Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Gerçekten ‘geliyor gelmekte olan’ mı?

Son günlerde yaşanan siyasal gelişmeler, ülkemiz ve halkımız için yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Aralanan bu kapıdan da aydınlığın ve umudun ışık huzmeleri içeriye doğru süzülüyor…

Gündemi artık muhalefet belirliyor

Yeni dönemin en temel özelliği ve belirleyeni, ülkenin siyasal ve toplumsal gündeminin artık muhalefet tarafından belirlenmesidir.

Siyasal iktidarın 20 yıla yakındır işbaşında bulunduğu, tüm kurum ve kuruluşlara egemen olduğu, başta medya ve iletişim olmak üzere tüm alanları yönlendirdiği bir süreçte; bu çok önemli ve değerli bir gelişmedir.

Millet İttifakı’nı rahatlatan ve muhalefeti öne çıkaran gelişmeler

Son dönemde; ana muhalefet lideri/CHP  Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, başta ‘Kürt sorunu’ olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü için TBMM’ni işaret etmesi; ardından parlamentonun üçüncü büyük partisi HDP’nin açıkladığı tutum belgesiyle bu yaklaşımı benimsemesi; Millet İttifakı’nın ikinci büyük bileşeni, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adayı olmayacağını açıklaması; muhalefet adına kamuoyunda yankılanan ve ses getiren önemli hamlelerdir.

Bütün bu gelişmeler, iktidar blokunun muhalefetin birlikteliğine/dayanışmasına yönelik hesaplarını/oyunlarını boşa çıkarmıştır. Aynı zamanda, Millet İttifakı’nı ve genel anlamda muhalefeti rahatlatan, öne çıkaran gelişmeler olmuştur.

‘Düşük profilli ve sembolik’ değil, ‘erdemli ve birikimli’ aday

Bu gelişmeler karşısında şaşıran ve şimdiye kadarki söylemleri boşa düşen iktidara yakın çevreler, şimdi de bu yeni durumdan yeni olumsuz iddialar çıkarmaya çalışıyorlar. Vatandaşın kafasını nasıl olur da karıştırırız, muhalefete yönelen ilgiyi dağıtabiliriz diyerek hesaplar yapıyorlar.

Parlamenter sisteme geçişi sağlayacak ve bunu topluma taahhüt edecek muhalefetin cumhurbaşkanı adayını, ‘düşük profilli ve sembolik’ tanımlarıyla şimdiden itibarsızlaştırmak istiyorlar. Oysa tam tersi; bu aday, tüm yönleriyle ‘erdemli ve birikimli’ olacak ve üstleneceği misyonla/işlevle tarihe geçecektir.

Türkiye yeni bir döneme yürüyor

Artık tam olarak anlaşılmıştır ki, Türkiye yeni ve farklı bir döneme yürümektedir. İktidarın ekonomide, iç ve dış siyasette yaşadığı tıkanmalar/daralmalar, bu değişimi hem zorunlu hale getirmekte ve hem de hızlandırmaktadır.

Yurttaşlarımızın büyük çoğunluğu da bu yeni dönemin gelmekte olduğunun ayırdındadır. O nedenle de gözlerini ve kulaklarını muhalefetin sözcülerine çevirmiş durumdadır.

Yeni dönemin yol haritası nasıl olacak?

İşte bu nedenle de yeni dönemin yol haritasının hazırlanması ve topluma aktarılıp anlatılması, benimsetilmesi önem kazanmaktadır.

Ülkemizin ve halkımızın demokratik bir düzene/sisteme kavuşturulması hedefi nasıl hayata geçirilecektir? Bu yönelişin yol haritası nasıl olacaktır? Bu soruların yanıtları önemlidir. İktidar çevreleri bu yönelişi engellemek adına, bir takım kafa karıştıran ve belirsizlik üreten iddialar gündeme getirecekler ve söylemler geliştireceklerdir. Millet İttifakı ve muhalefet bloku, bütün bunları boşa çıkarmak zorundadır.

Temel mesele ve ortak zemin parlamenter sistem

Muhalefetin ortak zemini ve temel çimentosu, güçlendirilmiş parlamenter sistemdir. Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki sürecin ve seçimin temel ayracı da bu olacaktır.

Millet İttifakı’nı oluşturan dört parti ile bu ittifakın dışında olmakla birlikte parlamenter sistemi savunan iki partinin de katılımıyla toplam altı muhalefet partisinin temsilcilerinin bir araya gelerek başlattıkları çalışmayı çok önemsiyoruz. Bu teknik hazırlığın hızla bir siyasal manifestoya dönüştürülmesini bekliyoruz.

Almanya seçimlerinin temel mesajı

Avrupa Birliği’nin başat ülkesi konumundaki Almanya’da yapılan seçimler, ülkemiz ve halkımız için önemli mesajlar verdi. En eski ve köklü partilerden Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD), uzun bir aradan sonra en çok oy alarak birinci olması, iklim ve çevre politikalarını öne çıkaran Yeşillerin, yüzde 15’e yakın bir oy oranıyla üçüncü oluşları; yeni dönem için önemli işaretler verdi.

Sosyal Demokrat Dergi’ye yazdığımız ‘Salgın Sonrasının Ekonomik ve Politik Koşulları Sosyal Demokrasiyi İşaret Ediyor’ başlıklı makalemizde (SD Dergi, 123/124, Mart-Nisan 2021), böylesi bir gelişmeye işaret etmiştik. Öyle görünüyor ki hayat ve siyasal gelişmeler bizi doğruluyor. Şimdi önemli olan, ülkemizde de bunun doğrulanması!..