Tekin Urhan: “Hedefimiz, ailede birlik, işletmede sürdürülebilirlik”

Türkiye Aile İşletmeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, “Aile şirketlerinde dalgalı dönemlerde kolektif bir dayanışma duygusu daha kolay açığa çıkıyor. Bu duygu da zorluklar karşısında güçlü ve etkili kararlar almayı kolaylaştırıyor” diyor.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Tekin Urhan… Türkiye Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) Yönetim Kurulu Başkanı… İş yaşamına 2000 yılında kardeşleri ile birlikte kurduğu LPG sistemleri kurulumu ve satışı yapan Doğa-Can isimli şirket ile adım atan Urhan, aile şirketleri Agrocan ve Cryocan Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Can Grup İcra Kurulu Başkanlığı görevlerini sürdürüyor.

Sivil toplum kuruluşlarında da etkin rol oynayan Urhan, Kocaeli Sanayi Odası meclis üyeliği, Dış İlişkiler Komisyon Başkanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Kurulu Asil üyeliği görevlerini yürütüyor.

TAİDER’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’na bu sene gerçekleşen seçim ile gelen Urhan, “Görevi büyük bir onur ve sorumlulukla devraldım. Aile şirketlerimizin ülke ekonomimizin lokomotifi olduğu gerçeğiyle ekip arkadaşlarımla birlikte kurucularımızın bize açtığı yolda kolektif bilinç ve geniş katılımı hedefte tutarak çalışmalarımıza devam ediyoruz.” diyor.

Aile şirketlerinin nesilden nesile güçlü ve sürdürülebilir büyümeyi yakalayabilmesi için aile, iş ve ortaklık dinamiklerinden oluşan üç boyutun dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Urhan, “Bu üç boyut üzerinde çalışmaları için emek, kaynak ve zaman ayırmaları şart. TAİDER olarak bu bilincin artması için çalışıyoruz. Aile şirketlerinin sürdürülebilir olması için yönetim yapılarını ve iş modellerini rekabet ortamıyla başa çıkabilecek uluslararası en iyi uygulamalarla uyumlu hale getirmeleri büyük önem taşıyor. Kurumsallaşmaktan vazgeçmemeleri gerekiyor. Kurumsallaşma, özellikle nesil geçişlerinde sürdürülebilirlik için vazgeçilmezdir” ifadelerini kullanıyor.

Tekin Urhan, “zorlu dönemlerde aile işletmelerinin yüksek performans gösterme” nedenlerini ise şu sözlerle açıklıyor:

“Aile işletmesi liderleri, kurumu büyütüp bir sonraki nesle daha iyi koşullar altında devretmeye odaklanır. Bugün birçok aile işletmesi liderine işe olan tutkusunun kaynağını sorduğunuzda alacağınız yanıtlar mutlaka ‘ailemin ve çocuklarımın geleceği için’ ifadesi etrafında kümelenir. Bu yönüyle daha uzun vadeli planlar yaparak, olası krizlere karşı daha hazırlıklı hale gelebilirler.”

Tekin Urhan ile Türkiye’nin ilk ve tek aile işletmeleri derneği TAİDER’i çalışmalarını, projelerini, aile işletmelerinin önemini konuştuk.

Kendinizden bahseder misiniz? Tekin Urhan kimdir?

1976 yılında Antakya’da dünyaya geldim, ilköğretim ve lise eğitimini Antakya’da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldum. 2000 yılında konut ve sanayi tesislerine LPG sistemleri kurulumu ve LPG satışı yapmak üzere yurt içi ve yurt dışında önemli işlere imza atacak olan Doğa-Can isimli şirketi, kardeşlerim Metin Urhan ve Bülent Urhan ile birlikte kurdum. 2009 yılında kardeşim Kemal Urhan’ın katılımıyla kriyojenik basınçlı kaplar sektöründe faaliyet göstermek üzere Kocaeli’de Cryocan sanayi tesisini kurduk ve pek çok STK, oda ve birlik tarafından ödüle layık görüldük. 2017 yılında Agrocan Tarımsal Ürünler fabrikasını Nezih Ezelsoy ile birlikte kurarak biyosistem mühendisliğine dayalı damlama sulama sitemleri imalatına başladık.

