Öztrak’tan Erdoğan’a istifa çağrısı

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ekonomik krize dair partisinin değerlendirmelerini paylaştı ve AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a istifa çağrısı yaparak, “Erdoğan sebeptir, şahlanan dolar sonuçtur” dedi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, döviz kurlarındaki artışa ilişkin, “Erdoğan ve şürekâsına göre enflasyon geçiciymiş. Ama anlaşılan enflasyonun bundan haberi yok. Dolar çıkmış 9’a, inmez 8’e. Hızla koşuyor 10’a. Sadece son bir buçuk ayda kurdaki hareketlenmeden enflasyona 2 puan ilave gelecek” dedi.

Faik Öztrak partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dolar kurunun 9,20’nin üzerine çıkması ve Merkez Bankası’nın başkan yardımcılarının görevden alınması üzerine iktidarın ekonomi politikalarını sert bir dille eleştiren Öztrak, “Erdoğan ve şürekâsına göre enflasyon geçiciymiş. Ama anlaşılan enflasyonun bundan haberi yok. Dolar çıkmış 9’a, inmez 8’e. Hızla koşuyor 10’a. Sadece son bir buçuk ayda kurdaki hareketlenmeden enflasyona 2 puan ilave gelecek. Merkez Bankası, Merkez Bankası olalı böyle zulüm görmedi. Kaynağı belirsiz para girişiyle cari açığı finanse edip dışarıdan gelen borçla da kuruyan rezervleri galiba makyajlıyorsunuz. Bu kadar büyük bir kaynağı belirsiz para girişiyle sadece 2018’de karşılaştık. Kaynağı belirsiz para girişlerinin nedeni nedir? Bunlar acaba hangi baronların parasıdır? Bir açıklayın bakalım” diye konuştu.

Öztrak ayrıca “Ziraat Bankası’ndan 750 milyon dolarlık krediyi tek kalemde vermeyi biliyorlar, aynı yandaşın milyarlarca dolarlık kredi borçlarını yapılandırmak için masaya oturmayı da biliyorlar. Ama iş çiftçiye gelince pintiliği elden bırakmıyorsunuz. Bu duruma bir çare bulamazlarsa, çiftçiyi bu kadar ezerlerse korkarım gelecek yıl hepimiz taş yemek zorunda kalacağız” uyarısında bulundu.

Öztrak’ın açıklamaları şöyle:

Kriz Milletimizi Eziyor

“Ucube şahsım vesayet rejimi, ekonomimizdeki yangını her gün büyütüyor. Ekonomi politikaları ideolojik vesayet altında. Devlet, kibirli bir adamın iradesine tutsak. Yönetimdeki kriz, milletimizi eziyor. Önümüz kış, hem de kapkara bir kış. Türkiye’miz, büyük bir buhranın içerisinde karakışa hazırlanıyor. Ucube şahsım vesayet rejimi, devlet yönetiminde ve ekonomide sebep olduğu krizleri her gün genişletiyor.

Ekonomi Büyümedi, Şişti:

Ülkemizin ufkunu, geleceğini adeta bir kanser hücresi gibi yiyip bitiriyor. Erdoğan, bundan 12 yıl önce, 2011’de milletimize, ülkemizi 2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokmayı vadetmişti. Milletimize söz verdi. Bu sözünü partisinin seçim beyannamelerine de yazdı. Yetmedi, bunu devletin kalkınma planlarına yazdı. Daha 2023’e gelemeden, bıraktık en büyük 10 ekonomi arasına girmeyi, Erdoğan yönetiminde ülkemiz dünyanın en büyük 20 ekonomisi liginden düştü. Oysa Türkiye, AK Parti’nin esamisi bile okunmazken 1990’da bu lige çıkmıştı. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) bu hafta yayımladığı küresel ekonomiye dair tahminlere göre, en büyük ekonomiler liginde 2021’de 21. sıraya, 2022’de de 22. sıraya düşüyoruz. Hem de 2021’de yüzde 9’luk büyümeye rağmen. 1990’da en büyük 20 liginde olmayan Rusya, Endonezya, Suudi Arabistan bizi ezip gidiyor. Hep söyledik; Erdoğan yönetiminde ekonomi büyümedi, şişti.

Erdoğan’ın Yönetiminde Her Saniye Millet Fakirleşiyor

Daha geçen ay kendi imzasıyla yayımladığı Orta Vadeli Program’la 2023 için millete söz verdiği 2 trilyon dolar geliri 925 milyara düşürdüğünü, ’25 bin dolara çıkaracağım’ diye taahhüt ettiği kişi başına geliri 10 bin 713 dolara indirdiğini, ‘500 milyar dolar olacak’ dediği ihracatı 242 milyar dolara düşürdüğünü, ‘yüzde 5’e indireceğim’ dediği işsizlik hedefini ise yüzde 11,4’e çıkardığını unutmuş görünüyor. Bu hafta başında çıkıp millete, ‘Hedeflerinin çoğuna ulaştığımız, menziline yaklaştığımız 2023 vizyonumuzu yeni ve daha büyük adımlarla tahkim ettiğimiz bir döneme girdik’ diyebiliyor. Yani millete vadettiklerini neden yerine getiremediğinin, neden sözünü tutamadığının hesabını vermeden 2053 masalları anlatmaya kalkıyor. Milletimize söz verdiğin gelir ve ihracat rakamlarını yüzde 50’den fazla iskonto eden sizsiniz. İşsizlik taahhüdünü ikiye katlayan sizsiniz. Ekonomiyi dünyanın en büyükleri liginde ilk ona çıkarmaya söz veren, bu yıl ilk 20’den düşüren de sizsiniz. Bu nasıl bir menzile yaklaşmak? Bu nasıl bir hedeflerin çoğuna ulaşmak? Erdoğan, millete taahhüt ettiği tüm hedefleri ıskalayan bir yöneticidir. Ama hala ‘Hedefleri tutturduk’ diyorsa kendisine soruyoruz; tutan hangi hedefler? Kime vadettiğiniz hedefler? Erdoğan’ın yönetiminde geçen her saniye her dakika milletimizi daha da fakirleştiriyor.

