Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Amerika’dan Türkiye’ye bakmak

Aslına bakarsanız hepimiz için çok yoğun bir hafta oldu, oluyor hatta olacak gibi görünüyor. Amerika’dan Türkiye’ye bakmak beni açıkçası korkutuyor. TV’ye bakıyorum, gazeteleri takip ediyorum. Gazete dediysem eskisi gibi değil ki, eskiden eve birkaç görüşe ait gazeteler girerdi. Hepsini okuyup gündem hakkında bir fikir sahibi olmaya gayret ederdim. Geçmişe dönüp bakıyorum da geniş sandığım bakış açımın aslında ne kadar dar olduğunu görüyorum. Bugün ana akım medyanın çoğu haberi kopyala yapıştır, aynı yerden, aynı açı ile gelen ışık üç aşağı beş yukarı aynı noktaya düşecekti bu sebeple yazarların da fikirleri aynı açı ile geliyor ve aynı anlama geliyordu. Neyse ki twitter diye bir şey var da haberin kaynağına direk gidebiliyorum.

Günlük takip ettiğim on civarı köşe yazarının yanı sıra iktidar, muhalefet yanlısı yazıları da okumaya gayret ediyorum. Şimdi ben gayret ediyorum etmesine de sokaktaki vatandaşın ne kadar gayret ettiği mühim! Açıkçası bu gidişle ben ve benim gibiler “gayret” etmeye, kalanlar hiçbir şey yapmadan Gayretullaha ulaşmanın peşinde. Türkiye gündemini takip ediyorum madem, instagramda da takipçi sayım 60 bin kişiyi geçmiş. Çorbada tuzum bulunsun diye kendi görüşüme ve birikimime göre “Süveyş Kanalı” adını verdiğim bir haber kuşağı programı yapmaya başladım. İnanın korku dolu geri dönüşler de almıyor değilim!

En yenisini gündem dumanı taşıması sebebiyle sizlerle paylaşayım. Bildiğiniz gibi ekonomimiz hamdolsun uçuyor, memleketimiz kıskanılıyor. Dolar, Euro, Sterlin alıp başını gitmiş merkez hükümetten destek göremeyen muhalif Büyükşehir Belediyeleri kendi imkanları ile kendi göbeklerini kesmeye çalışıyorlar. Ekrem İmamoğlu Almanya’dan, Tunç Soyer Fransa’dan kentdaşlarına hizmet verebilmek için kredi alıyorlar! Bu noktada kimse bu durumu sorgulamıyor! Yahu vatandaş sen İzmir Belediyesisin nasıl olur da Ankara’dan ya da devletin o kadar bankasından uygun kredi/ödenek alamazsın da Fransa’dan kredi bulursun ve bu sana daha hesaplı olur? Bu soru burada dursun belki siz bunun üstüne düşünmek istersiniz. Neyse, Başkan bir tweet attı; “Bildiğiniz üzere İzmir’de tüm raylı sistem yatırımlarını İzmir Büyükşehir olarak devlet desteksiz yapıyoruz. Kötü ekonomi politikaları sonrası yaşanan kur krizi yüzünden yatırımlarımızın maliyeti 3.5 Milyar TL arttı. Bu öyle bir miktar ki; şehrimiz 1 metro hattı kaybetti.”

Böyle bir habere gelen buraya yazılabilir haliyle yazayım: “Onlar metro yapamadı, Allahtan Binali İzmir’e vekil oldu Başbakan oldu da metroyu o yaptı” 

Neresinden bakarsanız bakın ben de 15 yıla yakındır İzmir’deyim, Aziz Kocaoğlu zamanından beri, ihaleleri, gelişmeleri, durumları takip ediyorum. Metronun bin bir zorlukla ve ne gayretlerle yapıldığını biliyorum. Siz İzmirliler şanslısınız! Adana’daki metro, havaalanına, üniversiteye, kent merkezine, hastaneye, AVM’ye gitmez mesela! İzmir’de IZBAN ile Foça’ya kadar gidebiliyorsunuz, hatta İYTE ve akabinde Çeşme projeleri var. İzmir, doğru ve dağları yırtarak enginlere sığmayarak taşan vizyoner kişilerce yönetiliyor. 

Dönelim Amerika’ya…

Başkan Trump döneminde muhalif eyaletlerin merkez hükümetten gerektiği ödeneği alamamaları gibi durumlar söz konusu olmuştu. Fakat bu takım sistematik kilitlemelerin önünü kesmek için vatandaşa yapılan hizmetlerin kontrolü belediyelere verilir. Tabi görevi 2022’de devralacak Eric Adams 67.1 milyar dolar ile bu şehri yönetecek. Şöyle kısa bir araştırma yaptım NYC belediye olarak yurtdışı kredileri arıyor mu? Tabi ki aramıyormuş… Kendi özkaynaları ve gelirleri üzerine federal hükümetten ödenek alıyorlarmış.

Gelelim benzin ve enerji giderlerine.

Amerika’da da bölgelere göre değişen benzin fiyatları insanları “bu ne pahalılık” der hale getirdi. Birim olarak baktığınızda Türkiye’deki fiyatın yarısı. Hal böyle olunca Başkan Biden TV’ye çıkarak ben de başkansam size taahhüt ediyorum ki enerji ve benzin fiyatlarını düşüreceğim dedi. 

Peki, bunu nasıl yapacak? Devlet stratejik rezervlerinden 50 milyon varil petrolü piyasaya sürme kararı aldı. Bu karar ile birlikte Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve İngiltere gibi enerji tüketimi yüksek olan ülkelerde de yüksek fiyatlara karşı önlem alındığına dikkat çekti. İşin ilginç tarafı rezerv geliyor haberi bile piyasalarda bir rahatlamaya ve fiyatların yüzde 10 düşmesine sebep oldu! Sanırım ekonominin kitabını yazanlar bu bölümü kitaba eklemeyi unutmuş. Zira enerji fiyatlarının kontrolsüz artışı enflasyonun yükselmesine sebep olur.

ABD bu rezervini en son 2011 yılında kullanıma açmıştı.

Haftaya dünyanın merkezindeki güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…