Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Ege’nin Covid 19 Aşısı

Gözümüz aydın, CDC yani Amerika Birleşik Devletleri Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 3 Kasım günü 5 ve 11 yaş aralığını kapsayan çocukların coronavirüs aşısı olabileceğini duyurdu. Bu noktada eşimle her daim konuştuğumuz soru gelip kapımızı çaldı!
Hatırlayacağınız gibi Ege’yi pandemi sürecinde okula göndermeyerek evden uzaktan eğitim seçeneğini seçmiş ve her türlü aktivitesini evden yapabilecek şekilde ayarlamıştık. Öyle günler geçiriyorduk ki evde zaman zaman herkes bir odada bir zoom toplantısındaydı. Bu süreçte zoomdan bayramlaşma dahi yaptık. Üzüm tanelerini bile deterjanlı sularda yıkadığımız günler geride kaldıkça aldığımız önlemleri de gevşetmeye başladık. Her daim yüzümüzde maskeler, dezenfektan ile akraba olmuş günde 888 kere Masumlar Apartmanındaki Safiye gibi elimizi yıkamaya devam ettik.
Aşı karşıtları her zaman vardı, yok çip, yok gen haritamız, yok başka şeyler. Hatta yarım greyfurtla sade schweppesi akşamüzeri karıştırıp içersen coronaya iyi geliyormuş diye koca karı hurafeleri bile çıkmıştı. Şu noktada dünya genelinde sistematik bir aşı karşıtlığı yapıldığını söylemeliyim. Nasıl mı?
Amerika’da twitter gündemine bakıyorum ve aşı ile alakalı haberleri okuyorum. İngilizce garip fraksiyonların sayfalarında gördüğün bir tweeti üç gün sonra Türkçe olarak gündeme girdiğini ve bunun da bot hesaplar tarafından yayıldığını görüyorum.
Hayat devam ediyor, eğer rakamları incelersek göreceğiz ki virüs kaynaklı ölümler artarak devam ediyor. Önce çocuklara geçmiyordu, sonra evrildi, değişti, mutasyon dediler, varyant dediler hatta New York Hayvanat bahçesinde bulunan Nadia adlı kaplanda bile virüs çıktı.
Çekirdek ailemiz, geniş ailemiz, içinde bulunduğumuz arkadaş grubumuz içerisinde bulunan herkes aşı olmuştu. Bu noktada her daim konuştuğumuz çocuklar için aşı çıkarsa ne yapacağız sorusuydu!
Sene başında New York’daki okullar ve Eyalet Eğitim Müdürlüğü (DOE) bir çalışma yaptılar ve okullardaki iyileştirmeleri gerçekleştirdiler. Bunun başında HEPA filtreleri ve sistemde yer alan herkesin aşılanması geliyordu. İlkokullar açılmadan tüm iyileştirmeler yapılmış, A,B,C planları hazırlanmış velilere ve öğrencilere bilgilendirme toplantısı bile yapılmıştı.
Geçtiğimiz zamanlarda New York ve Türkiye’deki okulların coronavirüs önlemlerini sizlere kısaca bir kere daha anlatayım. Burada bir çocuk virüse yakalandığında onunla temasa geçen herkes karantina süresince derslerine evlerinden bilgisayardan uzaktan devam ediyor. Tüm sınıf karantina bitince okula geri dönüyor. Türkiye’deki vakalardaysa “öğrencilerimizden biri coronavirüse yakalandığı için çocuklarınıza test yaptırın, biz de bu arada sınıflarımızı bir güzel sildik ve yıkadık” diye bilgilendirmeler aldım.
Aşının bizler için açıldığı günlerde koşa koşa giderek aşı olan biz, elbette çocuğumuza da yaptıracaktık. Evimizin yakınındaki kliniğe giderek Aren Ege’ye ilk coronavirüs aşısını yaptırdık. Bu sırada klinikte bulunan CNN International muhabiri Aren Ege’yi daha önce oynadığı Junior Rangers maç öncesi reklam filminden tanıdı. Ana Cabrera’nın programına aşı olurken canlı yayın konuğu olarak yer aldı ve sanıyorum ki 5-11 yaş arası coronavirüs aşısını canlı yayında olan ilk Türk çocuğu oldu.
Bu arada bu pazartesiden başlayarak New York Belediyesine ait araçların okul okul gezerek isteyen öğrencilere aşı yapacağı bilgisini de ayrıca vereyim.
Haftaya dünyanın merkezindeki güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…