Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Türk Yükseköğretiminde İç Pazar Hareketliliği

Türk Yükseköğretiminde Arz/Talep Dengesinde Çarpıcı Değişiklikler Oluyor

Türk Üniversiteleri, daha önce yaşamadıkları bir gerçekle tanışıyor; saygın ve kurumsallaşmış devlet Üniversitelerimizde bile kontenjan açıkları artıyor. Kontenjan açığı, öğrenim ücretleri Devlet üniversiteleriyle karşılaştırılamayacak düzeyde yüksek olan Özel Vakıf Üniversitelerinde nedeni açıklanabilir ve anlaşılabilir bir sonuçtu.

Bu kontenjan açıklarının nedenleri kamuoyu önünde tartışıldı. Öğrencilerin sıkça değişen Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYM) nedeniyle zihninin karıştığı ve tercih hataları yaptıkları; bu nedenle de kontenjanlarda açıklar olduğu ileri sürüldü. Bu yaklaşım tümü ile yanlış olmasa da durumu açıklamak için tek başına yeterli bir değildi.

Üniversite sayısının çarpıcı oranlarda artışı bu talep kaybının diğer bir nedeni olarak değerlendirildi. Arzın sayısal olarak katlanarak artması kuşkusuz talebin bölünmesine neden oldu. Ancak öğrencilerin kalite beklentileri ve algısı nedense pek yankı bulmadı.

Vakıf Üniversitelerinin “kolay diploma sağlayan yükseköğretim kurumları” olarak talebi cezbettiği bile dillendirildi. Bu noktada, azınlık olarak kalsa da, bazı Vakıf Üniversitelerinin değinilen istismarları yaptığı bilinse de bu da “Saygın” Devlet Üniversitelerinin kontenjan boşluklarını açıklamaya tek başına yeterli değildi. Kaldı ki Vakıf Üniversitelerinin, yaşamlarını sürdürebilmek için kaliteli olmaktan başka bir şansları olmadığı gözden kaçırıldı.

Bu yaklaşımların hemen hiç birinde Türk gençlerinin yükseköğretim beklentilerinin değişmekte olduğu; gençlerin var olan seçeneklerden farklı bir yükseköğretim seçeneğini aradığı; önündeki seçenekler arttıkça kalite beklentilerinin yükseldiği nedense yoğun olarak dillendirilmedi.

Gözden kaçırılan bir başka gerçek de nüfus artış hızındaki düşüştür.

Türk yükseköğretim arzı katlanarak artıyor.