İki dönemdir Kocaeli Sanayi Odası meclis üyeliği, Dış İlişkiler Komisyon Başkanlığı görevlerini yürüttüm, TOBB Genel Kurulu Asil üyeliğine ek olarak 29 Haziran’da gerçekleşen 8. Genel Kurul toplantısı ile TAİDER yeni dönem Yönetim Kurulu Başkanı seçildim. Bunun yanında birçok STK üyeliğim mevcut.

Aile Şirketimiz Agrocan ve Cryocan Yönetim Kurulu Başkanı ve Can Grup İcra Kurulu Başkanlığı görevlerimi sürdürmekteyim.

“Kolektif bilinç ve geniş katılımı hedefte tutuyoruz”

TAİDER Aile İşletmeleri Derneği ile yollarınız nasıl kesişti, başkanlık süreciniz nasıl başladı?

Şirketimizin nesiller boyu güçlü ve sürdürülebilir büyümesini misyon edinmiş bir aile şirketi olarak, TAİDER çatısı altında yer alan değerli aile şirketlerinin sürdürülebilirlik yolculuklarındaki deneyimlerinden öğrenmek ve kurumsallaşma alanında gerek ailemizde gerekse şirketimizde farkındalığı artırarak doğru bilgiye ulaşmak hep önceliğimiz oldu. Üye olmadan önce TAİDER’in Kocaeli Sanayi Odası’nda düzenlendiği farkındalık ve paylaşım toplantısına Sanayi Odası Üyesi ve bir aile şirketi sahibi olarak ev sahipliği yaptığımızda, TAİDER’e üye olmaya karar verdik. TAİDER’in kuruluşunun hemen ertesi yılı olan 2013 yılında CRYOCAN olarak kurumsal üye olduk. Bu beraberlik bize sürdürülebilirlik yolculuğumuzda yalnız olmadığımızı öğretti.

Daha sonra gerek ben gerekse kardeşim Kemal Urhan, çeşitli dönemlerde derneğin komite ve il temsilciliklerinde aktif görevler aldık. Pek çok aile şirketi dostumuzdan hem öğrendik hem de onlara kendi deneyimlerimizi aktardık. 2021-23 dönemi TAİDER Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini büyük bir onur ve sorumlulukla devraldım. Aile şirketlerimizin ülke ekonomimizin lokomotifi olduğu gerçeğiyle ekip arkadaşlarımla birlikte kurucularımızın bize açtığı yolda kolektif bilinç ve geniş katılımı hedefte tutarak çalışmalarımıza devam ediyoruz.

TAİDER neden kuruldu, neler yapıyor, ana hedefi nedir?

TAİDER’in kuruluş öyküsü 2011 yılına dayanıyor. Kurucumuz İnci Holding ikinci nesil üyesi Sayın Şerife İnci Eren, Uluslararası FBN’nin (Family Business Network International/ Uluslararası Aile İşletmeleri İletişim Ağı) 2011 yılında düzenlediği 22. Dünya Zirvesine katılarak, ülkemizin ve aile şirketlerimizin böyle bir oluşuma ihtiyacı olduğunu fark ediyor. İlk olarak 40 kurucu üye ile başlayan çalışmalar 14 Ağustos 2012 tarihinde dernek statüsünde resmi kuruluş ile tamamlanıyor. Bugün, Türkiye’nin her bölgesinden 216 aile şirketi ve üyelerinin yarısı 18-40 yaş arası gelecek nesiller olmak üzere 728 aile üyesine sahip olan TAİDER, varlık sebebine bağlı olarak belirlediği hedeflerini gerçekleştirmek üzere kuruluşundan itibaren pek çok proje ve etkinlik yürütüyor. TAİDER aynı zamanda uluslararası platformda şirketlerinin oluşturduğu İsviçre merkezli Uluslararası Aile İşletmeleri Ağı Türkiye paydaşıdır.  65 ülkede 15 bin aile şirketi üyesinin buluştuğu, 4 bin aile şirketinden oluşan bir topluluk olan FBN’de TAİDER üyeleri Türkiye’yi yönetim kurulu ve topluluk liderleri seviyesinde temsil ediyorlar.

