“Güneşin Kadınları” çoğalıyor!

İYİ Parti Kadın Politikaları Başkanlığı tarafından başlatılan ve kadınların hayatın her alanında güçlenmesini amaçlayan “Güneşin Kadınları Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi” projesi kapsamında 15 kooperatif hayata geçmiş oldu.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

AYSEL KANBER

İYİ Parti Kadın Politikaları Başkanlığı, Güneşin Kadınları Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi projesinde hedefe ilerliyor. Bursa ve İzmir ile 15 kooperatifin kuruluşunu gerçekleştirdiklerini kaydeden İYİ Parti Kadın Politikaları Başkanı A. Sibel Yanıkömeroğlu, Başkanlık olarak kooperatiflere her türlü bilgi ve teknik destek verdiklerini ifade etti.

 “ÜLKEMİZ ZENGİN, KADINLARIMIZ BECERİKLİ”

Türkiye’nin çok zengin olduğunu, kadınların ise çok becerikli olduğuna vurgu yapan Yanıkömeroğlu, kooperatifleşme hareketlerini ile ilgili şöyle konuştu:

 “İki yıl önce, kadınları ekonomik anlamda güçlendirelim, kalkınmaya katkılarını sağlayalım diye yola çıktık. Ve elbette ki şunu düşünerek başladık, ki çok inanıyoruz buna; kadınlar Türkiye’de çok şeyle mücadele etmek zorunda. Bu mücadelede şu anda birinci sırayı yoksulluk aldı. İkinci sırada, kadına yönelik şiddet ve maalesef kadın cinayetleri var. Bütün bu sorunların karşısında kadının güçlü olması gerekiyor, bu da kadının ekonomik gücüyle doğru orantılı bir durum. Kadınların, ekonomik anlamda ne kadar güçlü olurlarsa, o kadar sorunlar karşısında güçlü olacaklarına inanıyoruz. “Güneşin Kadınları Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi” projesi bu saptamamız doğrultusunda ortaya çıktı. Yapabileceğimiz çok şey olmasına karşın iktidar olmadığımız için kısıtlı koşullarda hareket edebiliyoruz. Ama muhalefet partisi ve de iktidara hazırlanan bir parti olarak kadınlarımız için ne yapabileceğimizi ortaya koyduğumuzda, ilk aklımıza gelen kadın kooperatifleri oldu. Maalesef ülkemizde kadın kooperatifi sayısı çok az. Aslında ülkemiz zengin, kadınlarımız da çok becerikli ama ürettiklerini satabilme olanakları çok düşük. Dolayısıyla bütün bu gerçek karşısında kooperatif kurma ve yaygınlaştırma fikrimiz hayata geçmiş oldu.”

Kooperatifleşme hareketinin pandemi sürecine denk gelmesinin şanssızlık olduğunu belirten Yanıkömeroğlu, şöyle devam etti:

“İlk kooperatifimizi 14 Mart’ta Adana’da kurduk, 17 Mart’ta Türkiye kapandı. Ama biz yine de hiç durmadık. Bursa ve İzmir ile 15’inci kooperatifimizin kuruluşunu da gerçekleştirdik. Amacımız hem bu kooperatiflerin sayısını artırmak, hem de mevcutların varlıklarını sürdürmelerini ve de büyümelerini sağlamak. Türkiye’de kadın kooperatifi olarak açılıp ancak varlığını sürdüremeyip kapanan ya da atıl kalan çok fazla kooperatif bulunuyor. Bu gerçek doğrultusunda hareket ederek sadece kooperatif kurmak değil, onun varlığını sürdürmesi için de gereğini yapmaya çaba gösteriyoruz. Yoksa 10 gün içerisinde 81 kooperatif kurabiliriz. Dolayısıyla önceliğimiz kurulan kooperatiflerin sürdürülebilirliklerini ve güçlü olmalarını sağlamak. Elbette kurulan 15 kooperatifimizin hepsi aynı seviyede değil. Bizim çabamız hepsi iyi işleyen kooperatifler olsun diye.  

14 Mart 2020’de İlk kurduğumuz Adana kooperatifi en iyilerden birisi, bir hibe projesi gerçekleştirdiler ve susamdan tahin üretiyorlar. Karakılçık buğdayından un üretimi yapıyorlar. Onun dışında Adana’ya özgün salça, turşu, reçel üretimleri var ve satışları da çok iyi gidiyor. Kadınlarımız internet sitelerinde de ürünlerini sattıkları gibi kendi sosyal medya hesapları aracılığıyla ürünlerini satabiliyorlar. Elbette bir kooperatif için bir buçuk yıl kısa bir süre.”

Parti olarak kooperatif kurmak isteyen kadınlara nasıl yol gösterdikleri konusuna da değinen Yanıkömeroğlu, şu bilgileri aktardı:

“Kadınlarımıza önce hayal kurma aşamasında desteğe başlıyoruz. Mesela Elazığ bize geldi ve kooperatif kurmak istediğini söyledi. Önce bölgesel olarak hangi ürünleri olduğunu, ne yapmak istediklerini konuştuk kadınlarımızla. Bölgeye özgün farklı ürünlerin araştırılması konusunda destek oluyoruz. Bunun için önce bir ekip oluşturuluyor. Ticari işleri tümüyle kar/zarar bu anlamda her şey kooperatifin kendi sorumluluğunda partimiz ile ilgisi yok. Sonrasında; kooperatif kuruldu, satışları devam ediyor, ürünlerinin nerelerde nasıl satacakları, kargo işlemleri, sosyal medyaları, e-ticaret eğitimi, ürünlerinin artırılması, kooperatifler arası ürün geçişlerinin sağlanması, birinin ürettiğini diğer kooperatif satabiliyor gibi her şey takibimizde ilerliyor. Kooperatiflerimizin takıldığı her noktada destek olmaya çalışıyoruz. Kadınlarımıza bilgi ve teknik desteğin yanı sıra manevi olarak destek oluyoruz.”

Yanıkömeroğlu, Kadınların kooperatifleşmeye olan ilgisi konusunda gözlemlerini de şöyle dile getirdi:

“Ürününü satmak isteyen o kadar çok kadın var ki. Kooperatiflere çok büyük bir ilgi var kadınlarımızdan. Tabi mevcut kooperatiflerimizi büyütmek gerekiyor hem kapasite olarak, hem satışları anlamında. Bu arada kooperatif ürünlerine ilginin arttığını da izliyoruz. Ürün kalitesinin standardının sürdürülebilir olması bu noktada çok önemli. Kooperatiflerimizin üretim izni almaları, ürünlerini barkodlu olarak her yerde bulundurabilmeleri, ambalajlama gibi standartları sağlamaları büyümeleri anlamında çok önemli. Ekibimizle, gıda mühendislerimiz ile bu konularda kooperatiflerimize destek oluyoruz. İlerde bu kooperatiflerimizin gelirlerinin bir kısmını kız çocukları için ayrılsın istiyoruz. Bu bizim için ve ülkemiz için çok anlamlı olacak.”