Ödemiş Belediye Başkanı: Üretici zor durumda, devlet desteği şart

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, gübre, elektrik, mazot ve ilaç giderlerini karşılayamaz hale gelen üreticinin zor durumda olduğunu dile getirdi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, yılda 3-4 ürün alabildikleri verimli topraklarının olduğunu, ancak artık yorulan toprakların doğal gübre ile beslenmesine ihtiyaç bulunduğunu belirterek; üreticinin doğal gübre ile neredeyse sarraflarda satılacak kadar pahalı hale gelen kimyasal gübreye ulaşmakta zorlandığını söyledi. Gübrenin yanı sıra, elektrik, mazot ve ilaç giderlerini karşılayamaz hale gelen üreticinin zor durumda olduğunu dile getiren Eriş, tüm yerel imkanları kullandıklarını ancak bunun yetmediğini, devlet desteğinin şart olduğunu söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Avrasya Gösteri Merkezi’nde düzenlenen CHP’li Belediyeler Tarımsal kalkınma Zirvesi’ne katılan Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, “İzmir’de değerli Tunç Soyer Başkanımızın ‘Başka bir tarım mümkün’ dediği noktadayız ve bunu da uygulamaya geçirdik” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bu zirveyi hazırlayan herkese minnettar olduklarını dile getiren Eriş, şunları söyledi:

“Doğduğu köyde insanların doymasını sağlayacak projeler güzel”

Fuar oldukça yoğun. Biz de birbirimizi ziyaret ediyoruz. Birbirimizden neler öğrenebiliriz hangi güzel bilgiler var onlara bakıyoruz. Bunları öğrendikçe kendi ilçemize taşıyacağız. İzmir’de değerli Tunç Soyer Başkanımızın ‘Başka bir tarım mümkün’ dediği noktadayız ve bunu da uygulamaya geçtik. İlerleme hızımız da çok yüksek oldu. Çünkü yoksulluğu yenmek, kuraklığı yenmek, doğduğu köyde insanların doymasını sağlayabilecek projeler çok güzel. Ödemiş’te insanlar diyor ki ‘Çocuklarımız bugün artık köyde barınıyorlar.’ Bu çok güzel bir olay. Hem büyük şehirlerin yükünü alıyoruz hem de insanlar zenginliklerini daha kolay büyütüyor. Ödemiş’te de biz bunun uygulamasını yapıyoruz.

“Örnek olsun diye sera kurduk”

Dünyanın en verimli toprağını kullanıyoruz. En verimli toprakta çok değişik ürünlerimiz var. Küçük Menderes toprağında 80’in üzerinde ürün yetişebiliyor. Ama ağırlıklı olarak yine bölgemizde incir, kestane, barbunya, fasulye ve tabii hayvancılığa yönelik gıdalar ve zeytinyağı üretimi var. Önemli olan insanların bir araya gelerek bunların satış değerini arttırmak, katma değerini yükseltmek, katma değerinin yanında da gençliğe, o bölgenin insanına ekmek üretmek, iş yaratmak. Bunun için de seralar kurduk. Biz bu serayı da örnek olsun diye kurduk. Yani bakın biz yapıyoruz. Buradan aldığımız ürünü tesislerimizde, huzurevimizde, aşevimizde kullanıyoruz. Onun dışında hedefimiz, yine manavlara, ihtiyacı olanlara, restoranlara daha iyisini, kalitelisini yetiştirebilmeyi başarabilmek. Bunun için kooperatifleşmenin önemi çok. İnsanlar güçlerini birleştirerek bazı zorlukları aşabiliyor.

“Altyapıyı zenginleştirmek bizim görevimiz”

Yaklaşık 2 bin 300 kilometre üretim yolumuz var. Bu bir rekordur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bile bu kadar üretim yoluna bakmamıştır veya yoktur. O kadardır belki. Biz bunlara bakıyoruz. Üreticinin tarlasına, bahçesine gidebilmesi için o yola ihtiyaç var. Orada ektiği, diktiği ağaca bakacak. Altyapıyı zenginleştirmek bizim görevimiz. Burada Tunç Başkan’ımızla birlikte biz çok güzel bir başarı ivmesi yakaladık.

“Yerel imkanlarımızı kullanıyoruz ancak iktidar gücü de gerekiyor”

Bölgemizde 36 tane yaylamız var. Efeler Yolu’yla da bunu birleştiriyoruz. İnsanlar oraya gelsin, gezsin, yesin, içsin. Oradan yiyecek, içecek, hediyelik, yöresel ürün ne varsa onu da alsın ki birbirimizi bu anlamda destekleyelim, canlı, bereketli bir ekonomi yaratalım. Bunu da başarmak için var olan yerel gücümüzü kullanıyoruz ama ‘Yetmez’ diyoruz. Burada iktidarın de desteği gerekiyor. Eksik kaldığımız yerlerde, bu ekonomik eksiklik, yönetim eksikliği, maddi eksikliğin yanında bir de iletişim eksikliği var. Yani ormanda olan bir yerin ormanı bozma adına değil de birlikte daha kolay yapabilme adına o desteklere de ihtiyaç var. Bunun için iktidar gücü de belli yerlerde gerekiyor. İlçe Tarım, İl Tarım ile iş birliği yapıyoruz ama bizim demek istediğimiz daha çok etkileşim içinde olunmalı, bu etkileşimle birlikte yönetişimi hızlandırma ve insanlarımıza, üreten insanlarımıza daha çok destek verebilmek gerekiyor.

“Üretici çok zor durumda”

Bir güzel zenginliğimiz daha var Ödemiş’te. ‘Katı Atık Değerlendirme Merkezimiz’ var. Buradaki çöpler ayrıştırıldıktan sonra kalan ürünler kompost yapıldıktan sonra 100 ton doğal bir gübre elde ediliyor. Bu gübreyi yine kooperatifler aracılığıyla toprağımızda buluşturuyoruz. Çünkü bizim toprağımız çok yoruldu. Yılda üç ürün alınabilen hatta biraz zorlarsanız ürün çeşidine göre dört ürün alıyorsunuz. Ama toprağımız yoruldu, o yorgunluğu atabilmek, besleyebilmek için de doğal gübreye ihtiyaç var, kimyasal değil. Zaten kimyasal gübreler neredeyse artık sarrafta satılacak duruma geldi. Üretici o konuda çok zor durumda. Elektrik gideri mazot gideri ve buna benzer ilaç, gübre gideri. Bunları da bu üretim destekleriyle sağlarsak üreticinin mutlu olması yani tarımcının yaşaması gerekiyor.

“Kendi markamızı yarattık”

Tarımcının gelişmesi, tarımcının büyümesi gerekiyor ki oradan esnafa ve diğer sanayi dallarında da katkısı olsun. Kazandığı parayı o anlamda da değerlendirsin. Geleceğe çocuklarını hazırlasın, okuyorsa da okutabilsin. Daha iyisini yapabilsin diye. Var gücümüzle çiftçinin, üreticinin ürünlerini değerlendiriyoruz. Kooperatiflerle birlikte süt, süt ürünlerini değerlendirerek onları özellikle büyük şehirlerimize satma adına kendi markamızı yarattık. ‘Otamış’ markası. Çok güzel bir market kurduk. Hem kooperatifleştirmeyi geliştirmek hem iş birliğimizi artırmak hem de doğru ürünlerle tüketicimizi insanımızla buluşturmak istiyoruz.