Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Üniversite Kentleri ve Kent Ekonomisi

Üniversite Kentlerinin Dinamikleri

• Bilimsel yöntemlerle üretilen bilginin ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamı sadece desteklemediğini; kent yaşamını ayakta tuttuğunu kavramış kentlerdir.

• Bilimin temel ekonomik, sosyal ve kültürel değerler olduğunu anlamış kentlerdir.

• Damarlarında bilimin aktığını, tüm sektörlerde, bilgi üretim ve tüketiminin temel itici güç olduğunu benimsemiş kentlerdir.

• Bilimin ürettiği sanatın, yaşamlarına yaratıcılık ve yenilikçilik ufukları açtığını; zihnin tıkandığı yerde duygusal aklın yeni çıkış yolları sağlayabildiğini öğrenmiş kentlerdir.

• Bilimsel birikimlerin, duygu ile aklı, beyin ile gönlü, karar ile eylemi en uygun karışımlarda bir araya getirerek kentlilik bilincini ve şevkini aşılayabildiği kentlerdir.

Üniversite Kentleri, aynı zamanda;

• Çok kültürlü, çok dilli, çok uluslu, çok dinli ve etnik kökeni çeşitli olan nüfusun yoğun olduğu, tüketim alışkanlıkları bu nedenle çok ve çeşitli kentlerdir.

• “Genç” kentlerdir. Genç nüfus yoğunluğu, her yılın mezun çıkışını yenilenen kayıtlarla doldurarak sağlanır; bu sayede genç nüfus özelliği süreklilik kazanır.

• Yaşlı kentlerden farklı olarak ihtiyaçları çok ve çeşitli olan kentlerdir. İhtiyaçların çeşitliliği üretim ve tüketimi kışkırtarak ekonomiyi canlı ve hareketli tutar.

• Eğitilmiş insan sayısı çok; kaliteli insan yoğunluğu yüksek; var olanla yetinmeyen ve araştıran, dinamik kentlerdir.

• Düzenli ve sakin kentlerdir. Bilim, derinlemesine zihin yoğunlaşması gerektiren bir üretim alanıdır; zihin karışmasını kabul etmez. Düzenli ve sakin çevre, düzenli ve üretken işleyen zihnin ön koşuludur.

• Üniversiteleri ile bütünleşen kentlilerin kaliteli konaklama ve yaşam olanağı sağlayabildiği kentlerdir.

• Ulaşımı kolay ve düzenli trafiğe sahip kentlerdir. Bu sayede kent üniversiteleri ve kurumlar arasındaki insan ve bilgi dolaşımı sorunsuz gerçekleşir.

• Tarihsel derinliği ve kültürel zenginliği olan kentlerdir. Kent yaşamının öznesi olan Üniversiteler, kentin tarih ve kültüründen doğrudan ya da dolaylı olarak beslenir; yaptıkları araştırmalar ve ürettikleri kültür değerleri ile kenti beslerler. Bu ilişki; araştırma ile üretilerek ekonomik değere dönüşen bilginin kendisiyle “doğrudan”; bilginin üretimine zemin hazırlayarak “dolaylı” olarak gelişir.

• Kurumlar arası ilişki yoğunluğu ve yaşam kalitesi yüksek kentlerdir. Üniversiteler Kenti bünyesindeki üniversitelerin rekabeti yaşam kalitesini gözetir, kollar ve geliştirir. İçerisindedirler.

Türkiye’nin Potansiyel Üniversite Kentleri

Türkiye, uluslararası ölçekte yakaladığı olumlu ekonomik ve siyasi ivmenin kendisine önceden hesaplamadığı bir ek kazanımı sağlayabileceğini artık biliyor. İki yüzü aşkın üniversitesi ile Türkiye bir “Bilim Coğrafyası” potansiyeline sahiptir. İzmir, Eskişehir, Gaziantep, Konya, Samsun bu ivmeyi algılamış ve Üniversite Kenti olma yönünde ciddi girişimlerini başlatmışlardır. İzmir, diğerlerinin üretmek durumunda olduğu kaynaklara zaten sahip olan kenttir.