Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Tarihimizin en büyük ekonomik krizi mi geliyor?

Bugün itibariyle brüt asgari ücret 270 Amerikan Doları. Üstelik Türkiye’de çalışanların yüzde 40’ından fazlası asgari ücrete çalışıyor.

Amerika’nın New York eyaletinde asgari ücret saatlik 15 dolar. Yani, asgari ücrete çalışan bir Amerikalı Türkiye’de verilen bir aylık asgari ücreti 18 saatte kazanıyor.

Üstelik, Amerika Birleşik Devletlerinde çalışanların yalnızca yüzde 1’i asgari ücrete çalışıyor…

Bu, Türkiye’nin bugün geldiği içler acısı tablonun en büyük göstergelerindendir. Türkiye’nin içinde bulunduğu hazin sonun bir sonucudur.

Yabancı basın bu hafta Türkiye’yi “ısrarla kötü ekonomik politikalar izlemek, yabancıları kaçırmak ve bile bile uçuruma doğru gitmek” ile suçluyor.

Wall Street Journal, “Yatırımcılar Türk lirasından Merkez Bankası’nın faizleri ısrarla düşürmeye devam etmesiyle kaçıyor. Faizler, artırılması gerekirken Başkan Erdoğan’ın talebi üzerine düşürülüyor. İsteklere uymayan yetkililer görevden alınıyor. Türkiye’de Merkez Bankası bağımsızlığı yok. Böyle giderse Türkiye’den tüm yatırımcılar teker teker çekilecekler” diyor.

Recep Tayyip Erdoğan son 3 yılda 3 Merkez Bankası Başkanı’nı görevden aldı. Son 3 yılda Türk Lirası 3,80’den 10,80’e çıktı…

WSJ, “Yetkililerin enflasyonu etkili bir şekilde kontrol etme konusundaki güven eksikliği, yerel halkı lirayı yabancı para birimlerine çevirmeye teşvik ediyor. Merkez Bankası istatistiklerine göre, Türkiye bankacılık sistemindeki mevduatın yarısından fazlası yabancı para cinsinden tutuluyor” diye ekliyor.

Financial Times, “Ekim ayında yıllık yüzde 20 oranında gerçekleşen yüksek tüketici fiyat enflasyonu, vatandaşlar üzerindeki etkisi nedeniyle muhalefet partilerinin ve medyanın ana hedefi haline geldi.

Ancak işletmeler için vaziyet daha da kötü. Ülkenin üretici fiyat endeksi Ekim ayında yıllık yüzde 46 yükseldi, bu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 19 yıllık iktidarındaki kaydedilen en kötü oran ve aynı zamanda tüketici fiyatlarındaki artışın raydan çıkacağına dair bir uyarı işareti” diye yazıyor.

Tüm eleştirilere ve tabloya rağmen, Türk halkının düştüğü duruma, artan fiyatlara, piyasaların gün be gün düştüğü kararsız duruma rağmen Erdoğan’ın 2 gün önce yaptığı konuşmada verdiği işaretle, “Perşembe günü Merkez Bankası’nın yine faizi düşürmesi” bekleniyordu ve nitekim düşürüldü.

Erdoğan “ekonominin kitabını yazdık” demişti. Bakalım kitabın sonu nasıl bitecek?..