Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Yurt sorunu

Son günlerde gündeme gelen yurt sorunu ile ilgili olarak bir yakınım ile ilgili oldukça ilginç bir tartışmam oldu. Kendisi ODTÜ mezunu, kızı ise ODTÜ’de halen öğrenim görüyor.

1- Yakınım 1980 yılından önce ODTÜ’den mezun olmuş. Öğrenci iken kredi yurtlar kurumundan ayda 500 TL kredi aldığını ve kaldığı ODTÜ yurdu için ayda 80 TL’yi yurt ücreti olarak ödediğini, 4 TL karşılığı okulun kafeteryasında öğle ve akşam yemeği yediğini, yemek ve yurt için aldığı kredinin 380 TL’sini harcadığını; üniversiteden ve yurtlardan Ankara’nın çeşitli noktalarına üniversiteye ait otobüslerle ücretsiz toplu taşıma hizmeti verildiğinden dolayı ulaşım giderlerinin olmadığını ve diğer harcamaları için de elinde 120 TL kaldığını; kredi ve yurtlar kurumunun verdiği kredi ile bütün ihtiyaçlarını karşıladığını ve ailesine yük olmadan eğitimini tamamlayıp mezun olduğunu ifade etti.

2- Günümüzde kredi yurtlar kurumunun verdiği 650 TL kredi ile öğrencilerin barınma, yeme içme ihtiyaçlarının tamamını karşılaması mümkün değildir. Yakınım kızı için 885 TL yurt ücreti ödüyor. ODTÜ’de farklı yurtlarda 22 farklı ücret uygulanıyor ve yurt ücretleri 2 bin 300 TL’ye kadar yükseliyor. Ortalama yurt ücreti dikkate alındığında kredi yurtlar kurumunun verdiği 650 TL kredi, ODTÜ’de yurt ücretini karşılamaya dahi yetmiyor.

3- 2002 yılında AKP iktidara geldiğinde kredi ve yurtlar kurumunun yatak sayısının üniversitelerde eğitim alan öğrencilere oranı yüzde 9,7 iken; bu oran 2021 yılında yüzde 8,2’ye gerilemiş durumdadır. Daha önemlisi AKP iktidarı döneminde yurt ihtiyacının ve yerinin tespitinde, ciddi bir planlama ve ihtiyaç tespiti yapılmadığından, yurtların illerde göre dağılımında da büyük dengesizlik vardır. (768 yurtta yaklaşık 800 tam yatak mevcuttur.) (7.940.133 öğrenci vardır.)

a- İstanbul’da 13’ü devlet, 44’ü vakıf üniversitesi olmak üzere 58 üniversite ve 4 meslek yüksek okulu var. Söz konusu 62 eğitim kurumunda 802 bin gencimiz eğitim görüyor. Buna karşılık İstanbul’da kredi yurtlar kurumuna bağlı yurtların yatak sayısının üniversitelerde eğitim alan öğrencilere oranı sadece yüzde 2, bir başka ifade ile 1 yurt yatağına düşen üniversite öğrenci sayısı 50’dir. (150 bin de kaçak yatak vardır.)

b- Diğer taraftan 1 üniversitenin olduğu, toplam 30.000 öğrencinin eğitim gördüğü Afyon’da kredi yurtlar kurumuna bağlı 18, Konya’da ise 31 yurt vardır. 2021 yılında sadece 224 öğrencinin kayıt yaptırdığı Bayburt Üniversitesi’ne hizmet veren kredi yurtlar kurumunun kentte 4 yurdu vardır. 6-7 bin nüfuslu ilçelere bile siyasi nedenlerle yüzlerce yatak kapasiteli yurtlar yapılmış durumdadır.

c- Özellikle Anadolu’nun küçük ilçelerindeki kredi yurtlar kurumuna ait bir kısım yurtlara yeterli talep olamaması nedeniyle yatak kapasitesinin yarısını bile dolduramazken, özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerimizde kredi yurtlar kurumunun yurtlarında yer bulmak çok büyük sorundur ve kısa vadede çözümü ise imkan dahilinde görülmüyor. (Kızılay ve Aşevleri de devreye sokulmuyor.)

(Özellikle İstanbul’da kamunun elindeki arsalar AKP iktidarı tarafından haraç mezat satıldığından ve yandaşlara peşkeş çekildiğinden yurt yapacak yeterli arazi de kalmadı.)

