Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Bilgilendirmeler…

Bazı konularla ilgili olarak, sayın okurlarımızın bilgilerini tazelemesini yararlı gördüm;

1- Siyonist-Evanjelist-Vatikan-AB şer ortaklığının, Türkiye’ye olan düşmanlığı, her gün daha da artmaktadır. Bunu, açıkça da göstermekte, gizleme gereği duymaktadırlar.

a) ABD, başta Yunanistan olmak üzere, çevremizi üsleri ile çevirmektedir. Burnumuzun dibindeki Dedeağaç silah deposu haline getirilmiştir. (10 bin tankın yer alacağı belirtilmektedir.)

b) S-400 olayı bahanedir. ABD, Rusya’da silah alımında 2. Sıradadır. Türkiye hedef seçilmiştir. (Asırlardır olduğu gibi) NATO ittifakında olmamız bunu engellemektedir.   Aksi halde; aynı ittifakta olmamıza rağmen; Yunanistan-Fransa ve ABD-Yunanistan “Savunma Anlaşmaları” ne anlam ifade etmektedir? Devamlı olarak Yunanistan’a silah yığınağı yapılmaktadır. Terör örgütlerine de devamlı silah verilmektedir. Bize ne s-35’in ne de F-16’nın verilmeyeceği kesindir. SİHA ve İHA’larımızdan bile rahatsız olmakta, engellemeyi planlamaktadırlar.

c) Son NEMESİS TATBİKATI’nı bizim münhasır ekonomik sahamızda yapmışlardır. (ABD, Yunanistan, İsrail, Fransa, İtalya, Almanya, Hindistan, Mısır.)

Sesimizi çıkaramadık. Ve hedef bizdik. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve bunların tetikçi uşaklarına (Rum, Ermeni, Sırp, Ermeni dönmesi Kürtler) karşı daima dikkatli olmamız şarttır. Her türlü kalleşliği, ihaneti, alçaklığı sergileyebilirler. Mesela HAARP Teknolojisini kullanarak, (Başta İstanbul olmak üzere) ülkemizde depremler ve çeşitli felaketler gerçekleştirebilir; o kargaşada bizi işgale teşebbüs edebilirler. Bu bakımdan, başta ABD olmak üzere, bu Kürt ve İslam düşmanları ile savaşa hazır olmalıyız. Silahlı kuvvetlerimizi (Hava, kara ve denizde) çok güçlendirmeliyiz. S-400’leri hatta S-500’leri devreye sokmalıyız. Savunma sanayimize daha çok destek ve kaynak aktarmalıyız. Mavi Vatan Kıbrıs vb. konularda taviz vermemeliyiz. “Türk Devletleri Birliği”ni en kısa sürede üretmeliyiz. Yüksek teknolojiye sahip olmalıyız. Bir yandan da “Gerilla Harbi”ni planlamalıyız. Bu arada ABD/Rusya ve AB ülkelerinin Arap/İsrail harbinde olduğu gibi elektronik sistemimizi uçaklarımızı, radarlarımızı devre dışı bırakmasını önleyecek tedbirlere de sahip olmalıyız.

2- Ekonomimizin güçlü olması çok önemlidir. Özellikle ve mutlaka tarımda, diğer ülkelere muhtaç olmaktan, devamlı ithalat yapmaktan kurtulmalıyız. (Ne yazık ki, 58 milyar dolarlık yem hammaddesi, 9 milyar dolarlık da et ve canlı hayvan ithal ettik. Hububat, bakliyat vb. gıdaları da sayarsak, fatura çok daha trajik hale gelmektedir.)

a) Yazımı yazdığım sırada, dış borcumuz 150 milyar dolardan 475 milyara; vatandaşın borçları 5,5 milyardan 915 milyar Türk lirasına çiftçilerin borçları da 2,4 milyardan 134 milyar Türk lirasına çıkmıştır. (Her gün de hızla artmaktadır.) Döviz kurlarındaki, elektrik, havagazı, akaryakıt fiyatlarındaki yükselmeleri takip etmek ise imkânsız hale gelmiştir. Paramız pul olmuştur. Tek adamın başarısızlığının faturasını tüm millet ödemektedir.

