Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Bir kültür yıldızı: Atatürk Kültür Merkezi

İstanbul’un en önemli merkezlerinden bir tanesi Taksim meydanıdır. Tarihsel bir mekandır. Türkiye’nin pek çok olay ve kutlamalarının da merkezi olmuştur. Benim de hayatımın bir bölümü orada geçti. Beyoğlu Atatürk Lisesi’nde dört yılım, daha sonrada İstanbul Kültür ve Turizm Bölge Müdürü olarak da iki senem geçti. Tesadüf resmi görevimin binası da yine Beyoğlu’ndaydı.
Bunları yazmamın sebebi, yenilenen Atatürk Kültür Merkezi (AKM) binası… Taksim’de yıkılan eski binanın yerine yapılan yenisi geçtiğimiz hafta törenle hizmete alındı.
Bu benim için çok önemli bir olaydı. Zira görev yıllarımda eski bina pek çok sorun çıkartıyordu. Sayın Cumhur Başkanımız Erdoğan, ‘eski binanın yerine daha modern bir bina yapacağız’ deyince itirazlarla karşılaştı. Ama yılmadı ve eski binanın yerine çok modern bir yapı inşa etti. Bu binayla İstanbul dünyanın sayılı modern kültür merkezlerinden birine kavuştu.
Atatürk Kültür Merkezi, görkemli bir törenle hizmete alındı. Bundan sonra da her gün ayrı bir kültür ve toplumsal faaliyetlere ev sahipliği yapacak.
Bilindiği gibi Atatürk Kültür Merkezi binasının yapıldığı arsa Ermeni vakfına aitti. Vakıf, burayı yıllar önce kültür merkezi yapılmak üzere bağışlamıştı. Eski bina yıkılmadan önce de pek çok dedikodu çıktı. AVM yapılacak, Atatürk’ün adı kaldırılacak gibi söylentiler yayıldı.
Bina yine “ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ” isimi ile açılarak, tüm söylentilere cevap verildi. Binanın yeni halini henüz görmedim. Televizyonlardan açılış haber ve gösterimleri takip ettim. Teknolojinin ve mimarinin bir kültür merkezinde kullanılacak son neleri varsa, hepsi bu merkezde yerini almış. Özellikle dünyanın sayılı şehirlerinin başında gelen İstanbul’a adeta yeni bir rekabet ve saygınlık kazandırdı.
Her zaman tenkit olmaz, bu gibi fevkalade başarıların da takdiri şarttır.
Sayın Cumhur Başkanımız, Recep Tayyip Erdoğanı ve Bakanımız Mehmet Nuri Ersoyu’ kutluyorum.
Tabii emeği geçen herkesi de.
Bu arada, Atatürk Kültür Merkezi’nden başlayıp, Galataporta kadar uzanan “Beyoğlu Kültür Festivali”nin de gündemin devamı olarak başlaması ayrı bir faaliyet ve güzellik oldu. TV’lerde demeç verirken Sayın Bakan Ersoy’un parlayan gözleri ve nadiren rastladığımız güler yüzü bu başarının memnuniyeti olarak belleklerde canlandı.
AKM’de başlayan 9 sergi, Gezi Parkı’nın Taksim tarafındaki “Işık Sergisi” ile “Kartografya Yaya Sergisi” gibi birçok serginin yer alması gerçekten bir kültür festivalinin gerçekleşmesi oldu. Sayın Bakan Ersoy, “Beyoğlu Kültür Yolunu” İstanbul’un modern yüzünü ve tarihi ile harmanlayarak ziyaretçilerine anlattığını bir konuşmasında da ifade etti. Bu proje için üç yıllık bir çalışmanın sonucunda erişildiğini anlattı. İşte Taksim’den başlayan bu Festival Yolu, Galataport’a kadar uzanarak bir kültür yolu oldu.
Sonuç: Demek ki, gerçek başarılar alkışlanıyor ve takdir ediliyor. Özellikle siyaset ile kültür faaliyetleri, karıştırılmaz, çeşitli baskılara uğramaz ve hedefler dışında kullanılmaz ise, toplumsal takdir ve teşekkürü hak etmektedir.
Bu eser gerçekten Türkiye’mizin yüzünü ağartan bir yapı oldu. Göreceksiniz, dünya kültürünün fertleri ve kuruluşları, çeşitli konser, opera, tiyatro, müzik faaliyetlerini yaşamak ve yaşatmak için buraya akın edeceklerdir.
Çok önemli bir şeye dikkat çekmek istiyorum. AKM’nin yönetiminde görev alacak, bürokrat ve sanatçılar çok ehil ve gerçekten sanat kural ve enternasyonel alanlarda tanıtan, tanıyan yani ehil kimseler olması gerektir ve şarttır. Sayın Ersoy, umarım bu konuda titiz davranacaktır.
Tekrar ediyorum, çok güzel bir eser hizmete alındı. İstanbul ve Türkiye, kültür ve sanat dünyasında güzel bir sanat arenasına kavuştu.
Bu modern binanın yapımında emeği geçen herkese tekrar sonsuz tebrik ve teşekkürler… Ayrı bir teşekkür de “ATATÜRK” ismini bu eserde muhafaza edenlere…