CHP’li Bingöl’den ‘kredi’ çıkışı

CHP Parti Meclisi(PM) Üyesi ve Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, erken seçimden ve ön seçime Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağını tartışmalarından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in performans değerlendirmesine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

CHP Parti Meclisi(PM) Üyesi ve Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, İzmir ve ülke gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Erken seçim ve son dönemlerde CHP içerisinde tartışmalara neden olan ön seçime dair konuşan Bingöl, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağını tartışmalarına da değindi. 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer2in 2,5 yılını da değerlendiren Bingöl, yalnızca İzmir değil ülke gündeminde de sıkça konuşulan Dünya Bankası kredisi üzerinden iktidarın, CHP’li belediyelere negatif ayrımcılık yaptığını söyledi. 

“Erken Seçimi Duyduklarında Tüyleri Diken Diken Oluyor”

Muhalefetin ana gündem maddelerinden olan ve sıkça gündeme gelen erken seçim talebinin muhalefetten değil halktan gelen bir talep olduğunu belirten Bingöl, “Erken seçim, uzun süredir muhalefet partilerinin birçoğu tarafından dillendiriliyor. Bu haklı bir talep. Ben erken seçimin ötesinde hemen seçim demek istiyorum. Çünkü erken seçim, sadece muhalefet partilerinin talepleri değil. Biz uzun süredir Anadolu’yu dolaşıyoruz. Gittiğimiz her yerde vatandaşlar erken seçimi dillendiriyor. Biz, erken seçimi dillendirirken vatandaşlarımızın taleplerini dillendiriyoruz. Nereye gidersek gidelim vatandaşlarımızın sorduğu ilk soru ‘Erken seçim olacak mı’ oluyor. Bunu neden söylüyorlar? Çünkü vatandaşımız zor durum. Çok ciddi bir krizin eşiğindeler. Ekonomik olarak darboğazda olan vatandaşımız, işsizliğin pençesinde olan gençlerim, bir an önce erken seçim olsun da bu iktidar el değiştirsin istiyor. İşsiz gençlerimiz iş bulsun, ekonomi düzelsin. Vatandaşlarımızın kaygısı bu. Her gün gelen zamlar, ekonomik parametrelerin sıklıkla bozuluyor olması vatandaşa yansıyor. Çok ciddi boyutlara ulaşan vergiler, özellikle son bütçeden sonra yağmur gibi gelecek. Zamlar ve vergiler vatandaşların sırtına biniyor. Bu yüzden vatandaş artık bitap düşmüş durumda. Bir an önce seçimi vatandaşlarımız istiyor. Biz muhalefet partisiyiz. Elbette seçim bizim için uygundur, isteriz, , dillendiririz. Ama bu talep vatandaşların talebi. Peki bu iktidar erken seçim yapar mı? Bu iktidar erken seçim yapmaz, yapamaz. Eğer işler yolunda gitseydi ve seçimi alabilecek ortam görselerdi zaten onlar bu ısrarcı seçim taleplerine ‘Hadi buyurun’ derlerdi. Ama şu anda erken seçimi duyduklarında tüyleri diken diken oluyor” dedi.

“Anket Sonuçları Erdoğan’ı Ürkütüyor”

İktidar seçimlerin erken değil zamanında olacağını ifade ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için erken seçimin tek yol olduğu ortaya atılmıştı. Anayasanın ilgili maddesini erken seçim üzerinden değerlendiren Bingöl, “Öyle bağlayıcı bir durum yok tekrar aday olması için. Anayasa değişikliği buna cevaz veriyor. Tekrar aday olabilir. O açıdan zaten böyle bir tehlike görse onunla ilgili olarak seçimi yeniden formüle edebilir ancak öyle bir kaygısı yok. Bütün kaygısı, seçime girip kazanıp kazanamayacağı. AKP Genel Başkanı bu seçimi alamayacağını görüyor. Çok ilginçtir yıllardı hep anketleri çok önemsediğini söyleyen Erdoğan, şimdi çıkıp ‘Ben artık anketlere inanmıyorum’ diyor. Ama anket firmaları değişmedi. Anket firmalarının yaptığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkan tablo, Erdoğan’ı ürkütüyor ve artık ‘Anketlere inanmıyorum’ deme noktasına geldi. Bu da kaybedeceğinin çok somut göstergelerinden biri” diye konuştu. 