Misyonumuz; Ailede Birlik işletmede sürdürülebilirlik” söylemiyle ülkemiz aile şirketlerinin nesiller boyu devamlılığına önderlik etmek. Bu misyon doğrultusunda ana amacımız aile, ortaklık ve iş arasındaki dinamik ilişkiyi doğru bir şekilde anlamak ve yönetmek üzere ülkemizdeki aile şirketleri arasında, geçmiş deneyimlerin, bir güven ortamı sağlanarak paylaşılmasına uygun bir platform yaratmak.

“Sürdürülebilirlik vazgeçilmezimizdir”

 TAİDER’in hayata geçirdiği öne çıkan çalışmaları paylaşır mısınız?

Aile şirketlerinin nesilden nesile güçlü ve sürdürülebilir büyümeyi yakalayabilmesi için aile, iş ve ortaklık dinamiklerinden oluşan üç boyutun dikkate alınması gerekiyor. Bu üç boyut üzerinde çalışmaları için emek, kaynak ve zaman ayırmaları şart. TAİDER Aile İşletmeleri Derneği olarak bu bilincin artması için çalışıyoruz. Aile şirketlerinin sürdürülebilir olması için yönetim yapılarını ve iş modellerini rekabet ortamıyla başa çıkabilecek uluslararası en iyi uygulamalarla uyumlu hale getirmeleri büyük önem taşıyor. Kurumsallaşmaktan vazgeçmemeleri gerekiyor. Kurumsallaşma, özellikle nesil geçişlerinde sürdürülebilirlik için vazgeçilmezdir. Araştırmalar sürdürülebilirlik yönünde etkili adımlar atan şirketlerin daha hızlı büyüme sağlayabildiğini gösteriyor. TAİDER Aile İşletmeleri Derneği olarak bu bilincin artması için çalışıyoruz.

Örneğin TAİDER Kuzey Yıldızı Aile Şirketlerinde Sürdürülebilirlik Projesi’ni, aile şirketlerinde sürdürülebilirlik bilincinin gelişmesi ve kurumsal sürdürülebilirlik yaklaşımını benimseyerek bu alanda çalışmalar yapan işletmelerin teşvik edilmesi amacıyla 2016 yılında başlattık. “Kuzey Yıldızı Aile Şirketlerinde Sürdürülebilirlik Ödülleri”, kurumsal sürdürülebilirlik yaklaşımını benimseyerek bu alanda çalışmalar yapan, çalışanlar, çevre, toplum, gelecek nesiller, finansal yaklaşım ve yönetişim açısından fark yaratarak ülke ekonomisine değer katan aile işletmelerinin teşvik edilmesini amaçlıyor.

Bir diğer projemiz TAİDER Akademi’yi, TAİDER’in kuruluş felsefesinden yola çıkarak aile işletmelerinin geleceğe yönelik atacağı güçlü adımların yapılandırılmasına destek olmak üzere hayata geçirdik. TAİDER Akademi Türk aile işletmelerinin gereksinimlerine yönelik, farkında ve arayışta olan ailelere “aile boyutunu” odağına alan eğitimler sunarak bilge ve sürdürülebilir aileler olabilmelerini sağlamak amacıyla 2016 yılında kuruldu. Bir şirketin kurulması, yaşaması ve büyümesi ekonomiler için büyük önem taşıyor.. TAİDER Akademi, aile içindeki yeni nesillere geniş bir bakış açısı kazandırıp ve görev aldıkları, alacakları işletmelerin varlıklarını sürdürmelerine katkı sağlarken, bir taraftan da akademi bünyesinde üyelerine yönelik “eğitimcinin eğitimi” programlarıyla değer kazandırmaya devam ediyor.

