Şentop’tan “parlamenter sistem” açıklaması

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, parlamenter sistem tartışmalarına ilişkin olarak, " "Bugün zaten güçlendirilmiş bir yürütme var. Güçlendirilmiş yürütmeden şikayetçi olup da dönüp dolaşıp yürütmeyi güçlendiren bir sistem önerisinde bulunmayı biraz ilgi çekici buluyorum" dedi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, güçlendirilmiş parlamenter sistemin, parlamentoyu güçlendiren değil, hükümeti, yürütmeyi güçlendiren bir sistem olduğunu söyleyerek, “Bugün zaten güçlendirilmiş bir yürütme var. Güçlendirilmiş yürütmeden şikayetçi olup da dönüp dolaşıp yürütmeyi güçlendiren bir sistem önerisinde bulunmayı biraz ilgi çekici buluyorum” dedi.

Şentop, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin (AYBÜ) Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen 2021-2022 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’de bugünlerde yine yeni anayasa tartışmasının yer aldığına işaret eden Şentop, “Ben siyasete yeni anayasa tartışmalarıyla başladım. 2011’de milletvekili seçildikten sonra TBMM’de bir Anayasa Uzlaşma Komisyonu kuruldu. O komisyonunda, AK Parti’yi temsilen görev yaptım. İki yıldan fazla bir zaman yeni anayasanın hazırlanması, yazımıyla ilgili çalışmalarda bulundum. O çalışmaların ilk altı ayı da toplumsal katılımın sağlanmasıyla ilgiliydi. Altı ay boyunca anayasayla ilgili görüş bildirmek isteyen herkesin görüşünü topladık” dedi.

Şentop, bu çalışmaların sonucunda da anayasa metni olarak kabul edilebilecek bir metnin yüzde 40 kadarının oluşturulduğunu ama yeni bir anayasanın tam mutabakatla çıkmadığını anlattı. 2013 sonlarında komisyon görevini sona erdirirken görevi tamamlayamamanın temel tartışma konusunun “hükümet sistemi” olduğunu aktaran Şentop, şöyle devam etti:

“O zaman AK Parti, başkanlık sistemi esaslı bir hükümet sistemi modeli sunmuştu komisyona, buna karşı çıkan partiler vardı. Karşı çıkmaları da ‘Bu hükümet sistemi gündemde varsa diğer konuları tartışmayacağız.’ şeklinde bir tartışmaya dönüşünce o zaman artık sürdürülemez hale geldi komisyon ve kaldı. Ama ciddi bir birikim ortaya çıktı. Hem görüş toplama bakımından hem de siyasi partilerin somut bir anayasa metni olarak topluca kendi görüşlerini ortaya koyduğu metinler elimize o zaman geçti. Böylece hakikaten önemli bir adım atılmış oldu.”

Şentop, 16 Nisan 2017’de hükümet sistemiyle değişikliğin gerçekleştirildiğini ancak yeni anayasayla ilgili tartışmaların bitmediğini anımsatarak, hiçbir siyasi partinin “Yeni anayasaya ihtiyaç yoktur, bu anayasa yeterlidir” demediğini, hepsinin yeni bir anayasa yapılması gerektiğini belirttiğini anlattı.

“Anayasayı, bir anayasa yapmak için yapıyoruz aslında. Anayasayı çoğu zaman, yüz yıldan fazla bir zamandır bütün siyasi ve toplumsal sorunlarımızı çözebilecek bir sihirli metin olarak görüyoruz, böyle bir metin üzerinden tartışma yapıyoruz.” diyen Şentop, halbuki anayasanın bir hukuk ve siyaset metni olarak sağlıklı bir tartışma yürütülebilmesi bakımından zihinlerde yerli yerine oturtulması gerektiğini belirtti.

“Güçlendirilmiş Parlementer Sistem, Parlementoyu Değil, Yürütmeyi Güçlendiren Bir Sistemdir”

Türkiye’de vesayetçi sistemin işleyişiyle ilgili böyle bir gerçekliğin bulunduğunu dile getiren Şentop, şunları kaydetti:

“Sadece bugünün kararlarıyla hükümet sistemi meselesinin var olduğunu düşünmek, arka planını ve derinliğini değerlendirme dışı tutmak bizi yanlış tartışmalara götürür. Onun için bugün, bunun bir siyasi tartışma olduğunu düşünüyorum mevcut anayasadaki sistemi savunuyorum. Güçlendirilmiş veya iyileştirilmiş parlamenter sistem denilen sistem, somut olarak ortaya konulmadığı için bunu birçok kişi görmüyor ama literatürde benzer ifadelerle bu sistemden bahsediliyor. Evet ama bu sistemin özelliği güçlendirilmiş parlamenter deyince herkesin aklına birden ‘Parlamentoyu güçlendiriyor.’ gibi geliyor ama aslında öyle değil. Bu sistem, yürütmeyi, hükümeti güçlendiren sistemdir. Klasik parlamenter sistemin hükümet kurmadığı zorlukları, hükümeti düşürmedeki kolaylıkları, çabukluklar, hükümetlerin kendi getirdikleri metinleri karara parlamento dönüştürmemesinin ortaya çıkarttığı yönetememe problemi sebebiyle, iyileştirilmiş veya güçlendirilmiş parlamenter sistem adıyla hükümetin kurulmasını kolaylaştıran, hükümetin düşürülmesini zorlaştıran, hükümetin getirdiği kararların Meclisten daha kolay geçmesini sağlayan öneriler içeren bir modeldir bu. Yani güçlendirilmiş parlamenter sistem, parlamentoyu güçlendiren değil, hükümeti, yürütmeyi güçlendiren bir sistemdir. Bugün zaten güçlendirilmiş bir yürütme var. Güçlendirilmiş yürütmeden şikayetçi olup da dönüp dolaşıp yürütmeyi güçlendiren bir sistem önerisinde bulunmayı biraz ilgi çekici buluyorum.

Dolayısıyla Türkiye’nin gerçekleriyle, özellikle 1961 Anayasası dönemi itibarıyla başlayan siyasi ve anayasa tartışmaları bağlamında konuya bakmak, bu konuyla ilgili ayakları yere basan ve bu sistem tartışmaları içerisinde makul bir yere oturan öneriler üzerinden tartışmak lazım. Somut tartışmak lazım. O bakımdan ben yeni anayasa tartışmalarını çok büyük bir heyecanla ve memnuniyetle takip ediyorum. Bunların Türkiye’ye fayda sağlayacağını düşünüyorum.”