Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Pandemiyi yönetemeyene soruşturma

Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson, pandemi yönetimindeki beceriksizlikleri yüzünden yargılanacak.

Ana muhalefet partisi Labour’un ve hükümete muhaliflerin ısrarları sonuç verdi ve yargı sürecinin başlaması onaylandı.

2020’nin Mart ayında başlayan pandemi, mevcut hükümetin aldığı yanlış kararlar, alamadığı doğru kararlar ve yapılan U dönüşleriyle tam bir keşmekeşe dönüşmüş, yüz binden fazla can kaybı verilmişti.

Başbakanın ekibinden ayrılan danışmanların da zaman zaman parlamentoya verdikleri ifadelerle Johnson’ın üzerindeki baskı arttı ve hükümet sonunda teslim bayrağını çekip yargı yolunun açılmasına onay vermek zorunda kaldı.

Ancak, bu sürecin 2022 haziran ayında başlayacağını, o tarihe kadar pandeminin ülke üzerindeki etkisini devam ettireceğini, NHS’in yani Ulusal Sağlık Hizmetleri çalışanlarının bu soruşturma nedeniyle meşgul edilmemeleri gerektiğini söyleyen Başbakana yanıt gecikmedi.

Labour’un Lideri Keir Starmer, bu gerekçenin kabul edilemeyeceğini, bir an evvel yargının devreye girmesi gerektiğini, hükümetin görevinin kamu vicdanını bir an evvel rahatlatmak ve karanlıkta kalan konuların acilen aydınlığa kavuşturulması olduğunu ve bağımsız yargının acilen harekete geçmesi gerektiğini savundu.

Peki ne olacak?

Başbakanın dediği gibi olacak çünkü parlamentoda çoğunluğa sahip iktidar partisi bu güce sahip.Ancak, parti içinden bazı milletvekilleri saf değiştirirse o zaman durum değişir tabi. Böyle bir şey mümkün mü? Evet, İngiliz Parlamentosunda bu zaman zaman yaşanan bir durum.

Ülkede kamunun doğrudan etkilendiği, kayıplar verdiği, zarar gördüğü olaylarda, hükümeti, kabineyi, Başbakanı ve yapılan icraatları masaya yatıran, şeffaf ve adil yargılama süreci, demokrasinin beşiği Birleşik Krallık’ta “alışılagelmiş” bir prensip.

Onlarca yıl bile sürebilen bu süreç esnasında hükümetler değişse de, adı geçen, sorumluluğu olan kişiler, suçlu bulundukları takdirde cezalandırılıyorlar.

Her geçen gün kendi seçmeninin bile desteğini kaybeden Boris Johnson, bu nedenle son günlerde yine ecel terleri döküyor.
Britanya medyası, Başbakanın halktan özür dilemesi gerektiğini söylemeye başladı bile.

Ülkede, İrlanda olaylarından, Irak Savaşına, Grenfell faciasından, Manchester Arena bombalı saldırısına kadar, pek çok kez bu tip yargı süreçleri yaşandı.

Mesela Irak savaşıyla ilgili kanıtların toplanması 7 yıl, dava da 12 yıl sürmüştü.

Verilen kararlar ve yapılan uygulamalarda yargılanıp suçlu bulunanların hapis cezası alabileceği, geçmişte buna benzer örnekler yaşandığı belirtiliyor.

Yargı sürecinde kayıplar veren aileler, NHS çalışanları, hükümet yetkilileri de bu soruşturmaya dahil olacaklar ve oldukça yıpratıcı bir süreç yaşanacak, iğneyle kuyu kazılacak.

Bunların hepsini gayet iyi bilen Boris Johnson, dava sürecinin erken bir tarihe alınmayacağını ama en iyi ihtimalle Christmas’a kadar bağımsız bir yargıçın görevlendirilecegini duyurarak seçmenin gözünü boyayıp puan kazanmaya çalışıyor.

Ne diyelim, buna da şükür.

Türkiye ile mukayese edecek, özellikle ülkemizdeki güncel yönetim anlayışına bakarak değerlendirecek olursak, böyle bir uygulamanın olabileceğini düşünmek Alice Harikalar Diyarında olmak gibi bir durum.

Neden mi?

Mevcut iktidar eleştiri bombardımanına tutulacak ve iktidardaki güç, kendi aleyhine de olsa böyle bir bağımsız yargı sürecine onay verecek, öyle mi?

Cidden hayal etmesi bile güzel, değil mi?