Üç Başkan, “İzmir’e Ne Yaptınız” diyen Bakan’a cevap verdi…

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Gazi Mustafa Kemal’in ‘mağrur İzmir’ini’ 25 yılda ‘mağdur İzmir yaptınız" sözlerine İzmir Büyükşehir Belediyesi eski ve yeni başkanları cevap verdi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bütçe görüşmelerinde CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un “İzmir’i mağdur ettiniz” ifadelerine verdiği “Gazi Mustafa Kemal’in mağrur İzmir’ini 20 yılda mağdur İzmir yaptınız” açıklamasına, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski ve yeni başkanları cevap verdi. Geçmiş dönem belediye başkanlarından Burhan Özfatura, Aziz Kocaoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Bakan Murat Kurum’un, “İzmir’de 25 yıldır ne yaptınız? Bir tane kentsel dönüşüm projesini, bir tane deprem dönüşüm projesini, başlattığınız bir tane çalışmayı örnek gösterir misiniz? Bunu söyler misiniz?” sorularına yaptıkları hizmetlerle cevap verdi.

Kurum’un açıklamasına geçmiş dönem İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlarından Burhan Özfatura, “Bizim AKP döneminden en büyük farkımız, dönemimizde, bu kadar çok iş yapmamıza rağmen en küçük bir yoksulluk, ahlaksızlık, kayırma, torpil, israf olayının cereyan etmemesidir. Her şey açık ve şeffaf olarak yapıldı ve herkesin katılımı sağlandı. Aradan bu kadar yıl geçmesine rağmen hala politik görüşü ne olursa olsun herkes bu dönemi takdir ile anlatmaktadır” yanıtını verdi. 

Geçmiş dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlarından Aziz Kocaoğlu ise, “20 yıldır AKP iktidarının her türlü olumsuz bakışına ve devlet bütçesinden hak ettiği payı ayırmamasına rağmen, İzmir yerel yönetimleri, İzmir’in birçok problemini kendi gücüyle çözmüştür. Tabii ki eksiklerimiz de var” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de, “İzmir’i afetlere dirençli bir kent haline getirmek için kapsamlı bir yol haritamız var.  İzmir’deki tüm vatandaşların sağlıklı yaşam alanlarına, depreme dayanıklı güvenli konutlara kavuşması için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. Dönüşüm için emsal artışından Dünya Bankası kredisine kadar önemli adımlarımız var. Diğer yandan Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projelerini hayata geçiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Yerinde ve yüz yüze uzlaşı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Yerinde dönüşüm ve yüzde yüz uzlaşı anlayışıyla” altı bölgede kentsel dönüşüm çalışmalarını sürdürdüklerini belirten bir açıklamada bulundu. Büyükşehir tarafından konuya ilişkin yapılan açıklama şöyle:

“İzmir’de tehlikeli konut alanı sınıfında olan gecekondu ve ruhsatsız kaçak yapıların bulunduğu Uzundere, Gaziemir, Örnekköy, Ege Mahallesi, Ballıkuyu ve Çiğli Güzeltepe’deki kentsel dönüşüm projeleri sürdürülüyor ve altı bölgede depreme dayanıklı ve sağlıklı yaşam alanları oluşturulmaya devam ediliyor. 2016’dan bu yana müteahhitler nedeniyle yavaşlayan süreci Büyükşehir iştiraki İZBETON’u yapım ihalesi sürecine dâhil ederek hızlandıran Başkan Tunç Soyer, bu sayede son 2.5 yılda 1.2 milyar lira bedel tutarında yapım işinin başlatılmasını sağladı. Bu sayede Örnekköy’de 550 milyon lira ihale bedeli olan üçüncü ve dördüncü etaplara geçildi. Ege Mahallesi’nde 500 milyon lira, Gaziemir Aktepe Emrez’de de 150 milyon lira ihale bedeli olan yapım işi başlatıldı. Uzundere’de yaklaşık 700 milyon lira ihale bedeli olan ve bin 422 bağımsız birimi kapsayan üçüncü etabın İZBETON tarafından yapılmasına yönelik protokolle ilgili önerge de Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde ilgili komisyonlara gönderildi. Uzundere üçüncü etapla beraber toplamda 2 milyar liraya yakın yapım işi başlatılmış olacak. Uzundere’de birinci etap kapsamında 308 konut ve 33 işyerini hak sahiplerine teslim eden Büyükşehir, 436 konut ve 40 işyerinin yer aldığı ikinci etabın yapımını tamamlayarak hak sahiplerine teslim etti. Uzundere üçüncü etapta bin 422 bağımsız birimin İZBETON tarafından yapılmasına yönelik protokolle ilgi önerge Kasım ayında Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin gündemine alınarak ilgili komisyonlara gönderildi.”

