Oyun ekosistemi kuleizmir’de buluştu

Kuleizmir – Oyun Girişimcilik ve Yazılım Merkezi kapsamında düzenlenen Kuleizmir Game Hackathon maratonu sona erdi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Girişimci ruhunu destekleyip teknoloji ve inovasyonu İzmir’de ön plana çıkarmak amacıyla Eylül ayında kurulan kuleizmir – Oyun Geliştirme ve Yazılım Merkezi, bir ay süren faaliyetlerini Kuleizmir Game Hackathon ve Publish the Game Jam etkinlikleri ile taçlandırdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ ve Digi Game iş birliği ile kurulan girişimcilik merkezinin ilk etkinlikleri, hem genç yazılımcılar, hem girişimciler hem de yatırımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.

Oyun Geliştirme ve Yazılım Merkezi’nde “özgürlük” teması altında gerçekleşen Publish the Game Jam etkinliğine Türkiye’nin farklı illerinden gelen ve 25 kişiden oluşan 8 takım, 48 saat boyunca aralıksız olarak çalışıp oyunlarını geliştirdi. İçeriklerinde İzmir’in sembollerine yer veren takımlar, etkinlik sonunda yatırımcılar ve katılımcılara oyunlarını tanıtan sunumlar gerçekleştirdi. Katılan her ekibe Digi Game tarafından 1.000 TL katılım pirimi ve asset pack desteği verildi. Ayrıca sunulan her oyun, STEAM sayfasında yayınlanma hakkı elde etti.

“Yeniden Doğuş” kapsamında ödüller sahiplerini buldu

İzmirli gençlerin katılımı ile gerçekleşen bir diğer etkinlik ise Kuleizmir Game Hackathon etkinliği oldu. “Yeniden Doğuş” teması kapsamında bir araya gelen gençler, 48 saat boyunca oyun fikirlerini hayata geçirme olanağı buldu. Takıldıkları noktalarda mentör desteği alarak fikirlerini hayata geçirme fırsatı yakalayan genç yetenekler, oyun geliştiricileri ve yatırımcılar karşısında ilk kez geliştirdikleri oyunları sundu. Hackathon sürecini başarıyla tamamlayan 10 ekip arasında üçüncü takım “Defity”, ikinci takım “Thunder Jam” oldu.

Oyunun ana karakterinin verilen süre kapsamında hayatta kalmaya çalışmasını anlatan ve sağlığına kavuşmak için Ege Üniversitesi Hastanesi’ne yetişmesi ile geçen süreci anlatan oyun ise, jüri tarafından birinci olarak seçildi. Yaşları 21 ila 26 arasında değişen genç oyunculardan oluşan “No More Monke” isimli takım, geliştirdikleri oyunda ayrıca İzmir Metro’sunun Bornova, Bölge, Konak, Sanayi gibi istasyonlarına da yer verdi. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde okuyan ve ilk kez bir oyun hackathonuna katıldıklarını belirten genç yetenekler, bu etkinliğin ardından bir kuluçka merkezinde girişimcilik hayatına atılacaklarını ifade etti. Kuleizmir Game Hackathon etkinliği sonunda finalistlere İZFAŞ tarafından toplam 10.000 TL para ödülü verildi.

Teknoloji ve yaratıcılık deyince Türkiye’de ilk akla gelen kent, İzmir

Temel noktada KOSGEB olarak teknoloji odaklı girişimlere önem verdiklerini belirten KOSGEB İzmir İl Müdürü Dr. Levent Arslan, “Buradan İzmir özelinde çıkacak fikirler, şirketleşmeye dönerse biz KOSGEB olarak onları desteklemek istiyoruz. O yüzden buradayım. Çıkan sonuçları değerlendirmek için sunumları dinledim. Teknoloji ve yaratıcılık dediğimiz zaman zaten Türkiye’de ilk akla gelen kent İzmir. Bunun örneklerini farklı sektörlerde gördük. Oyun sektörü de yine teknoloji ve yaratıcılığın buluştuğu bir sektör olduğu için burada ekosistemdeki üniversitelerle ve sivil toplum kuruluşlarının destekleri ile birlikte bu iş bence Türkiye’de İzmir’den yükselecektir diye düşünüyorum” dedi.