Bu Rezaletin Sorumlusu Kim

Paramızın satın alma gücü, haysiyeti, şerefi güneş görmüş kar gibi erirken Saray yanaşmaları bayram ediyor. Dolar ne zaman fırlasa Erdoğan gözünü milletin dolarına, altınına dikiyor. 7 Mart 2015’te ‘Dolar alan yaya kalır’ dediğinde, dolar kuru 2 lira 58 kuruştu. O gün 100 lirayla 39 dolar alıyorduk. 2 Aralık 2016’da ‘Yastık altında dövizi olanlar, parasını Türk lirasına dönüştürsün’ dedi, o gün dolar kuru 3 lira 45 kuruştu. 100 lirayla alınan dolar 29’a düştü. 26 Mayıs 2018’de ‘Yastığın altında doları olan kardeşlerim paranızı gidin Türk lirasına yatırın’ dediği gün, dolar kuru 4 lira 70 kuruştu. 100 lirayla 21 dolar alır duruma düşmüştük. Bugün ise 100 lirayla ancak 11 dolar alabiliyoruz. Erdoğan yönetiminde geçen 6 yılda yüz liranın dolar alma gücü 28 dolar azalmış. Dolar alan değil ama satan bin pişman olmuş. Sarayın yanaşmaları abat olurken Erdoğan’a güvenen, dolarını, altınını bozduran vatandaşlarımız hep yaya kalmış. Paramızın değeri düştükçe elektriğe, doğal gaza, benzine, mazota, gübreye, iğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Çiftçinin, esnafın, ailelerin beli bükülüyor. Peki bu rezaletin sorumlusu kim?

‘Para, tıpkı bayrak gibi, tıpkı milli marş gibi bir ülkenin gücünü, itibarını, bağımsızlığını simgeler. Paranın itibarı, milletin itibarıdır.’ Bu tweeti atan Erdoğan’ın kendisi. ‘Ben ekonomistim’ diyen Erdoğan, 1 Mart 2012’de atmış. O gün 100 lirayla 84 Bulgar levası alınıyordu, bugün ancak 19 leva alınabiliyor. Milli paramızın komşumuzun parası karşısındaki alım gücünü, 9 yılda 65 leva düşmüş. Konu komşunun parası karşısında bile, paramızı pul eden kim? Tabii ki bu tweeti atan Erdoğan.

2053’e Mektup Değil İstifa Mektubu Yazsın

Bunları yapanın şimdi yapması gereken de bellidir: 2053’e mektup yazmakla uğraşmasın, derhal istifa mektubunu yazsın. Vakit kaybetmeden sandığı milletin önüne getirsin. Erdoğan, damat bakanı görevden aldı, olmadı. Merkez Bankası Başkanı’nı görevden aldı, olmadı. Başkan yardımcılarını görevden aldı, olmadı. Para Politikası Kurulu üyelerini aldı, olmadı. Ne yaptıysa dolar düşmedi, fırladı. Çünkü sorunların sebebi Erdoğan’ın kendisi. Milletin Erdoğan’dan sıtkı sıyrıldı. Erdoğan’a duyulan güven bitti. İşte bu nedenle Erdoğan sebeptir, şahlanan dolar sonuçtur. Erdoğan şahsım hükümeti artık ülkeyi yönetemiyor. Her yaptığı, devletin köklü kurumlarını felç ediyor. İtibarını bitiriyor. En son atadığı Merkez Bankası Başkanı, reisine biat etmekten başka bir şey bilmiyor. Dışa açık bir ekonomide haklı bir gerekçe olmadan emirle faiz indirmenin yerli paraya değer kaybettireceğini görmüyor, bilmiyor. ‘Neden paramız pul oluyor anlamadım’ diyerek havaya bakıp ıslık çalıyor. Saray’ın vesayeti altındaki Merkez Bankası Başkanı, 5 ay önce kendisinin atadığı başkan yardımcısını değiştiriyor, sorumluluğu yardımcılarına yıkmaya çalışıyor. Hepimiz evlatlarımızın, torunlarımızın geleceğinden artık endişeliyiz.

Millet Hepsini O Koltuktan Kaldıracak

(AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin ‘Kötülere karşı asla iktidarı bırakmamak lazım’ sözü üzerine sorulan soruya cevap olarak) AK Parti’nin eski bir parti büyüğü, zamanında, ‘Birileri koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa mutlaka altını pisletmiştir’ demişti. Özhaseki’nin sözü bana bunu hatırlatıyor. Bilmedikleri, görmedikleri şey şu; o pis kokular arşa ulaştı. Sandıkta millet gerekeni yapacak, hepsini o koltuklardan kaldıracak.