Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Üniversite kenti İzmir’in avantajları

Bilgi Teknolojisinin gelişimi, öğrenme ihtiyacında küresel patlamayı tetikledi; bu sayede eğitim ve öğretim, “uluslararası ekonomik bir değer” kimliği kazanarak yaklaşık 100 milyar USD tutarında bir kaynağın dolaştığı verimli bir pazar haline geldi. Bu kaynak bilim arzı güçlü ülkelere akıyor. Bu ülkelerin Üniversite Kentleri, söz konusu akımdan en yüksek payı alıyor. Bu pazarda finans hareketleri yanında dikkate değer nüfus ve kültür hareketlilikleri de sağlanıyor her yıl 3,5 – 4 milyon uluslararası öğrenci ve öğretici ülkeler arasında yer değiştiriyor.


İzmir, bugün itibariyle, Türkiye’de yükseköğretim yatırımları açısından “Uluslararası Cazibe Merkezi” niteliğine ve “Üniversiteler Kenti” olma potansiyeline en yüksek düzeyde sahip bir kenttir. Bu sayının 2023’te 12-15 üniversiteye ulaşabileceği öngörülüyor. Var olan üniversiteler yaklaşık 160 bin öğrencisi ve 8 bin akademik kadroya sahip. Aile ve yakın sosyal çevre ile birlikte bu sayı kent nüfusunun dörtte birini oluşturuyor. Bu sayının, beş yıllık bir vade içinde en az iki katına çıkabileceği öngörülüyor.
Kentin eğitimli insan nüfusunun yüksekliğine bağlı olarak eğitim ve kültür-sanat duyarlılığının yüksekliği belirtilen cazibe ve kalite kimliğini destekler niteliktedir.


İzmir sanayisinin kent dışında konuşlanma eğilimi, kent ekonomisinin çok dilli, çok dinli ve çok uluslu kültürel dokuya da uygun olarak bilim ekonomisine yönelme seçeneğini ciddi olarak değerlendirmeye yöneltiyor.
Kısaca uluslararası yatırımcıya açık bir bilim ekonomisi cazibe merkezi niteliğine sahip Üniversite Kenti kimliği, şu ana kadar İzmir’e yönelik olumsuz bir eleştiri kaynağı olarak kullanılan “emekliler kenti” argümanını Üniversiteler Kentine dönüşüm sonrasında, yaratabileceği öğrenci ve bilim insanı konaklama olanağı nedeniyle + değer yaratan bir kent ekonomisi kaynağına dönüştürür. Emeklilerin evlerinde sağlayabileceği konaklama olanağı, aile bütçesi kadar kent ekonomisine de ekonomik katkı sağlar. İzmir’deki üniversite ve özel yurt kapasitesi, bugün için, kent dışından gelen öğrencilerin konaklama ihtiyacının yüzde 8’ini karşılayabiliyor. Uluslararası öğrenci ve bilim insanlarına aile yanında konaklama açılımı, İzmir’e çok kültürlü genç nüfus enerjisi aşılarken bilim ekonomisinin akademik rekabete dayalı dinamizmi ile uluslararası finans kaynağı dikkate değer olumlu ekonomik kaynak sağlar. Bu gelişme sonrasında, değinilen üniversiteli nüfusunun İzmir’de konaklayacağı, bu kentin ulaşım olanaklarından yararlanacağı, temel ihtiyaçlarını bu kentin ekonomisine katkı sağlayarak karşılayacağı unutulmamalıdır. Uluslararası bilim endüstrisinin bu kente kaynak aktararak yatırım yapması yanında kentin, bu konuda uluslararası marka olmuş Cambridge, Oxford, Boston vb. üniversite kentlerini aratmayacak düzeyde bir bilim rekabetine ev sahipliği yapma olanağını yakalayacağı bilinmelidir.