Her yıl gelenekselleşen Ulusal Aile İşletmeleri Zirvemiz bu yıl 1-2 Ekim tarihlerinde “Peki Ya Bundan Sonra” teması ile çevrimiçi gerçekleşecek. TAİDER üyelerinin yanı sıra aile işletmesi sahipleri ve ailelerin gelecek nesil temsilcilerini, konusunda uzman akademisyen ve danışmanları, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdiğimiz zirvemizde şirketlerinin yaşadığı pandemi süreci ve iklim değişikliğinin getirdiği sonuçların iş hayatına etkisine dikkat çekerken, aile şirketlerinin krizler karşısındaki genel duruşunu ve yaşadıkları deneyimleri de ortaya çıkarmayı hedefledik.

Yönetim olarak neler yapmayı hedefliyorsunuz, önünüzde hangi sorunlar ve projeler var?

Bu yıl pandemi döneminde TAİDER Üye Profil ve Eğilimler Araştırması adı altında önemli bir anket çalışmasına imza attık. Anket çıktılarından da izlendiği gibi aile işletmeleri kendi sürdürülebilirliklerini sağlama konusunda geliştirilecek alanları nesil devrinin planlanması ve kurumsallaşma süreçlerinin tamamlanması şeklinde önceliklendiriyor.

Anket sonuçlarının işaret ettiği gelişme alanlarının TAİDER’e üye aile şirketlerinin bir araya geldiği etkinliklerde ve bilhassa TAİDER Akademi eğitimlerinde ele alınmasının planlanması ile aile işletmelerinin sürdürülebilir ve güçlü büyümesine daha etkili katkılar sağlamaya çalışıyoruz.

Anket sonuçlarından da görüldüğü gibi aile şirketlerimizin işletmenin ve ailenin kurumsallaşması ile birlikte Aile-İş-Ortaklık boyutlarının etkili bir şekilde yönetilmesi konusuna verdikleri önem dikkat çekicidir. Yönetim kurullarının ve icra komitelerinin aktif çalışması, uzlaşma kültürü ile kararların alınması, profesyonelleşmede atılan adımlar, gelecek nesillere liderliğin devri için planlı yaklaşımlar, aile anayasaları, aile meclisi toplantıları gibi birçok adım kurumsallaşma yönünde alınan mesafeleri göstermektedir.

TAİDER üyelerinin bahsedilen konularda ortalamaların üzerinde yol kat etmiş, daha da ileri gitmeyi planlayan işletmeler ve bireyler olduğunu söyleyebiliriz. Bu anlamda üyelerin kendilerini geliştirerek aynı öncelikleri paylaşan diğer aile işletmeleri için de rol model olma potansiyeli, aile şirketlerinin sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda son derece umut vericidir.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 17.maddesinde yer alan “Amaçlar için Ortaklıklar “aslında dönemimizin de hedeflerinden biridir. Dünyamız günümüzde tüm zamanlardan daha fazla birbiriyle bağlantılı hale gelmiştir. Teknoloji ve bilgi birikimine erişimin arttırılması, fikirleri paylaşma ve yeniliği desteklemede önemli bir yöntemdir. Biz de Derneğimizin diğer STK’LAR, Odalar, Organize Sanayi Bölgeleri, Üniversiteler ve çalışma alanımızdaki diğer kurumlarla yapacakları ortak işbirlikleri ve projelerini bu dönemde hızlandırarak bilgiye erişimin arttırılması yönünde çalışacağız.

“Aile işletmeleri zor dönemlerde yüksek performans gösteriyor”

Pandemi döneminin etkileri TAİDER’e nasıl yansıdı?

