Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Suç duyurularının kişiselleştirilmesi, siyasal açıdan daha doğru ve etkili olabilir

Son dönemde ülkemizde yaşanan ve gündemde önemli bir yer tutan siyasal tartışmalarda; kurumlar yerine, davranışlarıyla ve sözleriyle tartışmaya neden olan yöneticilerin hedef alınmasının daha doğru ve etkili olacağını düşünüyoruz.

İşbaşında bulunan, yetki ve sorumlulukları başta anayasa olmak üzere yasalarla belirlenmiş, her makamdaki yönetici ve sorumlunun; bu sınırları aşan ve toplumda kutuplaşmaya / gerginliğe yol açan tavır ve söylemleri için, kişisel suç duyurularında bulunulması, hukuken bugün için sonuç doğurmasa bile, tarihe ve geleceğe not düşmek açısından önem taşımaktadır. Ayrıca, bu suç duyurularının, gelecekte koşullar değiştiğinde, hukuki sonuçlar da yaratabileceğini düşünüyoruz.

Bu değerlendirmemizin bir başka boyutu, yanlışı yapan yöneticinin ve sorumlunun doğrudan hedeflenip kamuoyuna sergilenmesinin, siyaseten daha doğru olacağı ve daha etkili sonuçlar yaratacağı gerçeğidir. Eğer olay kamuoyuna yeterli ve etkili biçimde anlatılabilirse, ortaya çıkan durum ve tablo, siyasal açıdan kendi başına bir yaptırım olacaktır. Aynı zamanda, tartışmaya neden olan olayın / konunun, kamuoyunda daha iyi anlaşılıp kavranmasını ve daha çok ses getirmesini sağlayacaktır. Bu bağlamda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) eski genel başkanlarının örnek girişimini önemsiyoruz. Önümüzdeki süreçte, muhalefet tarafından bu örnekler çoğaltılabilir. Ayrıca, siyaseti yakından izleyen birisi olarak ilginç bulduğumuz ve haklarını teslim etmek istediğimiz, Halkın Kurtuluşu Partisi’nin (HKP) bu konudaki girişimlerine dikkat çekmek istiyoruz. Küçük bir parti olması nedeniyle, kamuoyunda yeterince duyulup ses getirmese de bu hukuki girişimlerin ilginç bir örnek oluşturduğunu düşünüyoruz.

Konuyla ilişkilendirmek istediğimiz bir başka önemli gelişme de ana muhalefet lideri/ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bürokrasiye yaptığı çağrıdır. Doğrusu bu çağrıyı çok önemsiyoruz ve kamuoyunca da önemsendiğini görüyoruz. Bu çağrı bile, kendi başına, yönetimdeki olası yanlışlıklar için önemli bir yaptırım olmuş ve engelleyici bir güç oluşturmuştur.

Böylesi tavırların ve yöntemlerin, muhalefetin bütün bileşenleri tarafından da benimsenip yaygınlaştırılmasının; muhalefetin siyasal çabalarına ve hedeflerine yeni katkılar sunacağını ve artılar getireceğini düşünüyoruz.