyor. Türkiye’de ise hepsi bir arada… Bunlara “hepsi burada” gibi yerli pazaryeri devini de eklemek mümkün.

Bir de yolda olanlar var. GSM şirketleri bu alana yönelmiş durumda. Büyük marketlerin de bu konuda hazırlık yaptığını biliyoruz. Bir de bankalar… Türkiye’nin en büyük özel bankasının çok kısa bir süre içinde bu alana gireceği biliniyor. Peki bu kadar ilgi neyi gösteriyor? Veya bu ilgiden çıkarılacak bir ders var mı? Evet var. Türkiye e-ticarette ve e-ihracatta fırsatlar ülkesi. Çünkü üretiyor. Ve bunu satmanın en kolay yolu olan e ile başlayan ticaret Türkiye’nin yeni çıkışı olabilir.

Duruma WORLDEF ile Türkiye’yi dünyanın e-ticaret platformu yapmak için yola çıkan isim Ömer Nart şu sözlerle anlatıyor:

“e-ticaret ve e-ihracat ile ilgili major kararlar vermenin zamanı geldi. e-ticaretin geleneksel perakendeye oranı şu anda yüzde 16’larda, önümüzdeki 5 yıl içinde bunun yüzde 40’lara gelmesi öngörülüyor. Aslında bu şu anlama geliyor; e-ticaret, ticaretin ta kendisi olacak. Şimdiden bu trene binmeyi başarabilirsek eğer, hepimizi çok büyük fırsatlar bekliyor.”

Peki bu işi KOBİ’lere kadar indirmek, hatta Anadolu’ya yaymak mümkün mü? Yine yanıt Ömer Nart’tan şu sözlerle geliyor:

“Normal şartlar altında geleneksel bir ekonomide bu kadar hızlı büyüme durumu çok fazla rastlanan bir durum değil. Anadolu illerinde ilham olmalıyız. Buradaki konuşmacılarımız bu işin pratiğinden gelen, teorik olmayan, birebir yaşadıkları konuları size aktaracaklar. Tabii umarız ki bu konferansın bitiminde bu salondan da büyük e-ihracatçılar çıkar, çok büyük bir başarı yolculuğunun başlangıcını inşallah bu konferansla birlikte atarlar. Önümüzdeki 5 yıl içinde e-ticaret direktörlerinin perakende şirketlerin genel müdürü olduklarına şahit olacağız.” diyerek, sözlerini şöyle tamamladı: “Dolayısıyla bugün gerek girişimciler gerek profesyoneller açısından artık e-ticaret ve e-ihracat ile ilgili büyük, major kararlar vermenin zamanı geldi. E-ticaretin geleneksel perakendeye oranı şu anda yüzde 16’larda, önümüzdeki 5 yıl içinde bunun yüzde 40’lara gelmesi öngörülüyor. Aslında bu şu anlama geliyor; e-ticaret, ticaretin ta kendisi olacak. Şimdiden bu trene binmeyi başarabilirsek eğer, hepimizi çok büyük fırsatlar bekliyor. Türkiye e-ihracatla büyüyecek.”

Peki Türkiye İş Bankası ne diyor bu konuda… İşte İş Bankası Ödeme Sistemleri Ekosistem Bölümü Müdür Yardımcısı Bora Gülşeni’nin sözleri:

“e-ticaret ve e-ihracat alanında yaklaşık 6 yıldır hizmet veren özel bir önem atfeden bir çalışma içindeyiz. Buradaki gördüğümüz gelişme, e-ticaretin ticaretin kendisi olmaya doğru ilerlediğini gösteriyor. Kartlı ödeme sistemlerindeki Türkiye istatistiklerine baktığımızda, özellikle pandeminin etkisini vurgulayarak, e-ticaretin toplam pos hacminde, üye iş yeri hacminde yaklaşık yüzde 25’lik bir seviyeye geldiğini söylemek mümkün. Neredeyse her 4 işlemden biri bu şekilde gerçekleşiyor diyebiliriz. Buradaki trendde yüzde 40-50’lere doğru devam edecek gibi gözüküyor. Bu anlamda özellikle geleneksel ihracat tarafında yıllardır banka networkü ağımızla destek sağlıyoruz. E-ticaret özelindeki e-ihracat tarafına da özel bir önem atfettik ve burada B2C, B2B tarafta e-ticaret tahsilatlarına yönelik özel bazı sistemleri sanal pos altyapımıza entegre ettik. Bugün e-ticarette uluslararası geçerli olan yöntemler, normal kart tarafında biraz farklılaşıyor. Bütün uluslararası kart markalarını desteklemekle birlikte 18 tane farklı, lokalde kullanılan, farklı ülkelerin farklı ödeme dinamiklerini oluşturan yöntemleri de sanal pos altyapımızda destekler durumdayız. Biz ödeme tarafında bir finansal kuruluş ve banka olarak kendi üzerimize düşen görevi gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.”

Eskiler oyundan düşüyor yeni şirketler yükseliyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Onur’un sözleri de önemli mesajlar içeriyordu.  İşte o sözleri:

“Pandemi kısıtlamaları sonra fiziksel ortam gerçekleştirilen ilk e-ihracat konferansı olan bu etkinliğin faydalı olmasını diliyorum. Dünyanın çok önemli bir değişim süreci içerisinde bulunuyor. Ekonomiden siyasete, tüketici tercihlerinden üretim modellerine kadar her şey değişiyor. Bilim ve teknoloji alanında baş döndürücü gelişmeler yaşanıyor. Yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti gibi alanlarda yaşanan gelişmeler, dünyamızı hızla değiştiriyor. Bu değişim ile birlikte özellikle pandemi ile birlikte özellikle pandemi ile beraber tüm sektörlerin yıkıcı bir dönüşüm içinde olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bundan kısa bir süre önce dünya lideri olarak konumlanmış birçok markanın değişen rekabet koşullarında uyum sağlayamadığı için oyundan düşmesine şahit oluyoruz. Yapay zekadan bulut bilişime, e-ticaretten akıllı telefonlara kadar hemen her alanda faaliyet gösteren şirketler, her geçen gün değerlerini artırıyor. Son açıklanan piyasa değerleri ile en yüksek 10 şirket arasında dijital teknoloji alanında yoğunlaşan 7 firma girmiş. Muhtemelen 2030 ve sonrasında en değerli ilk 100 şirket arasında hiçbir eski ekonomi şirketini göremiyor olacağız.”