“İttifak Koşulları Önümüze Çıkacak” 

Seçim gündemi, ittifakların cumhurbaşkanı adaylarının kim olacağı sorusunu da beraberinde getirdi. Cumhur İttifakı tarafından herhangi bir isim verilmezken Millet İttifakı adaylığı konusunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ismi öne çıkan kişi oldu. Millet İttifakı’nın adayının kim olacağına ilişkin konuşan Bingöl, “Bu, sıklıkla karşılaştığımız sorulardan biri. Bu da Cumhur İttifakı adayının kaybedeceğinin somut göstergelerinden biri. Vatandaşlar, Millet İttifakı’nın adayının kim olacağını merak ediyor. Elbette bizim gönlümüzde yatan genel başkanımızın adaylığı. Başkanımız bir büyük devlet adamı ciddiyetiyle bu işi layıkıyla yapacak isimlerden biri. 10 yıldır verdiği ciddi ve sabırlı mücadele, Türkiye’yi önemseyen, 84 milyon vatandaşı aynı gözle gören bir siyasi liderin aday olması kadar doğal bir şey olamaz. Ancak bir başka realite de var. Sonuçta adayın belirlenmesi aşamasında ittifak koşulları önümüze çıkacak. İttifakı oluşturan partilerin düşünceleri bizim için çok nemli. Aday, değerlendirmeler sonrasında belirlenecektir” ifadelerini kullandı. 

Ön Seçimde İttifak Ayrıntısı

Ülke gündeminde erken seçim çağrıları varken CHP’nin içinde de ön seçim tartışmaları gündeme oturdu. Geçtiğimiz haftalarda düzenlenen CHP İzmir İl Danışma Kurulu’nun ana gündemlerinden olan ön seçim, partilileri ikiye bölerken konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bingöl, ön seçim için koşulların uygunluğunu işaret etti ve şunları söyledi; “Ön seçim bizim tüzüğümüzde var. Bizi diğer partilerden ayıran temle özelliklerden biri parti içi demokrasi. Bizim kongrelerimiz de farklıdır. Mahalle delege seçimlerinden itibaren tatlı bir rekabet vardır. Herkes özgürce aday olabilir ve bu durum Kurultay’a kadar yansır. Geçmiş dönemlerde ön seçim yapıldı. 2015 seçimlerinde ön seçim yapıldı. Hatta Sayın Genel Başkanımız milletvekili adayıyken İzmir’de ön seçime girdi. Yani o günün koşulları farklıydı. Bugün bir ittifak meselesi var. Koşullar çok değişti. İttifakların hangi partilerle olacağı, nasıl bir yöntem izleneceği belli olmadığı için şu anda ön seçim yapılacak ya da yapılmayacak demek için çok erken. Bunu MYK’mız elbette ki değerlendirecektir. Genel Başkanımızın ön seçimden kaçan bir yanı yok. Ama bugün bütün mesele Türkiye’yi rahatlatacak 84 milyonun mutluluğu ve huzuru için bir an önce seçime giderek hem cumhurbaşkanlığı hem de yerel seçimlerde Türkiye’ye rahat nefes aldıracak bir yapının oluşmasını sağlamamız. Evet şu anda koşullar farklı. Ama zamanı geldiğinde İttifakı oluşturan partilerin ne olacağı konuşulacak. Gerektiğinde yetkili kurullarımız uygun görürse ön seçim yapılabilir.”

“Üyelerimizin Doğru Tercihler Yapacağına İnanıyorum” 

Ön seçime ilişkin tartışmalarda dikkat çeken konulardan biri de partinin İzmir’deki üye yapısının ön seçime uygun olmadığı iddiaları olmuştu. İddiaları değerlendiren Bingöl, “CHP’ye üye olmak her vatandaşımızın en doğal hakkıdır. Hür iradeleriyle gelip partimize üye olurlar. İzmir’de de çok yoğun bir üye sayımız var. Şu anda sanırım İzmir’de naylon üyelikleri olan, dayatmacı anlayışla üye yapan AKP’yi saymazsak en çok üyesi olan parti CHP. Ayrıca üyelerimiz oldukça bilinçlidir. Bu tür kongrelerde ve ön seçimlerde nasıl v ekime oy kullanacaklarını değerlendirebilecek olgunluğa ve birikime sahip olan arkadaşlarımızdır. Çok büyük bir çoğunluğu bu özelliği taşır. Dolayısıyla ön seçim yapıldığında üyelerimizin doğru tercihler yapacağına inanıyorum” dedi.