Pek çok bilimsel araştırmanın da gösterdiği gibi aile işletmeleri böylesine dönemlerde yüksek performans gösteriyor. Bunun elbette bazı sebepleri var. Aile şirketlerine bu avantajı sağlayan faktörleri kısaca uzun vadeli olmaya yönelik kurumsal içgüdü, kurumsal hafıza, akıllıca verilen refleksler ve gelenekler ile gelecek arasındaki dengeyi kurma becerisi olarak özetleyebiliriz. Aile işletmesi liderleri, kurumu büyütüp bir sonraki nesle daha iyi koşullar altında devretmeye odaklanır. Bugün birçok aile işletmesi liderine işe olan tutkusunun kaynağını sorduğunuzda alacağınız yanıtlar mutlaka ‘ailemin ve çocuklarımın geleceği için’ ifadesi etrafında kümelenir. Bu yönüyle daha uzun vadeli planlar yaparak, olası krizlere karşı daha hazırlıklı hale gelebilirler. Aile üyelerinin kurumlarıyla kurmuş oldukları uzun ve derinlikli ilişki nesiller boyunca büyüyen bir kurumsal hafıza oluşmasını sağlıyor. Dünyada 19. hatta 18. Yüzyılda kurulmuş ve bugüne kadar gelmiş pek çok aile işletmesi var. Bugün bu işletmelere kurucuların torunlarının torunları liderlik yapıyor ve gerek Ar-Ge gerekse kalite ve markalaşma süreçlerinde büyük bir başarı geleneğini sürdürüyorlar. Aile şirketlerinde dalgalı dönemlerde kolektif bir dayanışma duygusu daha kolay açığa çıkıyor. Bu duygu da zorluklar karşısında güçlü ve etkili kararlar almayı kolaylaştırıyor. Aile işletmeleri her ne kadar geleneklerine bağlı yapılar olsalar da teknolojik ve diğer boyuttaki değişimleri de düşünülenden daha hızlı benimsiyorlar. Bunda da hiç kuşkusuz en önemli faktör eski ve yeni nesillerin bir masanın etrafında toplanıp gelenek ile geleceği samimi bir şekilde karşılaştırabilmeleridir. Aileyle işin iç içe olması işlerin yürütülmesi açısından son derece zor ama kurumsal yönetişim ilkelerinin benimsendiği ailelerde bu sorunların da çözülmesi son derece kolay oluyor. Aile şirketlerinin bir diğer özelliği ise sosyal yardımlaşma ve fayda amaçlı katkıları hızlıca eyleme geçirecek esnek bir yapıya sahip olmaları. TAİDER üyesi aile işletmeleri pandeminin ilk günlerinden bu yana özellikle sağlık alanında ihtiyaçların aksamaması adına yurt çapında gönüllü olarak önemli üretim ve tedarik sorumlulukları üstlendiler.

Aile işletmelerinde profesyonel yöneticiler ve genç liderler arasındaki ilişkiler nasıl?

Bu sorunuza TAİDER üye profili ve eğilimler araştırma raporumuzdan çıktılarla yanıt vermek istiyorum. Üye aile işletmeleri yeni aile üyelerinin görevlendirilmesi, aile içi çatışmalar, liderliğin devri gibi ailenin kurumsallığıyla ilgili başlıkları en büyük tehditler olarak sıralarken, işin kurumsallaşmasında risk almak, yetkinin delegasyonu, denetim ve profesyonelleşme alanlarındaki başlıklar ise ikinci sıradadır. Anket bulgularının işaret ettiği diğer gelişim alanları değerlendirildiğinde; aile şirketlerinde sürdürülebilir büyüme motivasyonunu artırmak ve büyümeyle gelebilecek ihtiyaçların karşılanabilmesi için profesyonellerle yönetim, yönetim kurullarının rolü ve işleyişi, farklı ortaklık yapıları, ailenin yapılanması ve kurumsallaşması ile planlı liderlik süreleri ve devir süreçleri gibi konular öne çıkmaktadır. Sonuç olarak işletmede kurumsallaşma çalışmaları içindeki başlıklardan biri olan profesyonellerle yönetimin planlanması ve liderlik ilişkileri üzerinde kurucu nesil hayattayken çalışılmaya başlanması gereken önemli bir başlıktır. Özellikle üçüncü ve dördüncü nesil aile üyelerinin işletmelerde görev aldığı şirketlerde profesyonel yöneticiler ile genç aile üyeleri arasında kurulan doğru iletişim ile başlayan deneyim ve vizyon paylaşımı şirketlerin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayan önemli bir etkendir diye düşünüyorum.

