Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Turizm değişim istiyor

Ülkemiz, bir ölçüde bütçe dengesini sağlıklı bir şekilde kurgulayabilmek için turizm ekonomisine ve onun getireceği döviz girdisine ihtiyaç duymaktadır.

Ancak 2019 yılında biraz olsun kendine gelen bu ekonomik kaynak ve yatırımlar, maalesef iki yılını tamamlayamadan Covid-19 salgını ile küresel çapta bir olumsuz etki altında kalmıştır.

Bir ümitle başlayan 2021 sezonu ise Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları itibariyle toparlanma sergiledi; ancak AB ülkeleri ve İngiltere’den arzu edilen turist, maalesef gelmedi. Elbette bunun nedeni, bu ülkelerin güya pandemi nedeniyle Türkiye’yi kırmızı listede tutmaları ve yoğun seyahat kısıtlamalarını sürdürmeleri oldu.

Şu anda ise İngiltere’nin listesini güncelleyerek Türkiye’ye gidişleri daha serbest bir hale getirmesiyle birlikte İngiliz tur operatörleri baskı yapmaya başlamış ve Türkiye’ye gelişler açılmış durumdadır.

Bu arada Türkiye ekonomisindeki kararsızlık ve belirsizliklere ilaveten TL’nin uğradığı değer kaybı ve faizde yaşananlar nedeniyle Türkiye’ye gelmek, yabancılar için daha ucuz bir tercih haline gelmiştir. Böylelikle zaten oldukça rekabetçi olan fiyatlarımız, daha da inmiştir.

Bu nedenle şu ana dek gelmemiş bulunan İngiliz turistler, özellikle çocuklu aileler halinde Muğla bölgesine akın etmeye başlamış durumdadır.

Peki Türkiye’nin bütün bu süreçten karı ne olacak?

Evet, 2020’ye nazaran 2021 sezonu sonunda gelen turist artacak. Ancak döviz gelirimizin ise yine pek tatminkar olmayacağı aşikardır.

Türk turizmi maalesef derin bir sıkıntı içindedir. Özellikle kredi borçları bulunan tesisler, oteller, tatil köyleri ve elzem tesislerin yıllık öreme taksitlerinin ertelenmiş olması bir nebze rahatlama sağlasa da pek çok tesis, 2021 sezonu sonunda elde edeceği gelir ile borçlarını ödeyebilecek durumda olmayacaktır. Eski Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Bahattin Yücel, geçtiğimiz hafta kaleme aldığı yazısında bu çok açık ve net durumu ortaya koymuştur. Türk turizmi, gerçekleri ile konuşulmalıdır.

Ancak sektörün en önemli temsilcilerinden TÜRSAB’ın Başkanı ile şimdiki Bakan, bırakın bir araya gelmeyi, karşılaşmaktan bile kaçınmaktadırlar.

Sayın Bakan Ersoy da TÜRSAB yerine acentelerle görüşmeyi tercih etmektedir.

Sonuç; bu sezon iyi kötü geçen seneden daha hallice rakamlarla gidiyoruz. Turist sayısı ve gelir seviyesine ilişkin rakamları bekleyip göreceğiz. Türkiye ekonomik darboğaz ve onu besleyen Covid-19 salgının etkisi altındadır ve toparlanmaya çalışmaktadır. Dövize, yani turizme ihtiyacı vardır.

Sektörün son iki-üç yıldır yaşadığı olumsuz durum, turizmi döviz geliri getirici olmaktan çıkarmıştır. Ve üstelik düşük fiyatlarla turizme devam etmek çok zordur.

Yapılması gereken ise büyük bir hızla sektör, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarca durumun analiz edilmesi, rekabet şartlarına uyan ancak servis-hizmet-kalite dengesini düşürmeden ve pandemi önlemlerini en etkin biçimde hareket ederek durumun toparlanmasıdır.

Tesislerin talep sıkıntısı ve gelirlerindeki düşüş nedeniyle yaşadıkları ve yaşayacakları ödeme güçlükleri konusunda gereken destek sağlanmalıdır.

Zira turizm, tesis ve eleman ile ilgilidir. Ancak Türkiye’deki tesislerin bir bölümü, büyük sermaye gruplarının diğer iş ve yatırımlarını destekleme amacıyla da kullanılmaktadır ve bir kısmı bu amaçla yapılmıştır. Bunlarda öncelik turizm değil, söz konusu grubun iş ilişkileridir.

Ancak sektörün büyük bir kısmı ise turizmden kazandıkları ile kendilerini ikame etmekte ve gelirini yine turizme yatırarak genişlemeye çalışmaktadır.

Turizm yeniden yapılandırılmalı ve yurtdışı ilişkilerini karşılıklı olarak baştan düzenlemelidir. Bu noktada önemli olan husus, dünya firmalarının talep ve fiyat kırma oyunlarıyla her zaman karşılaşacak olunacağı gerçeğidir. Buna müsaade edilmemelidir.

Turizm, tek başına Türkiye’nin 30 sektörüne eşdeğer bir büyük ekonomidir. Ancak bugün Türkiye’de turizm, döviz getirici işlevini yerine getirecek ilgi, organizasyon, birlik ve beraberlikten çok uzaktır. Bakanı da sektörün içinden gelen ve turizmi bilen bir isim olmasına rağmen.