4- AKP Hükümeti yap/işlet yurtlarına ve yandaş vakıfların yurtlarında kalan öğrencilere milyonlarca TL ödeme yapacağına, söz konusu yardımlar Büyükşehir Belediyelerine aktarılsa, yerel yönetimler ve merkezi hükümet işbirliği içinde; yerel yönetimlerin elinde bulunan ihtiyaç fazlası binalar ve arsalar değerlendirilerek yurt sorunun çözümüne önemli katkı sağlanabilir. AKP iktidarı başta İstanbul belediyesi olmak üzere muhalif partilerdeki yerel yönetimlerin vatandaşın sorunlarına çözüm getirmesinden büyük rahatsızlık duyduğundan bu tür uygulamaların teşviki yerine bir kararname ile büyükşehir belediyelerinin öğrenci yurdu ile ilgili faaliyetlerine (yakın zamanda) yasak getirebilir. Hâlbuki iş devredilse belediyeler bu problemi rahatça çözebilir.

a- İstanbul’da kredi yurtlar kurumuna bağlı 21 yurda karşılık, kamu kurumlarına ait misafirhanelerin sayısı yurt sayısının iki katından fazladır. Söz konusu misafirhaneler kısa sürede tadil edilip, öğrenci yurduna dönüştürülebilir. Boş oteller, uygulama otelleri, eğitim ve dinlenme tesisleri, mevcut kontenjanlar değerlendirilebilir.

b- 24 Mart 2021 tarihli resmi gazetede yer alan yapı yaklaşık maliyetlerine göre, 1 metrekarelik yurt inşa etmenin maliyeti 1.920 TL, bir öğrencinin yurt ihtiyacını karşılamak için yapılacak harcama ise yaklaşık 15-16 bin TL’dir. Cumhurbaşkanının Marmaris’teki yazlık saray için 2018-2021 yılları arasında harcanan para 640 milyon TL’dir. Günümüzün fiyatları esas alındığında yazlık sarayın maliyeti 1 milyar TL üstündedir. Yazlık saray yerine 60.000 gencimiz için yurt yapabilirdik. (Tabii, 1100 odalı saray da var.) Yine açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre envanterinde çok sayıda uçak bulunan Cumhurbaşkanlığına 78 milyon dolara Tunus’tan uçak satın alındı. Söz konusu uçağı almak yerine 45 bin öğrencimiz için yurt yapabilirdik. Osmangazi Köprüsü için 2020 yılı için geçiş garantisi kapsamında kamu kaynaklarından müteahhit firmalara yapılan ödeme 3,3 milyar TL’dir. Söz konusu garanti ödemeleri ile 220 bin gencimiz için yurt yapabilirdik. ABD’deki gökdelen için harcanan 291 milyon dolar ile 1500 yataklı 23 yurt yapılırdı.

c- Bugün kredi yurtlar kurumunun yatak kapasitesi 325.000 adet fazla olsaydı, yaşanan sorunların büyük bir bölümü yaşanmayacak, milyonlarca insanımız mağdur olmayacaktı. Yurt konusunda yaşanan krizin temel sebebi, AKP iktidarının kamu kaynaklarını israfı ve kötü yönetimidir. Saraylara, mültecilere, yap işlet sömürüsüne aktarılan astronomik kaynaklardır.

Yurt sorunu sadece öğrencileri ilgilendirmiyor. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerde yurt bulamayan binlerce gencin kiralık ev araması ile olağanüstü artan ev kiraları nedeniyle milyonlarca kiracıda sıkıntı içine düştüler. Yükseköğrenim gençliğinin yurt sorununu çözümü çok büyük kaynakları gerektirmiyor. Çözülebilir bir sorun. Ancak AKP iktidarı sorunu çözmek yerine yurt arayan gençleri kendi kontrolündeki vakıfların ve cemaatlerin yurtlarına yönlendirerek, gençleri de bir şekilde etkileyip kontrol altına almayı, buradan partisi için militan devşirmeyi hedefliyor.

4- Elbette durumu istismar eden art niyetli provokatörleri de vardır. Ancak bunları susturmanın yolu, polis baskısı, gözaltı uygulamaları, herkesi suçlamak değildir. İktidarların görevi problemleri halletmek, istismar konusu bırakmamaktır. Nitekim belediye başkanları bunu yapmaktadır.

  • İktidar bir avuç yandaşına, 6 yılda (sadece) kur farkı olarak 78 milyon TL ödemeseydi; bu parayla BİR MİLYON öğrenciye yurt yapabilirdi ve hiç sıkıntı olmazdı. Ama nerede o basiret ve feraset?