Türk oyun şirketleri yurt dışından yatırım desteği almaya başladı

Oyun girişimciliğinin, KOSGEB destek programının teknoloji alanında yüksek teknolojiye giren bir sektör olduğunu belirten Dr. Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bu sektörde şirket kuracak firmalara kuruluş aşamasında bizim 300 bin liraya kadar ciddi desteklerimiz mevcut. Daha sonra onları uluslararası boyuta taşımak için de farklı desteklerimiz var. Zamanlama açısından da bence çok doğru bir zamanlama. Şu an özellikle son yıllarda Türk oyun şirketlerinin yurt dışından yatırım almasıyla birlikte gençlerimiz bu sektöre yöneldi. Hem teknolojik girişimleri hem genç girişimcileri odağına alan bir kurum olarak biz de bundan son derece memnunuz. Ayrıca buradaki ekipler arasında çok sayıda kadın oyun yazılımcısı gördüm. Bu da beni çok mutlu etti. Kadın girişimcilerimiz de bizim önceliğimizde yer alıyor. Buradaki ekiplerden de İzmir’de yerleşik olarak şirketini kurmak isteyenler olursa, KOSGEB olarak her zaman arkalarında olacağız”.

İzmir oyun sektöründe başkent olacak

Üç gün süren Hackathon etkinliğinde hem mentör hem de jüri olan Team Machiavelli adlı oyun şirketinin Kurucu Ortağı Halil Onur Yazıcıoğlu, “Yaklaşık 3 seneden beri oyun geliştiriyoruz. Bu etkinliği oldukça yararlı bulduk. Burada hem tecrübeli arkadaşlar hem de ilk defa oyun yapma sürecine dâhil olanlar var. Birbirleriyle buluşup tanışmaları için güzel bir ekosistem oldu. “Yeniden doğuş” teması kapsamında oldukça yaratıcı işler çıktı. Oyun geliştiriciliği dijital bir tarafta kaldığı için ithal edilen bir ürün olmuyor. Bu sebeple lojistik destek isteyen bir sektör değiliz. Dolayısıyla İstanbul’a yöneldiği düşünülen istihdamın bu alanda İzmir’e kayacağını düşünüyorum. Oyun sektöründe İzmir’in alternatif bir şehir olmasından öte bir başkent olacağına inanıyorum. Özellikle gençler için alternatif bir yerleşim ve istihdam alanı olacak. İzmir, tamamen oyun ekosistemini oluşturmaya odaklanmış bir yer. Kuleizmir Oyun Geliştirme ve Yazılım Merkezi de bu alana yönelik atılmış önemli bir adım” şeklinde konuştu.

kuleizmir oyun ekosistemini birleştirdi

Gençleri geleceğe yönlendiren ve bu alanda onlara istihdam kaynağı oluşturan bir meslek kökeninden gelen bilgisayar öğretmeni ve aynı zamanda Machiavelli Kurucu Ortağı Mehmet Can Güler, İzmir’de sadece oyun alanında yapılmaya çalışılan girişimcilik merkezini şu şekilde değerlendirdi: 

“kuleizmir’in içinde olduğu bu oluşum çok kıymetli. Oyun hackathonlarında motivasyon yine sağlanıyordu ama ekosistem oluşturma konusunda bazı sıkıntılar ortaya çıkabiliyordu. Gençler arasında birbirlerini tanıyanlar dışında süreklilik sağlayıp farklı mentörlere soru sorabilecekleri yapılar oluşamayabiliyordu. Burada kuleizmir Oyun Yazılım ve Girişimcilik Merkezi’nin bu girişimi sağlaması, oluşturulan ekosistemdeki insanların basamakları daha rahat atlaması için faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Gençler burada üç gün boyunca çok sıkışık bir süreç yaşadı. Oyunu yapmalarının yanı sıra fikir aşamasında bulunup üzerine bir şeyler koymaları gerekiyor. Sonunda herkes ürün çıksın istiyor. Bunun ötesinde her şey bittikten sonra düzgün bir şekilde anlatıp sunmanız gerekiyor. Bunları nereye getirdikleri nasıl yaptıkları ile ilgili süreci anlatmaları gerekiyor. Uykulu ve yorgun gözlerle bu maratonu tamamladılar ancak onları hayatlarında farklı noktalara taşıyacak çok güzel başlangıçlara imza attı”.