Dünya bile hayret etti: Demokrasi Zirvesi’ne ‘Duarte bile’ çağrıldı, ‘Biz’ yokuz; neden?

Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Bu yıl ABD Başkan Joe Biden yöneticiliğinde 9 – 10 Aralık’ta ilk kez toplanacak olan Demokrasi Zirvesi’ne Türkiye’yi davet etmemesi, dünyaya çeşitli şekillerde yorumlandı.

ABD merkezli POLITICO dergisi, basına sızdırdığı raporlarda “Türkiye ve Macaristan gibi ülkelerin liderlerinin ‘yıllardır demokratik sistemi baltaladığı’ gerekçesiyle toplantıya davet edilmediğinin belirtildiğini” iddia etti.

Biden, ülkelerin demokratik yenilenmeleri için en büyük tehditlerle mücadele etmek üzere 106 ülkenin hükümet, sivil toplum ve özel sektör liderlerini bir araya getirecek iki Demokrasi Zirvesi’nden ilkine ev sahipliği yapacak.

POLITICO, Ermenistan’ın davetliler arasında olmasına dikkat çekti. Listede Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Çin, İran, Macaristan ve Afganistan da yok.

Biden’in göreve başladığında gündeme getirdiği Demokrasi Zirvesi bu hafta başlıyor… Video konferans üzerinden yapılacak ve 9-10 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek etkinliğin Alman medya kuruluşu Axel Springer’in bir süre önce satın aldığı ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarından Politico ve İngiliz haber ajansı Reuters’ın ele geçirdiği davetli listesinde olan ve olmayan ülkeler büyük yankı uyandırdı.

Biden’ın 106 ülkeyi davet ettiği ve “demokratik gerileme ve temel hak ve özgürlüklerin azalmasıyla mücadele etmeyi amaçladığı” etkinlikte Filipinler ve Polonya gibi son dönemde ifade özgürlüğünün azaldığı ülkeler yer alırken ABD’nin sık sık “NATO müttefikimiz” dediği Türkiye’nin çağrılmaması dikkati çekti.

Listede Fransa, İsveç, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Güney Kore, Ermenistan gibi ülkeler yer alırken, Tayland ve Vietnam gibi ABD müttefikleri yer almadı.

Reuters haber ajansı “Orta Doğu’dan temsil çok cılız kaldı, İsrail ve Irak’la birlikte birkaç ülke davet edildi. ABD’nin önemli ortaklarından Mısır ve NATO üyesi Türkiye listede yer almadı” yorumunu yaptı.

Türkiye’nin çağrılmamasına karşılık, geçmişte “İnsan hakları umurumda değil” diyen Filipinler lideri Rodrigo Duterte’nin davet edilmesi, “nedense” Türkiye’de “olması gereken” tepkiyi görmedi.

“İtibar… İtibar…” denilirken, Muhalefet’in bile “altının kırmızılı çizgilerle çizilmesi gereken” bu olumsuz ve itibar kırıcı gelişmeye ‘Gri ve Kara listelere giriliş kadar bile” gereken ilgiyi göstermemesi dikkati çekti.

*****

“TÜRKİYE’Yİ HEDEF ÜLKELER ARASINDA GÖRÜP GÖRMEDİĞİNİ ZİRVEDEN SONRA ANLAYACAĞIZ”

Onur Öymen (Emekli Büyükelçi)- Bütün davet edilenlerin listesini görmek gerekiyor. Biden daha başkan adayıyken uluslararası demokrasi konferansı düzenleyeceğini ilan etmişti. Bu konferansta yalnız insan hakları değil, yolsuzluk konularına da değinileceğini dile getirmişti. Bu konferansa hangi ülkelerin davet edileceğini söylememişti. Tam listesini görmek lazım, ondan sonra daha sağlıklı bir şey söylenebilir. Belli ki Türkiye’yi, kendilerinin yanında demokratik olmayan, yolsuzluk olan ülkelerle mücadele edecek bir ülke gibi görmüyor, en azından bu kategoriye sokmuyor. Hedef ülkeler arasında görüp görmediğini de bu konferansın ardından göreceğiz. Bu konferansın hedef alacağı demokrasinin olduğu yolsuzlukların bulunduğu ülkeler kategorine Türkiye’yi sokacaksa, bunu ilan edecekse Türkiye-Amerika ilişkilerinde bu daha ciddi bir yorum yaratır. Bu daha önce ilan ettiği bir konferanstı ve bu konferansta alınacak kararların içeriğine bakmak lazım. Belli kararların alınacağını ve bu kararların bağlayıcı olacağını söyledi. 1949 tarihli AB İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Türkiye katılmıştır. Ve aynı zamanda anayasasının 92. Maddesinde değişiklik yaparak, “İnsan hakları ile ilgili uluslararası sözleşmeler kanunların önünde gelir” demiştir. Bu kadar ileri gitmiştir Türkiye.

Orada göreceğiz, Türkiye hedef alınan ülkeler arasında mı olacaktır? Orada alınacak kararlar, ülkeleri bağlayıcı olacaktır demişti Biden. Bağlayıcı olacaktı, o kararlara uymayan ülkelere karşı yaptırım uygulanacak demektir. Bunları şimdiden söylemek için belki erken ama tablo bunu gösteriyor.

Demokratik olan ülkeler, bu konferansa dahil olan ülkeler gibi değerlendirilecek. Öbürlerine karşı da, onların da demokratik ülke olması için tedbir alınacak.

Bütün bunları netleştirmek için, kimler davet edildi kimler katılıyor, kimler katılmıyor, davet edilmeyenler için bir gerekçe var mı, bunları net bir şekilde görmek lazım. Tüm bunlar netleşince daha sağlıklı bir değerlendirme yapılacaktır.