KKTC’de koalisyon partilerinin “iç sorunları” hükümeti istifa ettirdi

Başbakan Ersan Saner “En erken zamanda seçime gidilmesi gerekiyor” dedi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Cumhuriyet Meclisi’nin bir süredir toplantı yeter sayısına ulaşamayarak işlevsiz kalmasına dair süren kriz, hükümetin istifa açıklamasıyla yeni bir boyut kazandı. KKTC Başbakanı ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ersan Saner, UBP-DP-YDP koalisyon hükümetinin istifasını Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a sundu. Saner, “En erken zamanda erken seçime gidilmesi gerekiyor” dedi.

Başbakan Saner, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada, “Hükümet ortağı olan partilerin kendi içinde yaşadığı problemler ve tabii ki yine hükümete derken farklı partilerin hükümetteki değişik tavırları nedeniyle bu hükümetin daha fazla sürdürülebilmesinin mümkün olmadığını gözlemlediğimden UBP Genel Başkanı olarak istifamı Sayın Cumhurbaşkanıma sunmuş bulunmaktayım” ifadelerini kullandı.

Saner canlı yayında açıklamasına şöyle devam etti; “Çok zor bir dönemde hükümet kurduk, dünyada Covid-19 salgınının olduğu bir dönemde, önce bir icraat hükümeti kurmayı planlamıştık. Ancak siyasi partilerden olumlu yanıt alamayınca bir azınlık hükümeti kurarak, ülkemizi bu zor şartlarda, hükümetsiz bırakmadık ve gerçekten sağlık alanında ortaya koyduğumuz performansla da dünyada en iyi ülkelerin başında gelmekteyiz. Bugün itibarıyla görevi bırakmış bulunuyorum. Bununla ilgili istifa nedenlerini içeren yazılı bir açıklamayı az sonra basından paylaşacağız.”

“Meclis çoğunluğunu kaybettik”

Saner, “Ancak bir kez daha yinelemek istiyorum. Hükümet ortaklarımızın kendi içindeki sayıyı sağlayamamaları, burada Ulusal Birlik Partisi tüm milletvekilleriyle mecliste parlamentoda yer alırken, gerek Demokrat Partisi’nin kendi içindeki milletvekili sayısını sağlayamaması, gerekse Yeniden Doğuş Partisi’nin kendi içinde yaşamış olduğu bir kurultay sonucu partideki bir milletvekilinin istifa etmesiyle bugün itibarıyla mecliste çoğunluğumuz da bulunmadığından, yani 26 sayımız olmadığından görevi Sayın Cumhurbaşkanına iade etmiş bulunmaktayım” dedi.

Muhalefet ne dedi?

Muhalefet partisi Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Gürsel Özyiğit, UBP-DP-YDP azınlık hükümetine eleştirilerde bulunarak, “Zaten görevde kaldıkları her gün toplumun, ülkenin geleceğinden çalmaktaydılar. Şimdi yeni bir süreç başlıyor. Toplum yaşanan tüm bu süreci baştan sona değerlendirmeli. Bu saatten sonra derhal seçime gidilmelidir” ifadelerine yer verdi.

Halkın Partisi Genel Başkanı (Eski Dışişleri Bakanı) Kudret Özersay da, “Memlekete zerre faydası dokunmayan bu mefta yamalı bohça hükümet şimdi defnediliyor. Halkın, memleketin gözü aydın. Bu memleket sahipsiz değildir” açıklamasını yaptı.

“ARALIK AYINDA SEÇİM GÖRME OLASILIĞIMIZ VAR”

Rafet Ergünay (Emekli Büyükelçi)- Ulusal Birlik Partisi, Cumhurbaşkanının seçilmesinden sonra başsız kaldı. Doğrusunu söylemek gerekirse, Ankara’nın bu işe müdahil olduğu söylentisi vardı. Cumhurbaşkanının seçilmesinin üzerinden de bir yıl geçti. Buradaki esas sorun, siyasilerin uzlaşmaz tavırları ve özellikle de koalisyonu oluşturan üç partinin birbirileri ile dokularının tutmaması… Sadece partiler arası değil partiler içinde de uyuşmazlık meydana geldi. Özellikle küçük partiler arasında… Çekişme içerisine girildi, muhalefet de bunun üzerine gitti. Öyle bir durum oluştu ki hükümeti oluşturan partilerin milletvekilleri dahi meclisin toplanmasını engeller vaziyete geldi. Birbirleri ile parti içerisinde kavga ettikleri için meclise girmiyorlar. Siyasetin nasıl yapılandırılacağı, nasıl olacağı adeta Kıbrıs’ın geleceği değil, benim geleceğim nasıl olacak noktasına geldi.  Geçtiğimiz günlerde çıkan haberde, Muhalefetin 6 Şubat tarihinde erken seçime gidilmesi konusunda anlaşmaya vardığı belirtildi. UDP anayasaya göre seçim yasaklarının 2 ay evvel yani Aralıkta başlaması gerekiyor derken; CDP de bu kararı mecliste aldığımız günün ertesi günü başlar, yasa böyledir diyor. Dolayısıyla burada bile anlaşamadılar. Uygulama şöyledir; perşembe günleri meclis toplanır ve muhalefet görüşlerini dile getirir, sorularını sorar. Muhalefet gününde de toplanamamaya başlamalarının ardından da durum bu aşamaya geldi. Fiilen zaten çalışmıyordu.

Bundan sonra ne olur? Cumhurbaşkanlarının muhalefet liderleri ile konuşması lazım.  Bunun önünde iki seçenek var. Birinci seçenek, başbakan atayacak. Görünen tablo itibariyle ortak hükümet, teknokrat hükümetin kurulabilmesi biraz zor görünüyor. Bundan 4-5 sene evvel, meclis başkanlığı da yapmış olan Sibel Hanım (Sibel Siber) vardı. O başbakanlık yaptı ve erken seçime götürdü. Başbakan ve yardımcısının milletvekili olması lazım, diğerleri teknokrat olabiliyor. Başarılı bir hükümet kurmuştu. Ama Sibel Hanım gibi lider olabilecek bir kimlik, ortada pek gözükmüyor. Bulurlar belki ama… Dolayısıyla beklentiler, bunun da güçlük arz edeceği şeklinde. Şu anda onun araştırmalarını yapıyorlardır. İkinci seçenekleri de meclisteki parti başkanlarıyla konuştuktan sonra meclisi kapatıp erken seçime götürmek. Aralık ayında seçim görme olasılığımız var.