SADAT Kurucusunu, harp okulları “öğrenci mülakat komisyonuna” kim seçti?

Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

SADAT’ın kurucularından Gürcan Onat’ın “Harp okulları mülakatını 3 yıl SADAT yaptı” açıklaması, Türk Silahlı Kuvvetleri bakımından “endişe yaratan” bir tablonun ortaya çıkmasına sebep oldu.

SADAT’ın kuruluşunda yer almış olan Gürcan Onat’ın açıklamaları” harp okullarına giriş mülakatlarıyla ilgili olarak, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kritik bir değişiklik yapıldığı ve mülakat komisyonlarına “Milli Savunma Bakanı tarafından seçilecek sivillerin de girmesinin sağlandığı” ortaya çıktı.

“Bir dönem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanlığını da yapan Adnan Tanrıverdi’nin kurucusu olduğu Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (SADAT) mensuplarının harp okulları mülakatlarına katıldığı” iddialarına yer veren Oda TV haberinde, SADAT’ın kuruluşunda maddi katkısı olduğunu belirten emekli Binbaşı Gürcan Onat’ın, “Mülakatlar 2020 yılının sonuna kadardı. 15 Temmuz kalkışmasından sonra emekli subaylar çağrıldı. Bu uygulama 2020 yılına kadardı, üç yıl görev yaptım. 2021’de eskiye dönüş yapıldı. Milli Savunma Bakanlığı kendi bünyesinden oluşturduğu ekiple mülakatları yapıyor” açıklaması yer aldı.

Seçimi kim yaptı?

Harp okullarına giriş mülakatlarında emekli subay ve astsubayların yer alabilmesi, 22 Kasım 2016’da yayımlanan 678 sayılı KHK’ye konulan bir madde uyarınca 14 Ocak 2017’de çıkarılan yönetmelikle “TSK’ye dış kaynaktan personel alımı ile harp okullarına giriş için yapılan sınav komisyonlarında yer alacak emekli subay ve astsubayların, istekliler listesinden Milli Savunma Bakanı tarafından seçilmesi” hükmü yer aldı. Yönetmelik, “emekli subay ve astsubayların, 2020 yılı sonuna kadar TSK’ye dış kaynaktan personel alımı ve harp okullarına giriş için yapılan sınav komisyonlarında yer alması” sağlandı.

MSB’den açıklama

Milli Savunma Bakanlığı da “Harp okulları mülakatını 3 yıl SADAT yaptı” haberiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada “Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksek Okulu’na askeri öğrenci alım süreçlerinde her yıl ortalama 32 mülakat komisyonu kurulduğu, bu komisyonlarda yedeklerle birlikte ortalama 200 kişinin görev yaptığı ve her komisyonda 1’i başkan 5 üye bulunduğu, Gürcan Onat’ın sadece 2017 ve 2018’deki askeri öğrenci seçim komisyonunda görev aldığı belirtildi. Açıklamada “Haberler gerçeklikten uzaktır ve Milli Savunma Bakanlığı, TSK ve Milli Savunma Üniversitesi’ni yıpratmaktan başka hiçbir amaç taşımamaktadır. İddialarla ilgili yasal süreç başlatılmıştır” denildi.

Çıray Meclis’e taşıdı…

İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Hulusi Akar’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Radikal İslamcı SADAT’ın harp okullarına alınacak öğrencilerle ilgili mülakat yaptığı doğru mudur? Bu, TSK’ye ihanet değil mi?” diye sordu.

“AKP’nin şekillendirme çabası”

Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulunan emekli tümgeneral Ahmet Yavuz, “Başlangıçta bu komisyonların içinde iyi niyetli, gayretli, devletten yana, tarikatlara karşı tavrı olan kişiler de olmasına rağmen, zaman içinde AKP çizgisindeki kişiler ağırlıklı olarak bu komisyonlarda görevlendirildiler. Bu da AKP’nin tamamen kendi dünya görüşü doğrultusunda devleti ve dolayısıyla orduyu şekillendirme çabasının bir parçasıdır. AKP’nin tarikat ve cemaatlerle ilgili genel bakış açısıyla birleştirildiğinde gidişatın nereye doğru olduğunu bize gösteriyor” ifadelerini kullandı.

“Önceliğin bir gruba verilmesi, liyakati engeller” diyen Yavuz, şunları kaydetti: “Bizim itirazımız, bu yolla liyakate dayalı bir yapı oluşturulmasının mümkün olmaması nedeniyledir. Bu tabloda tarikatların, cemaatlerin önü açılmış olur. Tarikat ve cemaatler, FETÖ örneğinde gördüğümüz gibi her yerde örgütlenmek istiyorlar. Bizim inançla ilgili tasarrufumuz olamaz. Ama devleti yönetiyorsanız asker, polis, savcı kendi vicdanı dışında kimseden emir almamalı. Bir tarikat mensubu, 15 Temmuz’da gördüğümüz gibi komutanından aldığı emri değil, kendi şeyhinden aldığı emri yerine getiriyor. Dolayısıyla biz bu durumda 15 Temmuz’ları yeniden yaşarız, karşı çıkmamızın sebebi budur.”