 “AKP DÖNEMİNDEN EN BÜYÜK FARKIMIZ ŞEFFAFLIĞIMIZ”

Burhan Özfatura (Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı)- Bizim AKP döneminden en büyük farkımız, dönemimizde, bu kadar çok iş yapmamıza rağmen en küçük bir yoksulluk, ahlaksızlık, kayırma, torpil, israf olayı cereyan etmemesidir. Her şey açık ve şeffaf olarak yapıldı ve herkesin katılımı sağlandı. Aradan bu kadar yıl geçmesine rağmen hala politik görüşü ne olursa olsun herkes bu dönemi takdir ile anlatmaktadır.

Büyükşehir Başkanlık dönemimde yapılan çalışmalar saymakla bitmez:

-Konak- Çiğli arasında büyük kanal projesi hayata geçirildi. (Sanayi atığı yüzde 100, evsel atık yüzde 70.)

-Üçyol-Bornova metrosunu vatandaşlarımıza kazandırıldı.

-Ege-Kent ve Evka’larla 32 bin konut inşa edildi.

-Su problemi tamamen halledildi. Tahtalı Barajı ve İsale hattı tamamlandı.

-Otobüs, İtfaiye ve kurtarma araçları filosu genişletildi.

-Deniz ulaşımında büyük ilerleme kaydedildi.

-İnciraltı, Karşıyaka, Bornova, Buca, Çiğli, Konak, Gaziemir, Narlıdere ve Güzelbahçe’ye çok sayıda park ve yeşil alan kazandırıldı.

-Sahil düzenlemeleri yapıldı.

-Çok sayıda bulvar, alt ve üst geçit, kütüphane yapıldı.

-Tüm liselere, spor tesisi, kapalı spor salonu, bilgisayar ve lisan laboratuvarı, kitap yardımı yapıldı.

-Sosyal hizmetler, aş evi, 7 bin öğrenciye burs, sağlık hizmetleri, huzur evi, kadın barınağı, engellilere destekler, kreşler, spor salonları, kültür merkezleri yapıldı.

-Deprem master planı hayata geçirildi.

-Alt yapının tamamlanması ve yenilenmesi sağlandı.

-Enflasyonla mücadele için Tansaş kuruldu.

-Tarım sektörüne destekler verildi.

-Çeşme-İzmir otoyolu ve çevre yolları yapıldı.

-Yeni otogar, yeni sebze hali, yeni balık hali, mesleki eğitim oteli, konak pier ticaret merkezi, otoparklar, öğrenci yurdu, engelli eğitim merkezi, organize sanayi bölgeleri, gaziler için rehabilitasyon merkezi kuruldu.

-İhtisas fuarları düzenlendi.

-Tüm amatör sporlara destekler verildi.

 -Şehit ve gazi ailelerine destekler verildi

“SAYIN BAKAN NE İZMİR’İ BİLİYOR NE DE KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ”

Aziz Kocaoğlu (Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı)- Sayın Bakanın demeçleri, İzmir’i bilmediği, İzmir insanını tanımadığı (ki AKP’nin genel problemidir bu) İzmir insanının hassasiyetlerini bilmediğini gösteriyor. AKP iktidarı göreve gelmesinden bu yana İzmir’de iktidar olmak istemektedir. Her partinin hedefidir, ona bir sözümüz yok fakat İzmir’i cezalandırarak, İzmir’de iktidar olunamaz. İzmir Türkiye’nin en ileri kentlerinden biridir. Yaşam biçimi dünyaya açıktır. Entelektüel birikimi yüksektir. İzmir çok kültürlülüğü içinde barındırır, insanının duruşu farklıdır. Bunu algılayabilirlerse, bunun üzerine kafa yorarlarsa, kentin tarihini, geçmişini öğrenirlerse kendileri ve ülke için yararlı olacaktır. Sayın Bakanın açıklamaları doğrultusunda İzmir’i hiç bilmediğini, kendi görevi olan kentsel dönüşümün de ne olduğunu bilmediğini düşünüyorum.

Sayın Bakan, “Atatürk’ün mağrur İzmir’ini mağdur ettiniz” diye bir söylemde bulunmuş. Fakat İzmir, mağrurluğuna devam ediyor. İzmir Türkiye’de kendi kendine yetebilen, kendi göbeğini kendisi kesen bir kenttir. 20 yıldır Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının her türlü olumsuz bakışına ve devlet bütçesinden hak ettiği payı ayırmamasına rağmen, İzmir yerel yönetimleri, İzmir’in birçok problemini kendi gücüyle çözmüştür. Tabii ki eksiklerimiz de var.

