Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Hint kumaşının yeni adı: Tır şoförü

Britanyalılar, ülkeden ayrılan tır şoförleri yüzünden benzin istasyonlarının kapanmasına, süpermarket raflarının boşalmasına seyirci kalarak yılın son çeyreğine giriyorlar.

Daha kış bastırmadan iki enerji şirketi (Avro Energy ve Green Energy) faaliyetlerini durdurduklarını açıkladılar bile.

Akaryakıt devi BP ise ülke çapında istasyonlarını kapatmaya başladı.

Peki bunların sorumlusu kim?

Ülkede “bulunmaz Hint kumaşı” haline gelen Tır Şoförleri.

Brexit’in artçıl sarsıntıları olarak da yorumlanabilecek bu durum, kış aylarında Birleşik Krallık’ın “çetin” bir dönem geçireceğinin göstergesi.

2021 yılı başından bu yana kademeli olarak 25 bin tır şoförünün ülkeyi terk ettiğini açıklayan ONS (Ulusal İstatistik Ofisi) toplam ihtiyacın 100 bin şoför olduğunu açıkladı.

Boris Johnson üzerinde baskı kuran muhalefet partileri ama en önemlisi özel sektör ve sendikalar, sonunda Başbakan’ın 10 bin işçi ithal edilmesini onaylayan kararı almasını sağladılar.

Yeterli mi? Değil!

Peki 90 bin şoför nereden bulunacak?

Hükümet kanadının bu soruya yanıtı yok.

Ülkeyi terk eden AB vatandaşı 25 bin tir şoförü, bir anda gitmediğine göre, hükümet nasıl oldu da, “geliyorum” diyen bu krizi göremedi?

Asıl sorun bu.

Lojistik dünyasının neden olduğu bu problem öyle bir hal aldı ki, enerji fiyatlarına da yansıdı.

2021 başından bu yana enerji maliyetlerinde %70 artış olması da bunun bir ispatı.

Ulaştırma Bakanı Grant Shapps, “enerji kaynaklarında bir sıkıntı yok, kaynak yerinde duruyor” dese de, o kaynak tüketiciye ulaşamadığı için ortalık arap saçına döndü.

Tır Şoförleri öyle bir kıymete bindi ki, aylık maaşları 6000 Sterline yani Türkiye’deki Genel Müdür maaşı seviyelerine ulaştı.

Zaten pandeminin hayatımıza getirdiği “online siparişlerle kapıya hizmet” sistemi lojistik sektörünü bir hayli kabartıp-köpürtmüştü, bir de üstüne ülkeyi terk eden bulunmaz Hint kumaşı Şoförler eklenince, durum iyice krize dönüştü.

Başbakan’ın “ithal işçi” kararının ardından, diğer sektörler de kendi ihtiyaçlarını dillendirmeye başlayınca, ortaya iş gücü açığının ne kadar büyük olduğu çıktı.

Tüm bu tartışmalar esnasında ise sadece Ana Muhalefet Partisi Labour’ın Lideri Keir Starmer’ın, ” acilen meslek eğitimine yönelmeliyiz” demesi bile duyulamayacak kadar zayıf kaldı. Starmer, hükümetin serbest çalışanların ödediği vergide, önceki yıllara göre daha fazla artış yapılmasını da onaylamasının yaşananların sebeplerinden biri olduğunu söylediyse de sesini duyuramadı.

Kış kapıda, enflasyon tırmanışta, ithal işçiler sınırda derken Birleşik Krallık yepyeni krizlere gebe ve daha kim bilir hangi sektörün çalışanları yıl bitene kadar bulunmaz Hint kumaşı kategorisine dahil olacaklar.

Bu krizden Türkiye’ye bir fırsat çıkar mı? Kesinlikle hayır çünkü “ithal işci” kategorisine Türkiye dahil edilmedi.

Uzun lafın kısası, yılın son çeyreği devam eden pandemiyle birlikte daha ne gibi zor sınavlar getirecek Birleşik Krallık’a göreceğiz.