Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

2021 turizmi son çeyreğinde…

Türkiye, son üç yıldır turizm sezonlarını çok sıkıntılı geçirdi. Özellikle 2020 ve 2021 sezonları dönem dönem gelen turist sayısında artış olsa da sektör açısından çok kötü geçti. İçinde bulunduğumuz yılın son çeyreğine girmiş bulunmaktayız. Ümitler, son yıllarda Türkiye’ye en fazla turist gönderen favori ülkeler Almanya ve Rusya’ya bağlanmış durumda. Yılın son çeyreğinde bu ülkelerden gelebilecek turist için beklentiler artmış bulunmaktadır. İnşallah yeni bir varyantla salgın yeniden yayılmazsa, yüzler biraz olsun güler.

Ancak, yayılım seyri ve yetkili çevrelerin açıklamalarına bakıldığında Covid 19 salgını etkisinin 2023 yılından önce bitmeyeceğidir.
Peki bu durumda şu an içinde bulunduğumuz ekonomik durum ve yaşam şartlarındaki zorluklar devam ederse neler olabilir?

Endişeler…

Evet, sektörün rekabet gücü şu anda fiyatlar yönünden cazip. Fakat ekonomik şartların da etkisiyle maliyetler sürekli artıyor. Maliyetler açısından tablo iç açıcı değildir. Tesislerin özellikle yeme içme, temizlik malzemeleri ile elektrik su faturalarında artış kaçınılmazdır. Personel giderleri, kalifiye eleman, düşen turist sayısı gibi olumsuzluklar göz önüne alındığında bugünkü fiyatlarla daha ne kadar süre turist kabul edebilirler. İşletmeler için büyük bir sorundur.

Gelecek sezon yani 2022 fiyatları nasıl belirlenecek? Zira maliyetler adeta günlük değiştiği için oturup bir maliyet hesabı çıkarılamıyor. Bu nedenle yeni sezon için tur operatörlerle görüşmelerde anlaşmazlıkların yaşanması kaçınılmaz durumdadır.
Ayrıca tesisler personel sıkıntısı içindedir. Zira sektör, iki yıldır düşük kapasitede çalıştığı için kalan kalifiye elemanların bir kısmı ayrılmak zorunda kalmıştır.

Sonuç…

Eğer şartlar ve tablo çok fazla değişmezse 2022’de talebin daya iyi olacağı bir sezon yaşayacağımızı düşünüyorum. Ancak yine de 2022 yılı maalesef bilinmezlerle doludur. Her an her şey olabilir. Sezon iyi geçse de 2019 yılı sezonu rakamlarının yaşanması zor görünüyor. Bence küçük kapasiteli tesislerin ve nispeten nüfus yoğunluğu az olan turizm merkezlerine talebin daha fazla olmasının yanında, iç turizmde de salgın şartları hariç talebin artacağı ortadadır. Bu yıl gelmeyen özellikle AB ve İskandinav ülkelerinde Türkiye’nin tanıtımı çok iyi yapılmalıdır.

Sektör için bir başka husus ise dünyadaki gelişmeler olacak. Türkiye’ye turist gönderen ülkelerdeki ekonomik ve siyasi şartların talebi ne kadar etkileyeceğini tahmin etmek güçtür.

Ben turizmde sıkıntılı dönemin iki yıl daha süreceğini, içinde bulunan tablonun iyi irdelenmesi gerektiğinde ısrarcıyım.