CHP’li Bakan’dan ‘kömürden çıkış’ çağrısı

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, kömürden çıkış sürecinin hızla başlatılması ve çıkış taahhüdü için çağrı yaptı.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

TBMM Çevre Komisyonu’nun ve İklim Araştırma Komisyonu’nun CHP Sözcüsü olan İzmir Milletvekili Murat Bakan, Türkiye’de işletmede olan 67 adet kömür santrali olduğunu söyledi, kömürden çıkış sürecinin hızla başlatılması ve çıkış taahhüdü için çağrı yaptı.

Kasım ayında Glasgow’da düzenlenecek olan 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na  (COP26) gideceklerini belirterek kömürden çıkış çağrısı yapan CHP’li Murat Bakan, “Kömürden enerji üretmekten vazgeçmek zorundayız. 4 yıl önce, 23. İklim Değişikliği Konferansı’nda kömür karşıtı bir hareket olan Kömür Sonrası Enerji İttifakı (PPCA) kuruldu ve ülkeler iklim kriziyle mücadele için tüm dünyada kömürden enerji üretiminin sona ermesi için harekete geçtiklerini açıkladılar. 18’i AB üyesi olmak üzere 23 ülke Kömür Sonrası Enerji İttifakı’nda yer alıyor. Paris İklim Anlaşması hedefleri ile uyumlu olarak OECD ve AB üyesi ülkeler için 2030, diğer ülkeler için 2050 yılından sonra olmamak üzere mevcut kömür kullanımının sıfırlanması hedefleniyor. Ayrıca dünyanın en büyük bankaları iklim krizi konusunda kendi finansman kriterlerini açıkladı ve kömür piyasalarında iş yapan kuruluşlara fon ve hizmet sağlamaktan vazgeçtiklerini bildirdi. Sadece yatırım ve finans sektörü değil, sigorta dünyası da kömürden çekilmeye başladıklarını duyurdu. Önümüzdeki günlerde Glasgow’a, COP26’ya gideceğiz. Çevre Komisyonu Üyeleri olarak tam kadro orada olacağız. COP26’ya her konuda net ve kararlı gitmeliyiz. Türkiye, bir an önce yeni kömürlü termik santral yapmayacağını ve mevcut santrallerin bölgede yaşayan halkın ekonomik ve sosyal koşullarını da dikkate alarak adil geçiş ile ne zaman kapatılacağını ilan etmeli” diye konuştu.

‘Kömürden çıkmadan 2053’te sıfır emisyon hayal’

CHP’li Bakan sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Gezegenimiz ısınırken, hayat tüm insanlık için daha da zorlu hale geleceği aşikarken, faydalı ve temiz enerji kaynaklarına yönelmek tercih değil, zorunluluk. Günden güne yenilenebilir kaynakların hâkim olduğu bir enerji pazarı görüyoruz. İklim krizi ve bağlı olarak yeşil ekonomi önce enerji politikalarında değişikliği zorunlu kılıyor. İklim Araştırma komisyonunda sorduğumuz sorulara yanıt veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Şeref Kalaycı,  kömürlü termik santral yapmaya devam edeceklerini açıkladı. Yerli kömür kaynaklı üretimin artırılması hedefi de net sıfır emisyon hedefi ile çelişiyor. Türkiye’nin yutak kapasitesinin tarihinin en yüksek seviyelerinde bile 100 milyon ton civarında olduğu biliniyor. Türkiye’nin 2019 yılı emisyon miktarı 506 milyon ton iken, enerji kaynaklı emisyonlar bu rakamın 364 milyon tonunu oluşturuyor. 100 milyon tonluk yutak kapasitesi, enerji sektörü kaynaklı emisyonları kompanse etmek için kullanılsa bile geriye sadece enerji sektöründe 250 milyon tondan fazla sıfırlanması gereken emisyon kalıyor. Kömür gibi, enerji kaynakları içinde en çok sera gazı emisyonuna neden olan bir kaynağın payını artırmak, 2053 hedefinin hayal olduğu anlamına geliyor. Emisyon azaltımı için ilk vazgeçilecek kaynağın kömür olduğu tartışmasız…  Enerji sektörü kaynaklı emisyonlar son iki yılda ekonomik kriz nedeniyle bir parça gerilese de yüzde 2’lerdeki azalma hızı 2053 hedefi için yeterli değil.

‘İklim elçisini bırak kömüre bak’

Yenilenebilir enerjideki fiyat avantajına rağmen elektrik üretiminde kömüre ve fosil yakıtlara yatırım ısrarı sürüyor. Çünkü devlet, kömüre dayalı termik santrallere alım garantisi ve teşvik sağlıyor. Enerjideki vergi harcamaları büyük oranda fosil yakıt teşviklerine aktarılırken, yapılan araştırmalar sadece yüzde 17’sinin yenilenebilir enerjiye aktarıldığını gösteriyor. Oysa iklim kriziyle mücadele ederken diğer yandan kömürden enerji üretemezsiniz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın adına ‘iklim değişikliği’ eklenmiş, Bakan Murat Kurum her üniversiteden ‘iklim elçisi’ seçeceklerini duyurmuş ve en önemlisi 20 yıldır iklim kriziyle mücadele ettiklerini iddia etmişken, kendilerine kömürden çıkış sürecini hızla başlatmaları ve çıkma taahhüdü vermeleri için çağrı yapıyoruz.”