AKP, 2002 yılında iktidar oldu; 2019 yılının Mart ayında da ben belediye başkanlığını bıraktım. 2004’ten 2019’a kadar, toplam 15 sene büyükşehir belediye başkanlığı yaptım. Merkezi hükümet İzmir’de 17 yıl içerisinde devlet hazinesinin rakamları ile 15 milyar liralık; İzmir Büyükşehir Belediyesi ise 15 senede 17 buçuk milyar liralık yatırım yaptı. Merkezi hükümetten daha fazla yatırım yapan başka bir il, başka bir büyükşehir, başka bir ilçe, belde var mı?

Kentsel dönüşüm konusunda bakanın söylediklerine gelirsek… Kentsel dönüşüm Sayın Bakanın belirttiği gibi bina yenilemesi midir, İller bankası aracılığıyla yapılan hazine arazilerine TOKİ ve diğer kanallarla yapılan konutlar, kentsel dönüşüm müdür? Hazine arazisi olan, tepelerde kalan, ulaşımı ve yaşam koşulları oldukça zor yerlere konut yapmak mıdır? Konutu müteahhitler de yapıyor. Devlet de bu saydığım kurumlar vasıtasıyla yapıyor. Bina yenilemek, bina yapmak kentsel dönüşüm müdür?  Peki kentsel dönüşüm nedir? Hızlı şehirleşme başladığında, Anadolu’dan büyükşehirlere göç eden insanların ekonomik durumunun yeterli olmamasından dolayı gecekondu bölgeleri oluştu. Sosyal donatı alanları, yolu, bahçesi, parkı vs. olmayan ya da çok kısıtlı olan, binaların yokluktan dolayı sağlıklı yapılmadığı bir dönemdi. Bu sürecin ardından artık ülkenin olanakları arttı. Göçle gelenler önce geçici işlerde çalıştılar. Şimdiyse onların ikinci, üçüncü, dördüncü nesilleri okudular, işe girdiler. İşte kentsel dönüşüm, bu çarpık kentlerin önüne geçmek, bunları yenilemektir. İzmir’in planlı bölgeleri olmasının yanı sıra geçmişte yapılan, şu an kentin merkezinde yer alan çarpık kentleşmenin olduğu bölgeler var. Buraların dönüştürülmesidir, kentsel dönüşüm. Bir sağlıksız yapıyı, bir sağlıksız bölgeyi tümden planlayarak, sosyal donatı alanlarını ayırarak yoğunluğu fazla artırmadan yaşanabilecek kentleri yaratmaktır. Merkezi hükümetin İzmir’den izlediğimiz kadarıyla İstanbul’da yaptığı iki kentsel dönüşüm uygulaması vardır: Birisi Sulukule, diğeri de Fikirtepe’dir. Fikirtepe hala sürüncemede, hala çıkmazdadır. Başarısız bir olaydır. Sulukule’de de binalar yıkılıp yerine bina yapıldı ama oradaki mal sahiplerine verilmedi.

Kentsel dönüşüm, yerinde dönüşümdür. Vatandaşlara, kendi mahallelerinde, yeni konutların verilmesi, sosyal donatı alanların alabildiğine geniş olduğu, ihtiyaçları karşılayacak alanların oluşturulmasıdır. Biz 16 tane kentsel dönüşüm bölgesi belirledik, imar haklarını da verdik. Ve Karabağlar Uzundere’de ve Karşıyaka Örnekköy’de örnek uygulamaları yaptık. İki yerde de bunlar, hak sahiplerine dağıtıldı. Yüzde yüz uzlaşı, yerinde dönüşüm ve kimsenin hakkının kimseye geçmeyeceği dönüşüm formunu yaptık ve uyguladık. Bu Türkiye’de ilktir ve son derece de başarılı olmuştur. Yaklaşım, uygulanan yöntem ve metot incelenirse en ideal çözümün üzerinde uzun yıllar çalışarak bulduğumuz bu uygulama olduğu, bunun başarılı olduğu, felsefesinin de adalete ve kimseyi mağdur etmemeye dayandığı görülecektir.

Bir diğer örnek de Kadifekale’dir. Kadifekale, heyelan bölgesi olduğu, oraya konut yapılamayacağı için bu projeyi başka bir bölgeye taşıdık ve isteyen herkesin aynı bölgeye taşınmasını sağladık, istemeyenler ise arsa bedelini aldı. Bu yöntemle Kadifekale heyelan bölgesini de kentsel dönüşüme tabi tuttuk. Heyelan bölgesinin olduğu bölgeler ve denize bakan tarafı kamulaştırdık, ağaçlandırarak yeşil alan sağladık.