“İlk SADAT’a müracaat ettiler”

Emekli hâkim Albay Ahmet Zeki Üçok da Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, daha önceden askeri personel ve öğrenci alımını belirleyen sınav komisyonlarının tamamının askerlerden oluşmasına karşın 15 Temmuz darbe girişimi sonrası KHK ile emekli subay ve astsubayların bu komisyonlarda yer alabilmesinin önünün açıldığını hatırlattı. Üçok, “İktidar, subay-astsubay alımlarındaki asker hâkimiyetini kıran bir düzenlemeyle kendisine yakın hissettiği kişilerden komisyon oluşturabilmek için bir KHK çıkardı ve bununla ilgili ilk müracaat ettiği yer de Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı yapmış olan Adnan Tanrıverdi’nin kurucusu olduğu SADAT oldu. SADAT bünyesinde bulunan birçok emekli subay ve astsubay bu kurullarda görev aldı. Burada yasal bir sorun yok; fakat bu komisyonlarda iktidar referansının etkili olması tehlikelidir ve risk yaratır. Yaklaşık 25 yıl önce TSK’den ayrılmış bir kişinin bunca yıl sonra personel seçimi yapması da sağlıklı bir sonuç vermez” ifadelerini kullandı.

*****

“TÜRKİYE’DE BİRİLERİ ÖZENMİŞ ‘BLACK WATER’ BENZERİ ORDU KURUYOR”

Namık Kemal Zeybek (Eski Kültür Bakanı)- SADAT denilen tuhaf kuruluşun, Türkiye’de yolunun açılması zaten başlı başına çok büyük bir yanlışlık… SADAT sözünün Nakşibendiler arasında çok yaygın kullanılan bir söz olduğu pek bilinmiyor ve bakıyorum da kimsenin bu konuda yazdığı, çizdiği, konuştuğu yok. SADAT, seyyidler demektir, SADAT şeyhlere söylenir. Derneğin başında bulunan kişi, yapay ordunun başındaki kişi besbelli tarikat kültürüne sahip. Mehdinin geleceğine inanıyor. Tarikat mensuplarının inandığı bu mehdinin kim olduğu belli değildir.

Amerika Black Water diye paralı ordu kurdu. Irak’a soktular, orada bunların yapmadığı rezalet kalmadı. Amerikan ordusu çok korkunç zulümler yaptı. Paralı asker böyle bir şeydir. Türkiye’de birileri özenmiş ve böyle bir ordu kuruyor. O kuruluşu temsil edenler de harp okuluna öğrenci alımında kendilerinin bir dönem etkili olduğunu, kendileri söylüyorlar. Bu ne kadar doğru, bunu da şu anda bilmiyoruz. Doğruysa korkunç bir durum. Bu tuhaf düşünceli adamın kurduğu tuhaf anlaşılmaz dernek, Türk ordusunun subayları olacak öğrencileri alma konusunda etkili olmuş ise gerçekten korkunç bir durum. Bunun hesabı mutlaka sorulmalıdır. Sorulacaktır diye de düşünüyorum. Kim, hangi kurum buna izin vermiş? Bunun araştırılması ve mutlaka cezalandırılması gerekir. Binlerce yıl geleneği olan Türk ordusuna böyle tuhaf düşünceli insanlar nasıl seçme yapabilir? Mehdiye inanıyor musun, diye mi sordular?

O dernek de kapatılmalıdır. Böyle bir şeye izin verilmemelidir. Orduya da bu sıçratılmışsa çok yazık edilmiştir. Onun meydana getirdiği ne kadar sıkıntı varsa bu giderilmeli, koparılıp atılmalıdır. Bu adamların salık verdiği kişiler gerçekten harp okuluna girmişse bu çocukların incelenmesi gerekir. Neticede onlar genç yaşta çocuklar… Onların özel eğitimle kafalarındaki saçma sapan görüşlerin, bağlılıkları varsa bir yerlere tarikat bağlantısı ile alınanlar varsa onların zihinlerinin de tedavi edilmeleri gerekir. Ordu içinde tarikat mensubuna izin verilmez. Aksi halde büyük sıkıntıların doğduğunu yakın tarihte gördük. 15 Temmuz’dan ders çıkarsınlar. Çıkarılacak ders, ordu içinde generaller, subayların hiçbir şekilde bir şeyhe bağlı olmaları olağan karşılanamaz. Ordu içine tarikatçı gruplar giriyorsa bu bir felakettir. Bunun felaket olduğunu en iyi bu iktidarın anlaması gerekir. Çünkü başlarına geldi. Gerçekten SADAT denen saçmalığın yöneticilerinin harp okullarına öğrenci alma komisyonlarına karıştırıldığına inanmak istemiyorum. Ama karıştırıldıysa da ortada korkunç bir durum vardır, bunun gereğinin yapılması gerekir.