CHP’li Sındır: İzmir’de depremzedelerin hakları ihlal ediliyor

CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, kazanılmış hakların ihlal edildiğini, vatandaşın kendi mülkünün projesi üzerinde dahi söz hakkı sahibi olmadığını, mülkiyet hakkına ve Anayasa'ya aykırı bir durumla depremzedelerin dayatmayla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Depreme Karşı Alınabilecek Önlemlerin ve Depremlerin Zararlarının En Aza İndirilmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonunun Raporu TBMM Genel Kurulunda görüşüldü.

Söz alan CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, yaşananlardan siyaset üstü insani bir yaklaşımla ders çıkarılması gerektiğini ifade ederek, “Deprem bir doğa olayıdır, deprem bir afet değildir. Depremi afete dönüştüren tek sebep insandır ve insanın rekabet ve rant hırsıdır, cehalettir. Dolayısıyla deprem öldürmez; akıl ve bilim yolundan çıkılması, siyasi ve ekonomik rant çabalarının etkileri ölüme ve yıkıma neden olur. Depreme; gerek öncesi gerek esnası ve gerekse de sonrası olarak yaklaşmak gerekir. Bu çerçevede düzenlemeler; katılımcı, paylaşımcı uygulamalarla koordinasyonlu bir şekilde, yaşananlardan ders çıkararak siyaset üstü, insani bir yaklaşımla yapılmalıdır, ele alınmalıdır” dedi.

Komisyon çalışmasının sonucunda 500 sayfalık bir raporun ortaya çıktığını ve bu raporun özellikle İzmir depremi sonrası yaşanan gerçekler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini dile getirerek sözlerine devam eden Sındır, “Gerçekler şunlar Sayın Milletvekilleri. Soru önergeleri verdik bakanlığa sorduk: bakanlığın İzmir depreminde ilan edilen 7 proje alanında normal imar planlarında 8 kata kadar inşaat izni verilirken bu yeni yapılan projelerde zemin artı 5 kat inşaat izni verildi. “Bunun nedeni nedir? Bu, kazanılmış hakkın bir ihlali değil midir?” diye sordum. Bakanlığımızın verdiği yanıt aynen şu: “2023 yeni şehircilik vizyonu kapsamında her şehrin sağlıklı, güvenli, akıllı, çevreci, dinamik bir yapı içerisinde, yatay mimariyi esas alan ve insan odaklı bir planlama ve uygulama anlayışının benimsenmesi ve söz konusu alanların zeminden de kaynaklı sorunlu bir bölge olması nedeniyle kat yükseklikleri 8 kattan 6 kata düşürülmüştür” dendi. Böyle bir gerekçe olabilir mi? Zeminden kaynaklı sorunlu bir bölge ise bölgenin neredeyse tamamı 8 kat ve hatta gökdelen imarlı iken ve bu büyüklükteki yapılar orada dururken ve hala yapılmaya devam ederken böylesi bir gerekçe ne kadar  doğru ve ne kadar haklı?” diye konuştu.