Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Türkiye ne kazandı ne kaybetti? Ümitler yine turizmde

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) verileri ne göre, kötü giden 2020 yılında Türkiye, 15.9 milyon turist sayısı ile 5’inci, 10.2 milyar toplam döviz geliri ile 11’inci, kişi başına sıralamada ise 17 sırada yer aldı.

2021 yılının bitmesine 2-3 ay kaldı, sezonun genelinde nasıl bir sonuç alacağız? Sezonu 2020’den daha iyi sayılarla kapatacağımızdan şüphe etmiyoruz, ancak desteklere rağmen hedeflediğimiz seviyede olmadığı kesin. Küçüklü büyüklü tesislerimiz verilen desteklere rağmen hala mali sıkıntıyı atlatamadığı ortadadır.

İşletmeleri bu sene kurtaran, bence iç turizmdeki hareketlenme oldu. Bu da bundan sonra iç turizm stratejisinin de dış turizm kadar iyi dengelenmesi gerektiğini gösteriyor. Bunun için tur acenteleri, işletmeler ve Turizm Bakanlığı’nın ortak çalışması önem taşıyor.

Bu yıl neredeyse geride kaldı, peki gelecek yıl sektörü ne bekliyor. Dünya turizmindeki gelişmeler neler olacak, Türk turizminin bundan alabileceği pay için neler düşünebiliriz.

Öncelikle bizi doğru sonuca 2021 yılı verileri götürecektir. Hazırlık olarak neler yapmalıyız. Öncelikle yaralarını sarmada, hala sıkıntıda olan, işletmelere verilen veya verilebilecek destekler konusunda sektör ve Bakanlık bir araya gelerek bir karara varmalıdır.

Ayrıca Türk turizminin acil sorunu, TÜRSAB yönetimi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasındaki soğukluktur. Bakan ile Başkan arasındaki anlaşmazlıklara son verilmesi şarttır. Bu iş böyle devam edemez. Zira bundan kaybeden açık ve seçik TÜRKİYE’dir.

Eğer pandemide yeni varyantlar olmaz ve salgın azalırsa, Dünya ve Türkiye turizminde çok ciddi ve hızlı iyileşmeler yaşanacak. Rezervasyonlarda yüzde 50’ye yakın bir artış yaşanabilir. İçinde bulunduğumuz son iki buçuk ayda Türkiye’nin öncelikle iç pazarda en hesaplı ve olumlu artışlar getiren fiyat ve servis konularına değinmek istiyorum.

Türk turizminin en büyük sorunu, fiyat ve maliyettir. Fiyatlarda gerçeklerden uzak, birazda fırsatçı politika izleyenler var. Fiyat indirimi ya da artışıyla kendisini kurtaracağını sananlar, aslında stratejik hata yapıyor.

Artık hem iç turizmde hem de dış turizmde oturup iki yönlü düşünmeleri gerekiyor.

Birincisi: Bütün turistlerin gitmek istedikleri yerde “Turistik ve sağlık alt yapısı” ilk tercihleri olacaktır. İkincisi, kısa mesafeli ülkelere gidişler ön plana geçecektir.

Türkiye’nin AB ülkelerinden ve komşularından avantajı büyüktür.

Bence 2022 için en önemli avantajımız, tesislerimiz ve sundukları maliyetler olacaktır. Tesislere verilecek doğru teşvikler Türkiye’nin avantajını artıracaktır. Çünkü gelecek parlak ve güneşli değil, her an iyi veya kötü sürprizler yaşanabilir.

Geleceğin turizminin en önemli konusu satışlardan ziyade, maliyetlerin doğru hesaplanmasıdır. Gelirlerin ve giderlerin doğru planlanması büyük önem taşıyor. Özellikle giderler daha da önem taşıyor.

Türkiye’nin 2022 pazarları başta, Rusya, Almanya, İngiltere, İran, Arap ülkeleri ve bazı komşularımızdır. İskandinav inadı devam edecektir.

Ancak siyasi şartlar ve sınırlarımızdaki problemlerin nerelere gideceği ise halen soru işaretidir?

Dilerim iyileşir, özellikle ABD ve Rusya’nın tutumları ve kendi aralarındaki ikili oyunlar, geleceğin bir başka sorusudur.

Dilerim iyi günlerde bir 2022 yılı yaşarız.