Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Kış geliyor

Bir bilinmezlikler silsilesidir gidiyor. Satır aralarını okumak ve açıklamalardan bir anlam çıkarmak çok katlamalı bir origami gibi adeta. Şu açıklama ile başlayalım, “kimler kimlerle anlaşıyor da biz Biden ile anlaşamadık!” Tabi ki bu benim kafamda kurduğum bir cümle. Oğul Bush, Obama, Trump ile iyi çalıştık ama Biden ile anlaşamadık…

1923 senesinden bu yana Türk dış politikası ikili ilişkileri kilitleyerek yakınlaşarak uzaklaşarak birini ötekine kırdırarak çetrefilli yollardan geçerek bugüne gelir. Coğrafi konumumuz gereği civar ülkelerde bulunan Rus, Amerikan, İngiliz, İsrail, İngiliz gizli servisleri ile bizim teşkilatımızın varlık mücadelesinde ya biz kartları doğru oynayamıyoruz ya da bu masada oturacak tecrübemiz yok.

Amerika’dan bir solukta gelen Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayağının tozu ile Rusya’ya gitti ve Soçi’de Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Amerika’da Biden ile görüşme imkanı bulamayan Erdoğan’a Rusya’ya gitmeden baş başa görüşeceğiz diye Başkan Biden tarafından randevu verildi. İki liderin Roma’daki G-20 zirvesi sırasında görüşeceği aktarılıyor.G-20’nin internet sitesindeki bilgilere göre zirve 30-31 Ekim tarihlerinde düzenlenecek.

Obama’nın ikinci döneminden bu yana sürekli gerilen Türk-Amerikan ilişkileri, YPG-PKK, Patriot krizi ve Rahip Bronson krizi ile devam eden olaylar sayesinde ili ülke arasında algı ve tepki düzeyinin bayağı derin olduğunu söylemeliyim. İşin kötü tarafı gerilen krizler üzerine Amerika’daki Türkiye algısının yokuş aşağı yani daha kötüye gittiğini söylemeliyim. Gerek Başkan Biden’ın Erdoğan ile ilişkilerinin iyi olmayacağı sinyalleri, Gerekse Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sonrası yaptığı açıklamalarda ve CBS kanalına verdiği röportajda net olarak ABD ile ilişkilerin kötüye gittiğini söyledi.

Geçenlerde yapılan S-400 alımlarına devam edeceğiz de bir nevi  “hodri meydan” aslında. Kağıttan bir kaplan olan Türk ekonomisinde bu eylemlerin dalgalanmalarını yakında göreceğiz. Zira rahibi verdin vermedin sürecinde “Ekonominizi patlatırım” mektubunun ardından doların nasıl fırladığını görmüştük!  (öyle bir fırladı ki hala tutabilene aşk olsun)

Hali hazırda Amerika Birleşik Devletleri sahip olduğu müttefikleri arasında “favori” gördüklerini tarih boyunca zaman zaman parlatmış zaman zamansa sarıp çantasına koymuştur. Yıllardır bir denge unsuru olan Türkiye bu noktada Çin, Rusya ve İran bloğuna yaklaşacaktır. Gel gelelim diğer bir yanda Afganistan’da yaşanan olaylar ile sempati puanlarını kaybeden Biden var.

Türkiye-ABD arasındaki ana sorunlardan biri olan YPG-PKK konusundaysa ABD’den geri adım yok. Temsilciler Meclisi, 778 milyar dolarlık Savunma Harcamaları Yetkilendirme Tasarısı’nı kabul etti. Tasarıda, Pentagon’un YPG/PKK için istediği 177 milyon dolar da var. Yani ABD, bu terör örgütüne gelecek yıl da maddi-manevi desteği sürdürecek. Dolayısıyla, 2021’de inişli çıkışlı geçen Türkiye-ABD ilişkilerinin, 2022’ye yaklaşırken daha kötü bir hal alacağına ilişkin ihtimallerin arttığını söyleyebiliriz.

Diğer bir yandan daha patlamamış lakin patlamaya gebe bir sorunumuz daha var f35’ler! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bakın biz F-35’leri aldık, 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yaptık ve bu F-35’ler bize teslim edilmedi. Amerika önce bunu bir defa halletmeli. Tabii biz uluslararası hukuka dayalı olarak ne yapılması gerekiyorsa bunu yapacağız” demişti. Ayrıca, Erdoğan, 28 Haziran 2019’da benzer bir açıklamayı Japonya’da yapmış ve “Uluslararası Tahkim Mahkemesi’ne götürürüz” ifadesini kullanmıştı.

Önümüzdeki haftalar böylesine olaylara gebeyken, sonbaharda esen bu sert rüzgarlar ile birlikte kışın hepimiz için sert geçeceği aşikar! Haftaya dünyanın merkezindeki güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…