Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Kurumlar mı sorumlu?

1970’li yıllarda, kamuoyunda benimde tarafları arasında bulunduğum bir gurup, bir yasanın çıkarılması gerektiği tartışıyordu.

Düşünülen bu yasanın adı:

“İktisadi suçlar yasası” olacaktı.

İçeriği ise tam şimdi tartıştığımız konuydu.

Devlet kuruluşlarına atanan kişilerin yaptıkları eylem ve işlemlerden kamu aleyhine bir zarar meydana geliyor ve bunda kişinin kusuru varsa hem hukuki ve hem de cezai sorumluluğu olmalıydı.

Atanacak kişi veya kişiler bunu bilerek o görevi kabul edeceklerdi.

Çok tartışıldığı halde yasa çıkmadı.

Gerçekten kamuoyunda bu konunun tekrar enine boyuna tartışılması çok isabetlidir.

İki önemli hukuk kuralından burada bahsetmek isterim.

Şöyle ki:

Biri suçta ve cezada “şahsilik” prensibidir.

Yani suçu kim işlemişse sorumlu odur.

O halde o kişi ile ilgili hukuksal işlem yapılmalıdır.

Kurumlar “hukuki kişiliklerdir”. Bu sebeple herhangi bir hukuksal sorumlulukları olamaz. Kim yönetiyor ise ortaya çıkacak durumdan o sorumludur.

Ödül ve ceza gibi.

İyi işler yapıldığında kişiye maddi ve manevi ödüller verilmektedir.

Zafer taklalarının altından o kişi veya kişiler geçmektedir.

Pekiyi, kötü yapıldığında niçin şahsa değil de kuruma ceza kesilsin?

İkinci hukuksal kural ise, bu kurumları yönetenler “tedbirli bir tüccar gibi” davranmak zorundadır.

Yani,”tedbirde” kusurları varsa sorumlulukları da var demektir.

O halde:

Suç duyuruları tamamen kişilere yönelik olmalıdır.

Kamuoyunda o işlem ve eylemleri yapanlar tartışılmalı ve ilgili mercilere onlar hakkında suç duyurusunda bulunulmalıdır.

Yukarda belirttiğim gibi aslında yasalar da bunu gerektirmektedir.

Kurum ismi verildiği halde, kişilerden hiç söz edilmemesi hem yasaya aykırı ve hem de toplumsal bilgilenme hakkına da aykırıdır.

Fakat en doğrusu, çok eskilerde tartışılan ve yazımın başında belirttiğim bir “iktisadi suçlar yasası “ çıkarılmalı, üst düzey yöneticiler bu yasaya tabi olarak eylem ve işlemlerini yapmalıdır.

Göreve atanırken de bu konu açıkça bilinmelidir.