Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Facebook Merkür Retrosu’na mı yakalandı?

Merkür Retrosu yılda üç kere meydana gelen astrolojik bir olaydır. Merkür’ün dünyaya göre “geri” hareket ettiği bu dönemler, astrologlar tarafından olumsuz yorumlanır. Teknolojik aksaklıkların yaşanacağı, eski konuların gündeme geleceği öngörülen bu dönemlerin birinde olduğumuz bu hafta gündeme Facebook’un çökmesiyle oturmuş oldu.

Anlayacağınız Facebook, Merkür Retrosu’na “fena” yakalandı.

Geçtiğimiz Pazartesi günü, Facebook şirketi tam 5 saat çöküntü yaşadı ve kendisine bağlı ağları WhatsApp ve Instagram da buna dahil olmak üzere hiçbir platformuna erişim sağlanamadı. Dünyanın en geniş çaplı verisine sahip olan Downdetector’a göre bu tarihte yaşanan en büyük internet çöküntüsü. Downdetector, şu ana dek 10.6 milyon çöküntü belgelediklerini belirterek Pazartesi yaşanan Facebook kesintisini birinci sıraya yerleştiriyor.

Kesinti, Facebook’un veri merkezlerinden kaynaklandığından ve iç algoritmalarını da etkilendiğinden dolayı, şirketin açıklamasına göre mühendisler sorunu belirlemek ve çözmekte oldukça zorlandı. Facebook sözcülerinin açıklamasına göre, kesinti sırasında kişisel veriler dışarıya sızmadı, bu demek ki bir güvenlik ihlali durumu yok.

Şirket her ne kadar açıklama yapıp özür dilese de, sorunun kaynağını halen dile getirmediler. Yani çöküntünün temelini bilmiyoruz. Yıllardır Facebook, karmaşık bir uluslararası ağ geliştirerek verilerini birçok merkez ve yazılım şirketiyle paylaşıyordu. Facebook, diğer pek çok dijital platform gibi, verilerini aynı zamanda Sınır Geçit Protokolü (Border Gateway Protocol) ile paylaşarak da diğer dijital şirketlere açık hale getirmişti.

Facebook pazartesi günü, verilerini Sınır Geçit Protokolü’nden çekerek, iç sistemini başka şirketlerce erişilebilir olmaktan çıkardı. Bu eylem, uzmanlarca “Facebook’un belgelemek istemediği ve haliyle belgelenmeyen bir değişiklik yapması” olarak yorumladı.

Pazartesi kesinti esnasında CNN, güvenlik uzmanlarının “olası bir suçlu olarak ‘bir Etki Alanı Adı Sistemi’ne (DNS)’ işaret ettiğine” dikkat çekmişti. DNS, “web sitesi adlarını bir bilgisayar tarafından okunabilen IP adreslerine çeviren” ve genellikle “internetin telefon rehberi” olarak adlandırılan bir sistem. Cisco’da benzer şekilde Twitter’da yaptığı açıklamada, “testlerin kesintinin devam eden bir DNS hatasından kaynaklı olduğunu” vurgulamıştı.

Bu kesinti, teknoloji devi şirketin 2008’den yana yaşadığı en büyük çöküntü. Tek fark, 2008’de 80 milyon kullanıcısı olan ağın bugün 3 milyar kullanıcısı olması.

2019’da benzer bir kesinti yaklaşık bir saat sürdü. Facebook, bu kesinti için bir sunucu yapılandırma değişikliğini suçlamış ve hasarı kısa sürede giderebilmişti.

Hisse senetlerinin bir günde rekor düşüş yaşaması ve şirket kurucusu Mark Zuckerberg’e 6 milyar doları tek günde kaybettirmesi olarak tarihe geçen 4 Ekim gününe dair cevaplanması gereken halen birçok soru var.

Bu siber bir saldırı mı, yoksa hakikaten 3 milyar kullanıcısı olan Facebook’u mağdur eden bir ağ kesintisi, sistem çökmesi mi? Ve daha da önemlisi, bu milyarlarca insanın verilerinin toplandığı ağlara giriş teşebbüsünün ilki mi?

Kesintinin sebebi her ne olursa olsun, tekrar yaşanmaması, ve verilerin güvence altına alınması adına uluslarası şirketler Facebook’un Pazartesi yaşadığı durumu araştırarak önlem almalı. Covid-19 ile beraber hızlanan dijital çağa geçişte bu durumlar hayli önem taşıyor.

The Wall Street Journal’a konuşan 52 yaşındaki Tricia Puleo, “Facebook’tan çevrimiçi Zumba dersleri veriyorum. Çöküntü esnasında müşterilerime ulaşamadım ve dersi gerçekleştiremedim. Bu benim için gelir kaybı demek. Ben Facebook üzerinden reklamımı yaparak dersimi satıyorum, Facebook çalışmadığı zaman para kazanamam.’’ diyor.

Öyle ki, Facebook ve Instagram’ın ekonomide aldığı yeri de azımsamamak gerekiyor. Artık bir çok şirket satışlarını online bu platformlar üzerinden gerçekleştirirken bir çok insan da Facebook üzerinden online ders, eğitim ve benzeri servisleri satıyor. Bu ağların yaşadığı çöküntü, bu bireyler için gelir kaybı demek.

Tablo buyken de top, dijital devlerin yanı sıra uluslararası kuruluşlarda da. İnsanların mağdur olmaması, ve kişisel verilen sızma riskine karşın tedbir, bir sonraki çöküntü yaşanmadan hızlı bir şekilde alınmalı.