Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Deniz Yıldızları…

Çok sevdiğim ve her fırsatta anlattığım bir hikâye vardır:

-“Şafak vakti. Güneş yavaş yavaş yükselmektedir. Genç bir adam, hızlı bir şekilde, sahilden deniz yıldızı almakta ve denizin içine fırlatmaktadır. Bu arada sahilde yürüyüş yapan bir başkası gelir ve ne yaptığını sorar. “Gel-git yüzünden deniz yıldızlarının sahilde kaldığını, güneş yükselince de öleceklerini” söyler. “Peki ama o kadar çok deniz yıldızı var ki, kaç tanesini kurtarabileceksin, ne fark edecek?” der adam. Genç delikanlı bir tane daha alır ve fırlatır; “İşte bunun için fark etti” der.

-Yapılan hiçbir hizmet boşa gitmez. Hele herkes sorumluluk sahibi olur ve işin bir tarafından tutarsa, çok şeyler fark edecektir.

1- Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, bir milyardan fazla engelli birey mevcuttur. (Dünya nüfusunun yüzde 15’i). UNESCO verilerine göre, az gelişmiş ülkelerde, bunların yüzde 90’ı bunlardan mahrumdur.

2-TÜİK’e göre ülkemizdeki engelli birey sayısı 9 milyondur. (Nüfusun yüzde 13’ü). Aileleri tek çocuklu farz etsek bile (ki daha fazladır) en az 27 milyon kişi, bu problemlerin sıkıntısını çekmektedir. Çok büyük bir çoğunluk teşkil etmektedirler. Ve bu durumda, merkezi hükümete, mahalli idarelere, tüm topluma, sivil toplum örgütlerine, üniversitelere velhasıl herkese görev ve sorumluluklar düşmektedir.

  1. Acilen ‘Engelliler Bakanlığı’nın kurulması şarttır. Buraya kaynak temini de çok kolaydır. Tüm, su, elektrik, doğalgaz, telefon vb. faturalara ve vapur, uçak, tren, şehir içi taşıma, tiyatro, sinema, maç, müze vb. biletlere; tüm şans oyunu kuponlarına, sigara ve içki bandrollerine vb. uygulamalara sadece 25 kuruşluk ‘engellilere destek bedeli’ ilave edilse, kimsenin itirazı olmaz. Aksine mutlu olunur. Ve muazzam bir gelir sağlanır. Bununla ihtiyaç duyulan kadroların eğitimi, gerekli altyapının kurulması, mevcut tesislerin gerçekleştirilmesi ve donatılması (81 vilayette) sağlanabilir.
  2. İlgili tüm bakanlıkların müsteşarlarının, YÖK’ün tüm ilgili kuruluşlarının temsilcilerinin bulunacağı “Planlama, icra ve denetim kurulları” kurulmalıdır. Detaylı stratejik planlar hazırlanmalıdır. “”Ar-Ge ve Proje Üretim Merkezleri” kurulmalıdır.
  3. İhtiyaç duyulan elemanların (eğitici, hemşire, hasta bakıcı, psikolog, refakatçi, fizyoterapist, nörolog, fizik tedavi uzmanı, masör ve masöz, terapist vb.) temini için üniversitelerimiz son hızla gayret göstermelidir.
  4. Son yıllarda konuya daha fazla önem verildiğini görmekten mutluluk duymaktayız. Bu arada engelli sporcularımızın (olimpiyatlar dahil) uluslar arası arenada gösterdikleri başarılar, kazandıkları zaferler gözlerimizi yaşartmaktadır. (Cenab-ı Hak emeği geçen herkesten razı olsun.)

3- İlk başkanlık dönemimde (1984-89) engellilere ve muhtaçlara yardım konusuna çok önem verdik. (Bu dönemde özellikle hanımefendilerin kurup yönettiği, sivil toplum örgütlerinin tümüne minnet borçluyum.) Bu arada zihinsel engelliler için de (İzmir Valisi Sayın Vecdi Gönül ve hayırseverlerle) bir vakıf kurduk. Bakioğlu ailesinin ve Ersoy ailesinin bağışladığı binaları düzenledik ve hizmette açtık. Hizmeti de güvendiğimiz kişilere emanet ettik.

