Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Asfalyalar atarken!

İzmir ve Ege dolaylarında elektrik sigortasına ‘asfalya’ denir. Elektrik sigortası attığı zaman, İzmirli ve Egeli hemşerilerimiz ‘asfalya attı’ derler. Günlük yaşamın içinde, ‘asfalyası atmak’ deyimi de vardır. Bu deyim insanların sinirli halini ifade eder.Günümüzde yaşanan onca sıkıntı, sorun ve pahalılık içinde, doğrusu asfalyası atan atana!.. TÜİK’in bastırılmış tüketici enflasyon oranının bile yüzde 19,89 olarak ilan edildiği bugünlerde, asfalyalar nasıl atmasın!..


Asfalyaları attıran sorunlar içinde elektrik, doğalgaz gibi enerji faturaları başı çekiyor. Bu yılın ilk beş ayında 1 milyon 525 bin hanenin elektriği, 674 bin 784 hanenin doğalgazı kesilmiş. Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki zorlu kış mevsiminde, yurttaşlar bu faturaları karşılamakta daha da zorlanacaklar!.. Bu gerçekliğe karşın, siyasal iktidar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘kara kış fonu’ oluşturulması talebine kulaklarını tıkıyor!..

Elektrikle ve doğalgazla işimiz var!

Enerji sorunsalı içinde, elektrikle ve onun üretim hammaddesi olan doğalgazla işi olmayan neredeyse kimse yok. Konutların aydınlatmasından ısıtmasına, sanayi üretiminden çiftçinin tarlasını sulamasına kadar, hemen her yerde elektrikle ve doğalgazla işimiz var!..


İşin ilginç tarafı, hayatımızda bu denli ağırlığı olan enerjinin üretiminde dışa bağımlıyız. Bu nedenle de hem dışarıda yaşanan krizler ve hem de dövizdeki artışlar, bu sorunu tetikliyor ve daha da büyütüyor. Elektriğe ve doğalgaza yapılan zamlar, enflasyon oranının da üzerinde seyrediyor. Halk bu zamları, işyerleri fatura bedellerini ödemekte zorlanıyor. Bu durumda, vatandaşın asfalyası atmasın da ne yapsın!..

Enerjide dışa bağımlılık

2019 yılı verilerine göre, enerji kaynakları arzı içinde yerli kaynakların payı yüzde 31 iken, dışa bağımlı kaynakların oranı yüzde 69’dur. İthalata bağımlılık, dövizdeki olağanüstü artışlarla birlikte enerji hammaddelerinin maliyetini tırmandırmaktadır. Bu da vatandaşa ve üretimde kullanılan enerji faturalarına yansımaktadır. AB İstatistik Ofisi verilerine göre, elektrikte ve doğalgazda zam şampiyonuyuz! Son 2 yıllık dönemde elektrikte yüzde 47,doğalgazda yüzde 42 zam oranlarıyla, Avrupa ülkelerine fark atıyoruz!..


Bir başka önemli sorun, bu iktidar döneminde elektrik ve gaz dağıtımının özelleştirilmesidir. Böylece enerji alanında halk tümüyle özel sektörün insafına terk edilmiştir. Örneğin elektrik üretiminde özel şirketlerin payı, yüzde 83,3 oranıyla altıda beştir. İstanbul dışında kentsel gaz dağıtımı da özel sektör tarafından yapılmaktadır.


Enerji krizi

Konunun bir de küresel boyutu var. Enerji meselesi, dünyada da krize dönüşüyor. Uluslararası Enerji Ajansı tarafından yayımlanan ‘Dünya Enerji Görünümü 2021’ raporunda, durumun yakıcılığı ve ivediliği, çarpıcı verilerle ortaya konuyor.
Bu rapora göre, izlenmesi gereken yol oldukça zorlu ve dar. Ancak dünya nüfusunun büyük bölümünün kirli hava soluduğu ortamda, bu nedenle her yıl 5 milyon erken ölümün meydana geldiği göz önüne alındığında, konunun önemi ve yapılması gerekenlerin ivediliği daha iyi anlaşılıyor.

Karanlık günler kapıda mı?

Küresel ölçekli temiz enerji sorunsalının yanı sıra, belki ondan da önemli olarak,gerekli ve yeterli enerjinin sağlanabilmesi sorunu var. Ekonomik açıdan büyük sorunlar yaşanan ve enerji açısından dışarıya bağımlı olan bizim gibi ülkelerde bu sorun ve ihtiyaç, giderek daha daivedi bir hâl alıyor ve gerçekten yaşamsal derecede önem taşıyor.
Bu konuları yakından izleyen uzmanların dile getirdikleri ve dikkat çektikleri durumlar, doğrusu insanı endişelendiriyor. Bu bağlamda, ister istemez ‘karanlık günler kapıda mı’ sorusunu da akla getiriyor ve sorduruyor.


BM İklim Değişikliği Konferansı

Dünya, enerji krizi ile baş edebilmenin yollarını arıyor. Bu bağlamda, iklim krizi ile ilgili gelişmeler büyük önem kazanıyor. Bütün bu sorunlarla mücadele edilebilmesi için, ardı ardına raporlar yayınlanıyor ve konferanslar düzenleniyor. Bugünlerde İskoçya bu arayışlara ev sahipliği yapıyor. 1-12 Kasım tarihleri arasında İskoçya’nın Glasgow kentinde Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı (COP26) toplanıyor.


Bu konferansın, iklim krizinin ve enerji sorunlarının aşılması yolunda, yeni ve olumlu bir adım olmasını diliyoruz. Bütün dünyada olduğu gibi, bizim de ilgimiz ve dikkatimiz bu konferansa odaklanacak. Bu vesileyle, ‘çevre politikaları konusunda kritik derecede yetersiz altı ülkeden biri olan’ ülkemizin yetkilileri başta olmak üzere, konuyla ilgili herkesi, bu konularda daha duyarlı olmaya çağırıyoruz.