Uzundere’de TOKİ ile anlaşmıştık. Onlar konutları vereceklerdi biz kamulaştırmayı, taşımayı yapacaktık. Fakat sonra TOKİ idaresi ve büyükşehir arasında protokol olmasına rağmen vazgeçtiler. Biz de Uzundere’deki konutları parayla aldık. İşte Kadifekale’de konut isteyen vatandaşlar da oraya taşınmış oldu.

Bu örnekler, kentsel dönüşümdür. Başka da hiçbir yerde bizim yaptığımız yöntemle kentsel dönüşüm yapılmamıştır. Uzundere konutlarına kentsel dönüşüme başlandığında, hazine arazisinde hatta heyelan bölgesinde Yenitepe diye bir proje başlatıldı.  Bu projeyi de kentsel dönüşüm olarak lanse ettiler. Heyelandan mutlaka etkilenecek bir alana ihaleye çıkılıp konut yapılması kentsel dönüşüm değildir.

Bayraklı sırtlarında çok güzel bir proje yaptık, sunumunu da gerçekleştirdik. Biraz yoğunluk artsın diye insanların kafasını karıştırdılar. Dolayısıyla oraya kentsel dönüşümü uygulayamadık.

İzmir’de bir imar alanı açmaya gerek yoktur. İzmir’in en az bir buçuk iki milyon nüfusu barındıracak potansiyeli var. 16 tane kentsel dönüşüm projesinin imarı hazır. Tabii siz ne yaparsanız yapın hayatın, ekonominin kuralları sizin sürenizi belirliyor. Bize sürekli “Ne zaman biter bu kentsel dönüşüm?” diye soruyorlardı. Kentsel dönüşümün bitmesi konut talebine bağlıdır. O alanlara müteahhitler girecek, konut yapacak, etap etap büyükşehir ihaleye çıkacak, o konutları sattığı ve para kazandığı müddetçe konuta talep olacak ve konut arz talebini dengelemek için kentsel dönüşüm hızlanacak. Merkezi hükümet, dağa, taşa, olmayacak yerlere konut yaparak konut arzını artırıyor, kentsel dönüşüm adı altında, kentsel dönüşümü amacından, niteliğinden saptırıyor ve büyükşehrin yaptığı kentsel dönüşümü yavaşlatıyor. Bundan vazgeçmeleri gerekir.

Türkiye’de ilk defa kentsel dönüşüm daire başkanlığını kurduk ve başarılı şekilde ilerliyor. Süreyi, süreci, başarıyı arz talep belirliyor.

Yerel yönetim İzmir’de ne yaptı konusuna geldiğimizde, biz, 15 yıllık dönemimizde 11 kilometre raylı sistemi 179 kilometreye çıkardık. Aliağa Menderes projesini Selçuk’a kadar uzattık. Devlet Demiryolları ile ortak olmamıza rağmen TCDD ile kıyaslandığında İzmir Büyükşehir Belediyesi, orası için en az yüzde 90 oranında harcama yaptı. Şu anda Üçkuyular-Narlıdere metro inşaatı devam ediyor. Ulaşımda raylı sistemin ağırlığını son derece artırdık. Günlük, 70-80 bin civarında yolcu taşınırken, şu anda 750-800 bin hatta tramvayla 900 bin civarında yolcu taşınıyor. Eğer Aliağa-Menderes projesinde devlet demiryollarının yükümlülüğünde olan sinyalizasyon yenilense ve gelişmiş bir sinyalizasyon yapılsa idi,  çok az bir yatırım yapıldığında yolcu sayısı ikiye katlanacaktı. Orada da devlet demiryolları, merkezi hükümet üzerine düşen görevi yapmadı. 12-13 sene önce Ankara ve İstanbul Belediyeleri “Biz metroyu yapamıyoruz” dediklerinde Ulaştırma Bakanlığı, İstanbul ve Ankara’nın metrolarını yapmayı üstlendiler. Bize talebimiz olup olmadığını sordular. Biz de projelerini bitirdiğimiz, Halkapınar-otogar arasındaki bölümü yapabilirsiniz diyerek talebimizi bakanlığa bildirdik. Ankara ve İstanbul’un metroları bitti. Bizim projeye 3 bin lira ayrıldı. Ve yapılmadı.