  1. Yıllar içinde görev verdiğimiz ekip yoruldu. Vakıf tasfiye durumuna geçti. 2019 yılında, Konak Belediye Başkanı kadeşim Abdül Batur’un ve Konak Belediye Meclisi üyelerinin desteği ile hizmeti canlandırdık. (Konak Belediyesi tüm binaların tamirini, tefrişini, ihtiyaç duyulan tüm malzemelerin teminini gerçekleştirdi. Çok ciddi harcamalar yaptı. Ayrıca devamlı olarak elektrik, su, güvenlik, ulaşım ve servis, yemek ve ısınma , kullanılan malzemeler vb. gibi tüm harcamalar Konak Belediyesince karşılanmaktadır. Vakıf sadece personel ücretlerini ödemektedir.) Bu arada rahmetli Yusuf Uz’un eşinin ve kızının, Yüksel Özgören’in, Avni Ersoy’un önemli katkılarına müteşekkiriz. Elbette hiçbir maddi beklentisi olmayan, tüm mütevelli heyetimize de şükran borçluyuz.
  2. Konak Engelsiz Yaşam Köyünde her yaş grubuna, hiçbir ücret talep edilmeden hizmet verilmektedir. Şöyle ki;
  • Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde, 0-3 yaş grubu öncelikli olmak üzere, 0-6 yaş grubu eğitilmektedir. (Riskli bebek danışma merkezimiz, Fizik Tedavi Rehabilitasyon Programı mevcuttur.) 7-12 ve 12-18 yaş grupları da aynı eğitim programlarına tabi tutulmaktadır.
  • 18 yaş üzerindeki evlatlarımız için “Hayata Devam” projesi uygulanmaktadır. Uygulama evleri ve müzik, resim, seramik, el sanatları, plates ve hareket, drama, bilgisayar ve oyun atölyeleri vardır. Hedef evlatlarımızı günlük hayatta kendilerine yeter hale getirmektir.
  • İlgili üniversitelerin öğretim üyelerinden de istifade ederek, hem aile bireyleri, hem kendi elemanlarımız devamlı olarak eğitilecektir.
  • Konak Belediyesince işletilen (ücretsiz) iki adet kreş mevcuttur.
  • 23 yaş üzeri evlatlarımız, Konak Halk Eğitim Merkezi tarafından, kendilerine tahsis ettiğimiz, iki katlı binada, eğitilmektedir. Merkez bize de atölyelerimizde görev yapmak üzere, 9 adet eğitimciyi görevlendirmiştir.
  • İzmir Kalkınma Ajansı’nın sağladığı finansmanla, kafeterya, ahşap evler eğitim atölyeleri (Görsel sanatlar, müzik, seramik, bilgisayar), satış büfesi, meyve bahçesi, evcil hayvan barınağı, organik tarım alanı “eko çiftlik” altyapısı hazırlanmıştır.

Sonuç: Biz bu çalışmalardan çok zevk duyuyor, mutlu oluyoruz. Mesela eğittiğimiz bir evladımız, (Deniz Can Ertan), Yaşar Üniversitesi’nin Müzik (Piyano) bölümünü kazandı. Benim ricam ve Abdül Batur’un gayreti ile kendisine bu yıl için yüzde 50 indirim yapıldı. Gelecek yıllar için de yüzde 100 indirim sözü verildi. (Sayın rektöre ve mütevelli heyetine minnettarız.) Bu mutluluğumuzu tarif etmek mümkün değildir.

  • Şu an Halk Eğitim ile birlikte, 100 evladımıza hizmet veriyoruz. Halbuki kapasitemiz 300. Gerekirse artırmamız da mümkün. Engelli çocuğu olan ailelere rica ediyorum. Gelip okullarımızı görsünler. Hiçbir ücret ödemeyecekler. Servisi de Konak Belediyesi sağlıyor.

Bu kadar gayretin ve masrafı, herkese ulaşması tek arzumuz. Deniz yıldızlarımızın tümünü hayata kazandıralım…