Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Tembel hayvan ve insan denen akrabası

Akrabamız tembel hayvanı Costa Rica da gördüm. Bu memelileri yaprak sever grubuna yerleştirmiş zoologlar. Şu anda hayatta kalanlar 20 ila 60 kg civarında orta ve genel Amerika’da yaşıyorlar. Binlerce yıl önce 600 ve artı kg civarında olanlar da varmış.

Hikaye ve tarihçelerini basitçe paylaşacak olursak insanoğlu bu kıtada görününce nesilleri tükenmiş. Ayni Amerika’da atların nesilleri tükendiği gibi. Kolomb’dan sonra tekrar gelene kadar atları unutmuş oralılar ve sonra tekrar görünce tanrı sanmışlar!  Ham hum şaralop.  Kolaycılık ve aptallık yani bindiğimiz dalı kesmek türümüzün aslı!  Özetle yemiş bitirmiş iri tembel hayvanı insanoğlu. Şimdi artık kalanların nesli turizm için korunuyor!

“Aptal tür” dedim ya insanların erkekleri biraz daha aptal, kadınlar gene maçı daha iyi idare ediyorlar. Eh tabii, erkekler binlerce yıl daha ziyade kaslarını kullanmayı öğrenmiş, kadınlar da kafalarını!

Tembel hayvanın öyküsünü tamamlayıp insan denen gene aptal ve tembel akrabalarına döneyim izninizle… Çok güleceksiniz..  İlkbahar boyu Urla tam anlamı ile bu dedikodu ile çalkalanıp durdu…

72 yaşında bir emekli kahramanız kendi tabiri ile 2-3 yıl daha cinsel bir hayatı olacağını sandığı (Cinsellik konusunda ümit vereyim, insülin tipi iğne ile o iş Viagra’dan daha öte de uzayabiliyor) çağına gelmiş. 25 yıl önce boşanmış… 15 yıldır bir hanımla beraber yaşıyor. Yurt içi, yurt dışı üst düzey memurluk yapmış.

Kahramanımız (A) hem bir yardımcı, hem bir kiracı aramak ümidi ile bir ilan vermiş. Artık nasıl ilan veriyor ise kilise, tarikat mensubundan, her türlü cinsel tercihten kiracı namzetleri başvurmuş. Esasen sempatik ve saf bir insan, araç kullanırken yeterince uzak iseniz, güvenilir de bir insan.  Bundan bir on yıl önce kendinden 30 yaş küçük bir bayan kahramanımızın aklını o denli başından almış ki, yurtdışında kazandığı dolarlardan elli bin mi, yüz bin mi kadarı kuş olup uçmuş.

Hikayemizin ikinci kahramanı bu ilana başvurmuş. 28 yaşında 300 kiloluk bir de motosikleti olan uzun boylu çekici bayan kahramanımız (Z), erkek kahramanımıza soyadını söylememiş, ama tanışma safhasında A’nın başını iyice döndürüp “kara sevda” diyeceğimiz komaya benzer duruma sokmuş. Ne var ki, şu an yurtdışında olan kahramanımızın eşinin izlerini evinde görünce pişmekte olan aş bozulmuş… Ve motorlu dişi başrol oyuncumuz Z zarif bir şekilde sohbet ve buluşmaları sonlandırmış; “Daha fazla görüşürsek ben size aşık olurum, o nedenle görüşmeyelim” diyerek…

Bu vurucu cümleyi duyan 70 üstü ve özgeçmişine güvenen erkeğe bir haller olabiliyor. Kadındaki zarafet ve zekaya ve erkekteki saflığa bakın. 70 yaşını geçip de özgeçmişini olağandışı bulmayan erkek ayrıca var mı acaba?

Kahramanımız (A) ilkbahar boyu hem hikayesini anlatıyor ve hem de motosikletli kızı (Z) arıyor… Bu karasevda hikayesini dinleyen Çeşme’den, Karaburun’a Urla yarımadasında yaşayan 70 üstü birçok bekar erkek, ellerinde lamba “Yahu ona herhalde yaşam arkadaşı nedeni ile aşık olmadı, belki bana olur”  diye ve ümitle yaz boyu bu kızı aramışlar. Çevre kirlenmesine ve yaşlanmaya rağmen kalan hormonlar sıcaktan coşmuşlar.