Ayrıca Büyükşehir olarak, Türkiye’nin hiçbir ilinde olmayan, dünyanın hiçbir yerinde belediyelerin yapmadığını yaptık. Sadece İzmir Büyükşehir Belediyesinin öz kaynakları ile ve borçlanmadan Türkiye’nin en nitelikli ve en büyük fuar alanını yaptık.

Büyükşehir Belediyesi olarak, çevre yatırımlarına çok büyük önem verdik. Sadece TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre İzmir’de evsel atıkların arıtılmasının oranı yüzde 93. İstanbul’da yüzde 33,5, Bursa’da yüzde 35, Ankara’da ise yüzde 6 buçuktur. Biyolojik arıtma, çevrenin korunması konusunda büyükşehir, kendisine en yakın olan Bursa ve İstanbul’un üç katına ulaşmıştır. Ankara ise yüzde 6 buçuktadır. Onu da Sayın Bakanın dikkatlerine arz ederiz.

İzmir tarımını Türkiye tarımının iki katı kadar büyütmemiz de kalkınma için ayrı bir örnektir.

**********

“TÜRKİYE’YE ÖRNEK KENTSEL DÖNÜŞÜM MODELİ UYGULADIK”

Tunç Soyer (İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı) – Kentteki riskli konut alanlarını etaplar halinde güvenli alanlar haline getirerek Türkiye’ye örnek bir kentsel dönüşüm modeli uyguladık. Kentsel dönüşüm alanlarında kültür merkezinden spor alanlarına, pazar yerinden yeşil alana kadar tüm altyapı yatırımını yapıyoruz. Bütün bunları kendi bütçemizden yapıyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak kentsel dönüşümde müteahhitle vatandaş arasında garantör olarak hem yüklenicinin hem de vatandaşın risklerini üstleniyoruz. Yerinde dönüşüm olduğu için bölgedeki rantın tamamını da oradaki vatandaşımız paylaşıyor. Tahliye aşamasında bölge sakinlerine kira desteği de veriyoruz. Bu desteği de bina başına değil hane başına veriyoruz. Yüklenici de bu sistem sayesinde rahat ediyor. Tüm uzlaşma görüşmelerini biz yapıyoruz. Altı bölgede kentsel dönüşüm ofislerimiz var. Bu ofislerde vatandaşa proje tanıtılıp sözleşme imzalanıyor. Vatandaşın mevcuttaki evleri, sahip oldukları alanlar bahçesindeki ağaca kadar ölçülüyor. Böylece hak sahipliği belirleniyor. En sonunda belediye anahtar teslim yapım ihalesine çıkarak inşa sürecini başlatıyor. Yüklenici tahliye işlemleriyle, kira ödemeleriyle ya da tapuyla da uğraşmıyor.

İzmir’de gecekondu ve ruhsatsız kaçak yapıların bulunduğu altı bölgede süren çalışmaların yanı sıra ruhsatlı yapılar için de dönüşümü başlatacak önemli çalışmalara imza attık. İzmir’i afetlere dirençli bir kent haline getirmek için kapsamlı bir yol haritamız var.  İzmir’deki tüm vatandaşların sağlıklı yaşam alanlarına, depreme dayanıklı güvenli konutlara kavuşması için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. Dönüşüm için emsal artışından Dünya Bankası kredisine kadar önemli adımlarımız var. Diğer yandan Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projelerini hayata geçiriyoruz.

****

CHP İL BAŞKANI YÜCEL’DEN SERT TEPKİ

Kurum’un, CHP ve İzmir’deki belediyelerini hedef alan sözlerine CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklama ile yanıt verdi. Yücel, “Son 20 yılda İzmir’de olan şudur Sayın Bakan; İzmirlinin yararına olan her projeye ‘yandaşlara rant yok’ diye engel çıkartanlara, memura ödenen maaşı bile kente yatırım yaptık diye anlatanlara, İzmir’in kimliğini ve duruşunu cezalandırmak isteyen bir iktidara ve sizin gibi sadece sıkışınca Atatürk’e sığınanlara geçit verilmemiştir” ifadelerini kullandı.

“Sizin bakanlığınız en çok israfın, talanın ve adrese teslim ihalenin olduğu bakanlıktır.” diyen Yücel,  “Minare çalınmış ama kılıf hazırlanamamış anlaşılan ki; konuştukça batıyorsunuz. Beceriksizliğinize, saltanat sevdanız ve yandaşlarınız uğruna batırdığınız ekonomiye, bu milletin kırmızıçizgisi ve en kıymetlisi olan Atatürk’ü alet etmeyin, haddinizi bilin!” sözleri ile eleştiride bulundu.