Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Saygı, rahmet ve minnetle bir kez daha anıyoruz

Ebediyete intikalinin üzerinden 83 yıl geçti… Bizler O’nu göremedik ama O’nun ilke ve devrimlerinin ışığında yetiştik. Her zaman O’nu örnek aldık. Vatanımıza ve milletimize saygı ve sevgiyi O’ndan öğrendik. Bağımsızlığın, egemenliğin, özgürlüğün, birlik ve beraberliğin kıymetini O’nun sayesinde kavradık. Karanlıktan aydınlığa çıkmak için bilimin ne kadar önemli olduğunu bize O öğretti. Hayatının en güzel yıllarını, bütün gençliğini savaş meydanlarında geçirdi. Buna rağmen bizlere çağdaş bir ülke bırakabilmek için son nefesine kadar durmadan, dinlenmeden mücadele etti… Türk Milleti için, Türkiye Cumhuriyeti için yaptıklarının, katlandığı zorlukların saymakla bitmeyeceğini O’nu gerçekten tanıyabilen, anlayabilen herkes çok iyi bilmektedir.

Bütün bunlara karşılık günümüzde Atatürk’ü unutturmak, O’nu sıradanlaştırarak Türk Milleti’nin hafızasından silmek için sistemli bir çaba olduğu görülmektedir. Bu çabanın kaynağı; Atatürk’ün milliyetçilik ilkesinde açıkça tanımladığı Türk Milleti kavramını yok ederek vatan topraklarımızı diledikleri gibi şekillendirmek isteyen emperyalist projedir. Bu emperyalist proje tarihte olduğu gibi bugün de etnik ayrımcılığı ve siyasal İslamcı ideolojiyi kullanarak hedefine ulaşmaya çalışmaktadır. Türk Milletinin kalbinde Atatürk sevgisi, kafasında Atatürkçü Düşünce Sistemi olduğu sürece bunu asla başaramayacaklarını bildikleri için de sürekli O’na saldırmaya, O’nu eleştirmeye, O’nu sıradan bir devlet adamı gibi göstermeye çalışmaktadırlar. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin çatısı altında doğup büyüyenlerden bazıları da “Atatürk olmasaydı ben olur muydum” diye düşünmeden bu projeye bütün güçleriyle destek olmaktadırlar.

Atatürkçü Düşünce Sistemini anlayabilenlerin, kavrayabilenlerin Atatürk’ün ilke ve devrimlerine saygı ve hayranlık duymaması mümkün değildir. Bunların içinde “Çağdaşlık” bütün ilke ve devrimlerinin özetidir. Atatürk’ün “kültürümüzü muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak” hedefi bazı çevreler tarafından, kasıtlı olarak “Batılılaşmak, Batı kültürünü benimsemek, Batı ülkelerini taklit etmek” olarak gösterilmiştir. Oysa Atatürk Türk kültürünü koruyup geliştirmek için de çok büyük çaba sarf etmiştir. Atatürk’ün kastettiği çağdaşlık ise dinamik bir kavramdır. Eğitimde, sanayide, teknolojide, tarımda, tıpta, ekonomide… Her alanda; çağın gerektirdiği bilimsel yaklaşımla düşünmek, çalışmak, tam bağımsız hareket etmek olarak anlaşılmalıdır. Çağdaşlık, Batılılaşma olarak izah edildiğinde siyasal İslamcı ideoloji bunu İslam karşıtlığı olarak göstermekte, propagandasını bunun üzerine oturtmaktadır.

Günümüzdeki siyasal İslamcı ideolojinin hedefine, PKK’nın ayrılıkçı çabalarına ve yakın tarihte olduğu gibi her ikisinin de aynı dönemlerde harekete geçirildiğine bakıldığında; Atatürk’ün milliyetçilik ilkesinin neden ve kimler tarafından “ırkçılık”, çağdaşlık düşüncesinin de neden ve kimler tarafından “batıcılık” olarak gösterilmeye çalışıldığı ve Atatürk’e neden bu kadar saldırıldığı bütün açıklığıyla ortaya çıkmaktadır.

Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kere daha saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Atatürk Türk Millî Mücadelesini başlatmadan önce Anadolu’da, işgal altındaki topraklarımızda halkımızın uğradığı mezalim, kadınlarımıza, kızlarımıza, bebeklerimize yapılanlar hafızalardan silinmemiştir. Atatürk’ün üstün dehasını kavrayamayanlar bir an gözlerini kapatıp o zamanki mezalime bizzat kendilerinin, annelerinin, kız kardeşlerinin, eşlerinin, evlatlarının maruz kaldığını düşündüklerinde; Atatürk’ün, dava arkadaşlarının, Millî Mücadele kahramanlarının kıymetini çok daha iyi anlayacaklardır.