“Nesiller arası iletişim özenle kurulmalı”

TAİDER gelecek nesiller için ne düşünüyor?

Gençleri anlamak insanı anlamaktan geçiyor. Gelecek nesiller kendi becerilerini geliştirirken bir yandan da yaptığı işe sosyal ve kişisel olarak anlam katmayı tercih ediyor. Önceki nesiller temel ihtiyaçlarına ulaşamamaktan korkarken, gençler, sevgisiz bir toplumda yaşamaktan, bugünün ve geleceğin gereklerine uygun eğitim alamamaktan, hızla bozulan çevre ve iklim şartlarından endişe duyuyor. Çevre konusuna bizlerden daha duyarlı olduklarını ailemdeki gençler ve çocuklarımla yaşadığım deneyimlerden söyleyebilirim. Günümüz gençlerinin bizim neslimize göre çok daha iyi eğitim gördükleri bir gerçek. Geleceği birlikte inşa etmek için bizlere gençlerin enerjisinden, güncel teknik bilgisinden faydalanmak ve onları sabırla dinlemek düşüyor. Gençler ise yıllar içinde edinilmiş iş deneyimlerine saygı duymalı ve bu deneyimlerden azami fayda sağlayabilmek için nesiller arası iletişim özenle kurulmalı.

TAİDER çatısı altında  aile şirketi üyelerimiz arasındaki 18-40 yaş arası gelecek nesil üyelerinin kişisel gelişim ve deneyim paylaşımlarını ön plana aldıkları ve birlikte zaman geçirmelerine imkân sağlayan bir platform olan TAİDER Gelecek Nesiller Topluluğu gibi 35-55 yaş arasında aile işinde yönetim ve/veya icra kurullarında aktif rol oynayan üyelerimizin birlikte öğrenerek paylaşımlarını desteklemek amacıyla TAİDER Now-Gen Topluluğu yer almakta.. Aile şirketlerinin sürdürülebilir ve güçlü büyümesi, gelecek nesillerin yönelim ve yetkinlikleriyle doğru orantılı. O nedenle TAİDER’de gelecek nesi ve now-gen toplulukları birlikte hareket ediyor, etkinlikleri birlikte organize ediyorlar. Bu etkinlikler arasında

Gelecek Nesil Buluşmaları, Ulusal Aile İşletmeleri Zirvesi Gelecek Nesil Özel Günü, Gelecek Nesil Yeni Liderler Çemberi, Gelecek Nesil ve Now-Gen Zirveleri ve Uluslararası Staj imkânı yer alıyor.

“Türkiye’de ilk ve tek aile derneğiyiz”

Aile dernekleri bakımından İzmir tablosunu değerlendirir misiniz?

Öncelikle derneğimizin Türkiye’de alanında tek ve ilk dernek olduğunu ifade etmek isterim. Aile şirketi sahipleri ve gelecek nesil üyelerinin birbirinden öğrendikleri deneyim paylaşımı platformu olan derneğimiz aynı zamanda aile şirketleri konusunda ulusal ve uluslararası en iyi uygulamaların, akademik yayınları ve araştırma anketlerinin kaynağı durumundadır. Bu nedenle ülke ekonomisinin yüzde 95’ini oluşturan aile şirketlerinin güçlü ve sürdürülebilir büyümesi için çalışmak ülkemizin de ekonomik ve sosyal anlamda kalkınması ve büyümesi için çalışmakla eş değerdir. Derneğimiz İzmir’de kurulmuş olmakla birlikte Türkiye geneline dağılmış farklı sektörlerden farklı nesillerden aile şirketi üyeleriyle sadece İzmir için değil, tüm Türkiye için çalışmaktadır. Bunu gururla söyleyebilirim.