“İzmir’de CHP’li Belediyeler Olduğu İçin Vatandaşlar Çıtayı Çok Yüksek Tutuyor”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in görevde geçirdiği 2,5 yılı da değerlendiren Bingöl, yandaş medya tarafından Büyükşehir’in hizmetlerinin karalandığını belirtti ve “Bizim bütün belediyelerimiz oldukça başarılı çalışmalar yapıyorlar. Yandaşlık duygusu böyle bir şey. Yandaş medya ve yaygın trol orduları, yapılan her çalışmayı kötülemek, karalamak ve yok saymak adına ne gerekiyorsa onu yapıyorlar. Başından beri AKP’nin yaptığı kötü işlerden biri yandaşlık duygusuyla yazıp çizmek ve algı oluşturmak. Yani yaptıkları iş algı operasyonu. Yoksa İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde Tunç Başkan’dan önce de çok değerli isimler önemli çalışmalar yaptılar. Çok önemli işlere imza attılar. Aynı şekilde Tunç Başkan da o çalışmaları sürdürüyor. İzmir’i daha güzel daha yaşanabilir bir kente dönüştürmek adına bütün belediye başkanlarımızla birlikte bu çalışmaları uyum içerisinde sürdürüyorlar. Yatırımlar yapılıyor, Genel Başkanımız sık sık gelip temel atma törenlerine ve açılışlara katılıyor. Yani durmaksızın İzmir’de çalışmalar sürüyor. Ama İzmir’de CHP’li belediyeler olduğu için vatandaşlar çıtayı çok yüksek tutuyor. Çok daha büyük ve farklı hizmetlerle karşılaşmak istiyorlar. Ama inanın yapılan çalışmaların hepsi çok kıymetli. Hepsi İzmirli hemşerilerimize daha yaşanabilir bir kent sunmak için yapılıyor. Yapılabilecek her türlü olumlu çalışma İzmirli vatandaşlarımız için yapılması gerekenler. Arkadaşlarımızın hepsi son derece başarılı çalışmalar sergiliyorlar” diye konuştu. 

“Pazarlama Yanları Eksik Olabilir”

Başkan Tunç Soyer’in sıkça “hizmetsizlik” eleştirilerine maruz kalmasının nedeninin reklam değil hizmet üretmesi olduğu mesajını veren Bingöl, “Tunç Başkan da bizim diğer belediye başkanlarımız da son derece mütevazı kişiler. Belki pazarlama yanları eksik olabilir. Yani ürettiklerini ve yaptıklarını mütevazi kişilikleri nedeniyle ala ile anlatamıyor olabilirler. Ama önemli olan o hizmetleri yapmış olmak. Geçmişte AKP’nin genel başkanı ve yöneticileri herhangi bir kente gittiklerinde bir çırpıda ‘150 tesis hizmete sokuldu.’ Nerede o tesisler? AKP’nin Genel Başkanı büyük rakamlarla açılışlar ya da temel atmalar gerçekleştiriyordu. Ama bakıyorsunuz bunların birçoğu kağıt üzerinde yazılıp çizilen tesisler. Bizim belediye başkanlarımız da mı böyle yapmalı? Yaptıkları hizmeti çok daha farklı bir tonda mı yansıtmalıdırlar? Önemli olan o hizmetleri üretmek, vatandaşlarımızın o hizmeti almalarını sağlamak. Zaten vatandaş, zamanı geldiğinde bunu değerlendirecektir. CHP’li belediyeler özellikle pandemi döneminde vatandaşlarımıza çok önemli katkılarda bulundular. Bu şekilde vatandaşlarımız CHP’li belediyeler sayesinde sosyal belediyecilik nasıl bir şey görmüş oldular” diye konuştu. 

