Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

İYİ Parti, HDP Tuzağı’na düşmedi!

Saadet Partisi Lideri ve yöneticileri seçimlerden beri, “Millet İttifakı’nda olduğunu söylememeye” dikkat ediyorlar; onlara göre “İttifak, Seçim Sandığı geldiğinde!..”
Yani, “Millet İttifakı, şu anda ‘iki’ partili” ve çok açıktır ki; “iki partinin her şeyde ve her adımda ‘aynı düşüncede olması’ beklenemez ve beklenmemeli…


Zira, CHP ile İYİ Parti, “sosyal / siyasi ve ideolojik olarak” ayrı görüşlere sahipler ve “taban hedefleri” de ayrı!..
Ne var ki, “Millet İttifakı’nın yön ve yönetimini CHP’nin tayin etmesi gerektiğine inanan” yazar – çizerler, yorumcular ile “Erdoğan’dan, AKP iktidarından gelen her türlü talep ve atılan / atılacak olan adım reddedilmelidirler” diyenler, İYİ Parti’nin “Tezkere’ye ‘Evet oyu’ vermesini ağır şekilde eleştirdiler ve “CHP ile beraber ‘Hayır oyu’ kullanmalıydılar” dediler!..
Bu kafada olanlar için “ortada ‘bir kişi ve bir parti’ vardı”; Erdoğan ile CHP!..
Ve de, Meral Akşener ile İYİ Parti, “Evet oyu” ile çok yanlış yapmış “Hayır” da “CHP’yi HDP ile yalnız bırakmış”, böylece, “AKP’ye ve Erdoğan’a ‘CHP, HDP’dir’ deme” kozunu vermişti!..
“Bu kafada olanlar”, neden “İYİ Parti’nin tabanını çok etkileyecek bir ‘milli’ olayda, HDP ile beraber görünmenin” İYİ Parti’ye “nelere mal olacağını” hiç düşünmezler?..
MHP’nin, “böyle bir görüntüyü, tabanda nerelere kadar götüreceğini” ve AKP’nin CHP’ye yaptığını” yoğun olarak “aynı tabana hitap eden” MHP’nin, “İYİ Parti’ye yapacağını” nasıl görmezler?..
Şimdi düşünelim; “Tezkere’ye ilk ‘Red oyu vereceğini’ açıklayan parti” hangi parti; HDP ve “neden” ilk açıklama ondan?
Nedeni, çok açık ki, “Kendileri ‘ilk retçi parti’ olurlarsa, İYİ Parti ‘Hayır oyu kullanamayacak” ve de “Hayırcı” olarak “CHP ile yan yana kalacaklar!..”
HDP, neden “Millet İttifakı partilerinin Evet / Hayır kararlarını açıklamasını” beklemedi; işte bunun için…
Yazdıkları senaryo “aynen” oynandı; İYİ Parti “Hayır” diyeceği bir oylamada, tabanının karşısına “HDP ile yan yana görünerek çıkmamak” için “Evet” demek zorunda bırakıldı…
“Bu kafada olanlar” iyi bilmeliler ki, “Tezkere’ye ‘Hayır’ dediğinde tuzağa düşecek olan” İYİ Parti, “MHP’lilere bayram yaptırır”, dahası, tabanında “çok şey kaybederdi” ve “geriye dönüş” de olmazdı!..


++++++
Başkan’a mesajım var

Yazdıklarımız sansüre takılıyor mu?
Geçen haftalarda “Başkan’a mesajım var” sütunumda, “Urla’nın merkezinin dışındaki başta Çayır Mevkii’ndekiler olmak üzere sokak ve ara caddelerin bakımının “ delik değik, yamalı bohçaya dönen” asfaltlama hizmetinin fecaatini anlatmış ve “trafiği yoğun ‘ara cadde’ 2209 sokak ile Gazeteciler Sitesi’nin etrafını” örnek göstermiştim.
Yazar arkadaşım H. Zeki Sungur’dan bir mail aldım. Bakın Sayın Başkanım, ne diyor, sevgili Sungur:
“Merhaba Öcal Bey… ‘Başkana mesajım var’ yazınızı okudum. Benim oturduğum 2003 sokak sizin oralardan çok, çok daha kötü durumdaydı. Önce doğal gazcılar geldi kazdı, döşedi gitti. Sonra elektrikçiler geldi aynı kazılan yerin kenarından onlarda kazdı, döşedi gitti. Sonra doğal gazcılar bir daha geldi bu sefer konutlara bağlantı için kazdı, döşedi ve gitti. Elektrikçiler bir daha geldi bu sefer direk ve trafoları yenilediler. İnanın bunlar tevatür değil, aynı ile vaki.
Belediye yetkililerine e-posta gönderdim, çarşıda gördüğüm Urla başkan yardımcısına derdimi anlattım, Büyükşehir Belediye Başkanı ile Urla Kayyum Belediye başkanı arasındaki bir çatışmayı haber yapan gazetede konuya yorumla dahil oldum.
İnanın toz, toprak içinde kaldık. Bu arada açtıkları kanala işaret koymadıkları için aracımın ön tekeri ile içine düştüm, karter muhafazası kırıldı…
5 ay sonra yolumuz asfaltlanınca araştırdım; bir devlet büyüğü oturuyormuş sokaktaki bir yazlıkta, ‘o devreye girmiş’ diye duydum…
Allah size sabır versin ama tekrar söylüyorum inanın sizin orası bizim buraya göre nur alem nur durumunda.”
Ne dersiniz Sayın Tunç Soyer; bu yazılanlar, söylenenler, “bürokratlarınızın size gösterdikleri ve anlattıkları” Urla’ya uyuyor mu?
Merak ettiğim bir başka husus var; “Acaba bu yazdıklarımız size ulaşıyor mu; yoksa basın bürosunun eleğine takılıyor mu?


++++++


ERDEM… VE POLİTİKA

“Ulusların hukukunu tayin eden şey din ve mezhep değildir. Aksine din dünya işlerine müdahaleye kalkışırsa herkesi yakar, kendisi de zarar eder.” – Bu sözleri Mustafa Fazıl Paşa, padişah Abdülmecid’e söylemiştir ki, doğruluğu bugün için kesindir. – Ali Naili Erdem
(Ö U’nun notu: Sayın Erdem’in yeni kitabı ‘yaşadıkça’dan)

+++++++


Şair Eşref Şayet Yaşasaydı… Ne yazardı?


Nihat Demirkol

+++++++

SÖZÜN ÖZÜ
Bu hafta SÖZÜN ÖZÜ bir okuyucumdan; “Devlet Bahçeli hâlâ Meral Akşener ve FETÖ ibarelerini yan yana kullanıyor. Yahu kardeşim, bu Kadının verdiği ‘FETÖ’ciler araştırılsın’ önergesini siz reddetmediniz mi? Hiç mi yüzünüz kızarmıyor?”

+++++++

İnternet’ten “esen” rüzgarlar!..

Dünya’nın “ikinci büyük krater gölü; Bitlis’te… Nemrut Krater Gölü…
+++++++