Geleceğin Kadın Liderleri programının mezun sayısı 1250 genç kadına ulaştı

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Sanofi Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘Geleceğin Kadın Liderleri’ projesinin 2021 yılı buluşması 19-22 Ekim tarihlerinde dijital olarak gerçekleşti.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Kadın istihdamına katkıda bulunmak amacıyla yürütülen ve bu yıl, 11’inci dönemini geride bırakan ‘Geleceğin Kadın Liderleri’ projesi yeni mezunlarını verdi. Genç kadınların iş hayatına güçlü bir başlangıç yapmaları için çalışmalarına devam eden KAGİDER ve Sanofi tarafından hayata geçirilen program, bu yıl da dijital olarak gerçekleşti. Dört gün süren eğitim; iş hayatına yönelik temel bilgi ve beceriler, kariyer geliştirme ve yönetmeye yönelik bakış açısı ve işe giriş becerileri başlıklarını kapsadı. 2021 yılı proje buluşmasında, üniversiteden yeni mezun veya üniversite son sınıf öğrencileri arasından, başarılı ve eşit fırsata sahip olmayan, Türkiye’nin dört bir yanından seçilen 250 genç kadın yer aldı.

Etkinlik, KAGİDER Başkanı Emine Erdem, Sanofi Türkiye ve Levant Kurumsal İletişim Direktörü Pınar Kaya ile Sanofi Türkiye, İran ve Levant Finans Direktörü Adil Lamrani’nin açılış konuşmalarıyla başladı. 

KAGİDER Başkanı Emine Erdem yaptığı açılış konuşmasında “Hem kendi ülkemiz hem de dünyamızın geleceği için kadınların katılımı kilit bir işleve sahip. Çünkü kadınları ekonomiye ve sosyal hayata daha çok dâhil eden her türlü senaryo çarpan etkisi yaratıyor. Refah içinde yaşayabileceğimiz, eşit ve sürdürülebilir bir gelecek, ancak kadınların hayatın her alanında daha çok söz sahibi olmasıyla mümkün… 

Bundan 11 yıl önce Geleceğin Kadın Liderleri projesini hayata geçirirken amacımız genç kadınları istihdama hazırlamak, iş dünyasında onları bekleyen her durumu gerçek hayattan örnekler ve deneyim paylaşımlarıyla aktarmaktı. Her program sonrası yaptığımız anketler sonucunda genç kadınların en çok ‘kendinin farkına varmak’tan bahsettiğini görüyoruz ve bu bizi sevindiriyor. Çünkü öz farkındalık değişimin ve iyileşmenin ilk adımıdır ve biliyoruz ki toplumsal değişim, farkındalık gençlerle başlar. 11 yıl sonra dönüp baktığımızda amacımızın gerçekleştiğini görmek çok güzel,” dedi. 

Sanofi Türkiye ve Levant Kurumsal İletişim Direktörü Pınar Kaya ise çözüm odaklı yaklaşımın önemine değinerek “Sanofi Türkiye olarak her zaman ‘Toplum için daha fazla neler yapabiliriz?’ sorusunu aklımızda tutarak hareket ediyoruz. Cinsiyet eşitliği de çok daha fazlasının yapılmasının gerekli olduğu bir alan olarak önümüze çıkıyor. Kadınların evde, işte, sokakta eşit şartlara sahip olabilmesi için gidilecek çok yol var ve maalesef pandemi bu yolu biraz daha uzatmış durumda. Çünkü krizler baş gösterdiğinde, ekonomik etkilerden kadınlar ve kız çocuklar daha fazla etkileniyor. Şu anda Türkiye’de 20 ile 24 yaş arasındaki genç kadınların yüzde 45’i ne eğitimde ne iş hayatında varlar. Bu noktada, sorunları konuşmak yerine çözüme katkı sağlamanın kilit bir yaklaşım olduğunun bilincindeyiz. Genç kadınlara kariyerlerinin en başında donanımlar kazandırmanın ve özgüven aşılamanın, başarılı bir kariyere sahip olma yolunda çok kritik olduğuna inanıyoruz. Bugüne kadar eğitimleri tamamlayan kızlarımızın %92’sinin kariyer hayatlarına başarıyla devam etmesi bizim için ayrı bir mutluluk ve gurur kaynağı,” dedi.

Sanofi Türkiye, İran ve Levant Finans Direktörü Adil Lamrani ise cinsiyet eşitliğinde kadınların ve erkeklerin birlikte çalışmasının öneminin altını çizdi ve şu açıklamayı yaptı: “Cinsiyet eşitsizliği konusu sadece kadınlar için değil tüm toplum için çok önemli. Bu konuda kadın rol modelleri olması gerektiği gibi erkek rol modellerin de yer alması şarttır. Sanofi, 11 yıldır KAGİDER ile birlikte başarıyla yürüttüğü Geleceğin Kadın Liderleri projesine her zaman şirketin erkek yöneticilerini de dahil etmeyi başarıyla sürdürüyor. Ben de bugün bu nedenle ve Sanofi Türkiye’nin Kapsayıcı Çeşitlilik Elçisi olarak aranızdayım. Bu görevlerimin yanı sıra bir kız babasıyım. Onun herhangi bir engel veya sınırlama olmaksızın tüm yaşam fırsatlarını değerlendirebilmesini sağlamak benim için çok önemli.”