“Kerem Ali Sürekli’nin Söylediğinin Hiçbir Gerçekçi Yanı Yok”

Başkan Soyer’in Dünya Bankası tarafından onaylandığını ve cumhurbaşkanının onayını beklediğini söylediği ve ardından müzakarelerin devam ettiğini belirttiği 360 milyon dolarlık krediye ilişkin tartışmalara da değinen Bingöl, AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli’nin “Dünya Bankası gündeminde kredi olmadığını söyledi” sözlerine de yanıt verdi  ve şunları söyledi;  “Bizim belediyelerimiz, kredi konusunda son derece zor durumdalar. Öncelikle Hazine garantili krediler engelleniyor. Tunç Başkanı projelerinin de dahil olduğu birçok projemiz ya bakanlıkta ya da cumhurbaşkanlığının önünde duruyor. 2-3 yıldır bizim belediye başkanlarımız böyle bir engellemeyle karşı karşıyalar. Kredi konusunda da sekteye uğratılıyorlar talepte bulunan belediyelerimizin o kredileri almaları için birtakım resmi işlemlerin yapılabilmesi gerekirken bunlar iktidar tarafından tamamen engelleniyor. İkincisi… Bizim belediyelerimize çok yoğun bir şekilde müfettiş gönderiliyor. Korkunç bir baskı altındalar. Bir açık arıyorlar ama bulamıyorlar. 5 yıllık belediye başkanlığı döneminde n az 40-50 kez müfettişlerle karlı karşıya kalan CHP’li belediyelerinin karşısında AKP’li belediyelere göstermelik 1-2 tane yanlı müfettiş gönderiliyor. Bu da bizim belediye başkanlarımızın ne kadar zor koşullarda çalıştığının göstergesi. O açıdan Kerem Ali Sürekli’nin söylediğinin hiçbir gerçekçi yanı yok. Onlar sadece yandaşlık duygusuyla bir şey söylemiş olmak için söylüyorlar. İzmir’de AKP’li siyasetçilerin yapabileceği hiçbir şey yok. Ne yapacaklar? Karalama yapacaklar, yanılgıya düşürecekler seçmeni. Ama İzmirli vatandaşlarımız son derece bilinçli ve böyle açıklamalara prim vermiyorlar.”

“Dertleri, CHP’li Belediyeleri Çıkmaza Sokmak”

Son olarak emsal artışı konusunda yapılan yetkinin bakanlıkta mı yoksa yerel yönetimlerde mi olduğu tartışmalarına da “seçilmişlik” üzerinden yanıt veren Bingöl, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na belediyelerin bazı yetkilerin verilmesi son derece yanlış. Çünkü belediye başkanı ve belediye yönetimi halktan bu yetkiyi almışlarsa yetkinin tümüyle belediyede olması gerekiyor. Bir belediye başkanı ve yönetimi kentin yararına olmayan bir konuda bir imar meselesine karşı çıktığında hemen o şahıslar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na giderek oradan sonuç almaya çalışıyorlar. Bu son derece yanlış. AKP bunu bilinçli yaptı. Kendi yandaşlarına menfaat temin etmek için rant uğruna imar artışı ve benzerlerini Bakanlık eliyle çıkardı. Belediyeden sonuç alamayanlar, kendi menfaatlerinin gözetilmediğini görenler koştur koştur AKP’lileri bulup bakanlıkta bunu yaptılar. Burayı en çok koruyup kollayacak olanlar, yerel yöneticiler. Bir kenti en iyi bilenler, o kentin yerle yöneticileri. Dolayısıyla siyaset yaptıkları yerde vatandaşın aleyhine hiçbir şey yapmazlar. Eğer belediyenin emsal artışlarıyla ilgili bir rakamı varsa bunu kendi teknik kadrosuyla araştırmış, ilçe belediyeleriyle değerlendirmiş ve o artışları vatandaşı mağdur etmeden kentin çıkarlarını da bütüncül bir şekilde koruyarak sonuç çıkarılmıştır. Sırf burada bir başarısızlık yaşansın diye bakanlık ve AKP kontur sorunlar çıkarıyor. Dertleri, CHP’li belediyeleri çıkmaza sokmak ve başarısız olmalarını sağlamak” dedi.