b) devamlı olarak ihracat artışı ile övünülmekte, ancak ithalattaki artışa ve ihracatın ithalatı karşılama oranına hiç yer verilememektedir.

c) Bütçe ve ödemeler dengesi açığı (özellikle turizmde yaşanan kayıplardan sonra) devamlı büyümektedir. Buna rağmen iktidarın lüks israf saltanat hastalığı da her gün artmaktadır. (Cumhurbaşkanı 6 yılda 280,7 milyon TL harcamıştır. Bu yılın ilk 10 ayında örtülü ödenekten, 2,1 milyar TL sarf edilmiştir. Yine ilk 10 ayda 156 milyar TL faiz ödemesi yapılmıştır. Gelecek yıl garanti ödeme tutarı yandaş müteahhitlere 42,5 milyar TL’dir. Saray harcamaları, uçak, makam aracı vb. israfları yandaşlara çok yerden astronomik ödemeler yapılması, ihale yolsuzlukları, kamu mallarının yağması, yap-işlet rezaletleri zirve yapmıştır. Tam bir vurdumduymazlık ve pervasızlık sergilenmektedir.)

d) Her ne kadar AKP Genel Başkanı “Ekonominin kitabını yazdık” dese de AKP iktidarının ekonomiden hiç anlamadığı, en başarısız yönetim olduğu, ülkeyi (yandaşları haricinde) iflasa, sefalete, işsizliğe mahkum ettiği çok açıktır. (Hiç olmazsa hatalarını kabul etseler, gerçekleri (TÜİK gibi kurumları kullanarak) saptırmaktan vazgeçseler, biraz ümitli olabilirdik. Ama çok açıktır ki AKP gitmedikçe hiçbir şey düzelmez. Bu arada “yap-işlet-milyonları götür” sistemini ısrarla savunmakta ve sürdürmektedir. )

-Elbette iktidarın müsrif tutumu, halka da sirayet etmiştir. Ne yazık ki her gün üretilen 100 milyon ekmeğin 7 milyonu çöpe gitmektedir. Sebze meyvenin üçte biri, enerjinin yüzde 35’i israf edilmektedir. Su kayıplarının ise ölçüsü belli değildir.

e) Şimdi bir de “sanal para-Bitcoin” belası doğmuştur. Toplumumuz dolandırılmaya doymamaktadır. Geçmişte, banker faciasında, 2 bine yakın banker, 3 milyon kişinin, 150 milyar TL’sini götürdü. Adı var, kendi yok şirketler, holdingler, çok sayıda banka (Cem Uzan dahil), profesyonel dolandırıcılar (Jet Fadıl gibi) Dunkof tosuncuklar (Çiftlik bank 500 milyon TL) , Kaçak Bitcoin şirketi sahibi (2 milyar dolar-400 bin kişi)… Velhasıl saymakla bitmez. Ama hala akıllanmadık. Pek yakında muazzam kalabalıklar, “Dolandırıldık, devlet nerede” diye feryat etmeye başlayacaktır. Hırsın sonu budur…

Elektrikte;

f) Zaruri ihtiyaç maddelerinde, gıda akaryakıt, tarım girdileri vb. maddelerde KDV yüzde 1’e, Asgari ücretteki gelir vergisi de yüzde 1’e indirilmelidir. (Yüzde 0 yanlış olur. Kayıt dışılığı ve hileleri azdırır.)

g) Kılıçdaroğlu’nun helalleşme projesi, ülkemizin huzuru, CHP’den ziyade, vatandaşla devletin barışması açısından çok önemlidir ve isabetlidir. AKP ve MHP’nin tenkitleri, fevkalade mantıksız ve art niyetlidir. Kılıçadaroğlu başörtüsü yasağına hep karşı çıkmıştır. Yasağın kalkmasında da ciddi katkısı olmuştur. Ancak AKP’liler gibi bu konuyu politik istismar yapmamıştır. Özellikle dini konularda hep saygılı olmuştur. Hatalarını kabul etmek ve özür dilemek (AKP’de hiç olmayan) bir erdemdir.

h) İmamoğlu ve Yavaş’ın Cumhurbaşkanı adayı olmaması gerekir. Bu çok önemli ili makam, tekrar yağmacıların eline geçer, seçmede de ihanet olur.