Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Cumhuriyetimiz 100. yaşına hazırlanıyor

Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923 yılında kuruldu ve bu hafta yani 29 Ekim 2021 tarihinde 99 yaşını kutlayacağız. Şimdiden önümüzdeki yıl için heyecan duyuyoruz çünkü Cumhuriyetimizin 100. yılının coşkusu içimizi kaplıyor.
Hiç kuşkusuz, 29 Ekim 1923, ülkemizin en önemli ulusal günlerinden birini tarihe kaydeden istisna bir gün. Bu tarih itibari ile Devletimizin kurucusu Atatürk’ün de ifade ettiği gibi, “Milletimizin karakterine ve adetlerine en uygun olan, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan demokratik yönetim sisteminin adı artık Cumhuriyet olmuştur.”
Osmanlı İmparatorluğunu Bahriye Nazırı Rauf Bey’in temsil ettiği ve İtilaf Devletleri ile Limni adasının Mondros Limanı’nda bulunan Agamemnon zırhlısında 30 Ekim 1918 karanlığında İmzalanan Mondros Mütarekesi ve arkasından Paris’in 3 km batısındaki Sevr (Sèvres) kasabasındaki Seramik Müzesi’nde 10 Ağustos 1920’de kaleme alınan 433 maddelik Sevr Antlaşması, hiç kuşkusuz, Ülkemizin siyasi olarak yok oluşunun belgeleri idi. Bu gelişmelere karşı duran ulusal irade, Atatürk’ün şahsında vücut buldu ve Amasya genelgesinin yayınlanması sonrası yapılan Erzurum ve Sivas Kongreleri ardından 23 Nisan’da da TBMM’nin açılması ile doruğa çıktı. Ancak, bu siyasi kararların hayatiyet kazanması, 1.ve 2. İnönü Savaşları, Sakarya Muharebesi ve yine Atatürk’ün büyük askeri dehası sonrası Başkomutanlık Meydan Savaşı olarak adlandırılan, 26-30 Ağustos 1922 tarihleri arasında gerçekleşen ve düşmanın kesin yenilgisi ile sonuçlanan askeri başarılarla söz konusu olmuştur ki tümüne bakıldığında bu bir Ulusal Destan’dır.
Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan bu Zafer ile tarihimizde gördüğümüz en karanlık dönemden kurtulmuş ve Ulusumuzun en küçük bireyinin dahi tarifi mümkün olamayacak özverilerinin ve azminin büyük yansıması olan bir varoluşu kucaklamıştır.
Cumhuriyet ilan edildiğinde, ABD’de Cumhuriyetçi Warren Harding, İngiltere’de David Lloyd George, Rusya’da da Sosyalist devrimi gerçekleştiren Vladimir İlyiç Lenin gibi tarihi şahsiyetler ülkelerinde hüküm sürüyordu ama tüm ülkeler, 1. Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan sosyal, siyasi ve ekonomik krizlerle boğuşmakta idi. Almanya, Versay Antlaşmasının ağır yaptırımlarından sıyrılmaya çalışmakta, İngiltere, galip tarafta olmasına rağmen ekonomik kayıplarını telafi etmekle uğraşmakta, Rusya ve ABD ise kendi iç sorunları nedeni ile Avrupa Politikalarından uzaklaşmış bir görüntü çizmekte idi. Ve dünya hızla ekonomik bir krize doğru gidiyordu. Sonradan Büyük Bunalım denilecek olan 1929 ekonomik krizinde, sanayileşmiş ülkelerinin şehirlerinde işsizler ve evsizler ordusu oluşmuş,bunalımdan etkilenen birçok ülkede sektörler dolayısı ile de ekonomik faaliyetleri durmuş; tarım ürünü fiyatlarındaki astronomik düşüşler sonrası çiftçiler başta olmak üzere kırsal bölge nüfusu olumsuz etkilenmiştir.Bunalım dünyada 50 milyon insanın işsiz kalmasına, yeryüzündeki toplam üretimin yüzde 42 oranında ve dünya ticaretinin de yüzde 65 oranında azalmasına neden olmuştur.
Ülkemizde ise Cumhuriyet ilan edildiğinde, Kurtuluş Savaşı sonrası tüm kaynaklarını kullanmış bir millet olarak tüm kurum ve kuruluşları ile yeniden yapılanan bir durumun içinde idik. Örneğin o zamanki nüfusumuzu bile tam olarak belirlenmek zordur, Osmanlı’da yeni asker gereksinimini karşılamak ve vergi toplamak amaçlı nüfus sayımları 1831, 1844, 1866 ve 1885 yılları dışında yapılmamış, Cumhuriyet döneminin ilk sayımı da ancak 1927 yılında gerçekleştirilememiştir. 1927 sayımının sonucu 13.648.270 idi. Sanayi kuruluş dökümleri ve tarımsal veriler ise hiç yok denilecek düzeydedir. Nitekim, Cumhuriyetin ilk işlerinden birisi İzmir’de bir iktisat kongresi düzenlemek olacaktır (İzmir İktisat Kongresi,17 Şubat-4 Mart 1923).
Mustafa Kemal Atatürk’ün, Dünya’da bir eşi olmayan askeri ve siyasi zaferleri ile 29 Ekim Cumhuriyet Bayramına giden yolculuk öylesine zorlu oldu ki, gerek bu yıl gerekse önümüzdeki 100.yıl kutlamaları da ona paralel büyük bir onur ve gururla gerçekleştirilecektir. Hepimize kutlu olsun.