Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Artan doğalgaz fiyatları karşısında Türkiye ne yapacak?

Doğalgaz ve petrol fiyatları son dönemlerde hız kesmeden yükselmeye devam ediyor. Petrol, son 12 ayda yüzde 85 değer kazanarak rekora koşuyor. Covid süreci boyunca üretimin yavaşlamasından kaynaklı petrol üretimi hem OPEC hem de ABD tarafından azaltılmıştı.

Bu tablo karşısında her ne kadar OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü, net petrol ihraç eden ve bilinen dünya petrol rezervlerinin üçte ikisini ellerinde bulunduran 13 ülkenin oluşturduğu konfederasyon) üretimi tekrar hızlandırıp arzı arttırarak (Covid öncesi seviyesine getirip) fiyatları tekrar düşüreceklerini açıklasa da, Suudi Arabistan’ın gizli bir anlaşmayla üretimi yavaşlatıp, fiyatları yüksek tutarak Covid döneminde kaybettikleri yaklaşık 119 bilyon doları kapamaya çalışacağı iddiaları ABD basınında yer alıyor.

Bu durum Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

Doğalgaz fiyatlarının artışı, Türkiye’nin Rusya ile olan sabit doğalgaz sözleşmesi ile tüketiciye ve ülke ekonomisine negatif yansımayabilir. Fakat petrol fiyatları için aynı senaryo söz konusu değil.

Türkiye’de bugüne kadar petrol fiyatındaki global değişiklikler tüketiciye yansımasın diye fark ÖTV’den kapatılıyordu. Yani, piyasalarda yaşanan 15 kuruşluk bir artış, ÖTV’den düşülen 15 kuruş ile dengeleniyordu. Geçtiğimiz dönem fiyatlar o denli arttı ki, ÖTV “sıfır” oldu…
Yani artık tüketiciye yansımamasının yolu ÖTV’den geçemez. Bu durumda petrol fiyatları artmaya devam ederken devletin iki seçeceği var gibi gözüküyor. Bunlardan ilki, doğrudan devlet bütçesinden sübvanse edilerek farkın devlet tarafından kapatılması. Fakat bu, bütçe açığının daha da artması ve devlet bütçesinin zarar görmesi demek.

İkinci seçenek ise, her ne kadar halk mağdur edilecek olsa da, akaryakıt yani petrol fiyatlarının serbest salınıma bırakılması. Bu da devlet kontrolünden çıkarılarak fiyatların küresel oynamalara açık hale getirilmesi anlamını taşıyor.

Yani, akaryakıt ve enflasyonun daha da “fırlaması” demek.

Bu durumda devletin ne karar alacağı da soru işareti. Halk mağdur edilmeyerek devlet bütçesi zora mı sokulacak, yoksa akaryakıt fiyatları küresel market değişikliklerine karşı duyarlı bir hale mi getirilecek?

++++++++