Karamollaoğlu, ‘Hükümet ekonomideki sorumluluğu almıyor’

Temel Karamollaoğlu, hükümetin ekonomideki kötü tablonun sorumluluğunu almadığını ve sürekli halktan yardım istediğini söyledi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin Genel Merkezi’nde gündeme dair açıklamalarda bulundu. 

İktidarın ülkede yaşananlar konusunda hiçbir sorumluluk almadığını ve suçu başkalarına yüklediğini ifade eden Karamollaoğlu,  “Bu ülkede soğan fiyatları artıyor; soğan üreticisi suçlu oluyor. İğneden ipliğe her şeye zam geliyor; market sahipleri suçlu oluyor. Yurt problemi yaşanıyor; barınamıyoruz diyen gençler suçlanıyor. ‘Faiz lobisi’, ‘soğan lobisi’, ‘patates lobisi’ derken sıra geldi ‘market lobisi’ ile mücadele etmeye” dedi. Temel Karamollaoğlu, hükümetin kötü ekonomik tabloyu toparlamak için sürekli halktan yardım istediğini de söyleyerek, “Dünyada böyle bir garabete rastlayamazsınız. Sen orada neden duruyorsun o zaman?” diye sordu.

Karamollaoğlu açıklamalarında şu ifadeleri kullandı: “Merkez Bankası Başkanı, vatandaştan enflasyonu aşağı çekmek için destek istiyor. Dünyada böyle bir garabete rastlayamazsınız. Sen orada neden duruyorsun o zaman? Tarım Bakanı, fiyatları aşağı çekmek için çiftçiden ve vatandaşlardan destek istiyor. Bu kötü ekonomik tablonun sebebi vatandaş değil ki; sizin aldığınız yanlış tedbirlerdir. Ekonomide düzelme istiyorsanız; bir numaralı mesele yolsuzluğa son vermektir. İkincisi israfı önlemektir. Bu mantıkla siz, ülkenin sorunlarını çözemezsiniz.”

İNSANLARI AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞAMAYA MAHKUM ETTİNİZ

“Her hafta gündeme düşen konular değişse de; insanımızın değişmeyen tek gündemi var; ekonomik problemler, geçim sıkıntısı ve işsizlik…” diyen Karamollaoğlu, “ Hayat pahalılığı, geçim zorluğu, işsizlik… İnsanımızın değişmeyen ve her geçen gün hayatını daha da zorlaştıran temel sorunları bunlardır. İşte eylül ayının sonuna geldik ve Türk-İş bu ayın açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Bu araştırmaya göre; açlık sınırı 3.049 lira, yoksulluk sınırı da 9.931 lira olmuş.. Peki, asgari ücret ne kadar; 2825 lira. Peki, ülkemizde ortalama bir çalışanın, memurun, işçinin aldığı maaş hiç 10 bin lirayı buluyor mu; hayır. Yani siz milyonlarca insanımızı açlık sınırının altında ve bir o kadar insanımızı da yoksulluk sınırın altında bir ücretle yaşamaya mahkum etmişsiniz. Daha önce defalarca kez söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum; öncelikle zihniyetin değişmesi gerekiyor. Bugünü dünle mukayese ederken, enflasyon, döviz kurunu dikkate almaktan sadece rakamların zikredilmesi vatandaşın değil ama sadece kendinizi kandırırsınız. Asgari ücret belirlenirken açlık sınırını baz alırsanız, işte zamanla insanlar onun dahi altında bir ücrete mahkum hale gelir” dedi.

Saadet Partisi’nin ekonomide yapacağı çalışmaları anlatan Karamollaoğlu, “Öncelikle ücret belirlemede mantığı değiştireceğiz; bu anlayışla bir yere varılmaz. Bir insana açlık sınırını, hatta onun da altında hayat standartlarını reva görmek zulümdür, zulüm! Asgari ücrette hedef açlık değil yoksulluk sınırı olmalı ve bunun için 5-10 yıllık planlar yapılmalıdır. Birilerine 3-5 maaş birden verilebiliyorsa, milyarlarca lira israf edilebiliyorsa; insanımıza da bu kaynak bulunur; hatta bulunur değil bu imkan var. Hakikaten ülkemizin ekonomisi her geçen gün biraz daha kötüye gidiyor. Bugün iktidarda bulunanlar, ülkemizin nimetlerini kendi aralarında paylaşanlar, bu ülkede külfet çeken insanımızın feryadını duymuyor olabilir. Ya da daha da vahimi, görmezden, duymazdan, bilmezden gelmeye devam ediyorlar. Fakat vatandaşın canı yanıyor, bu derin krizin sorumluları ise suçu sürekli başkalarına atıp, kabahati hep başkalarında arıyorlar. Bu ülkede soğan fiyatları artıyor; soğan üreticisi suçlu oluyor. İğneden ipliğe her şeye zam geliyor; market sahipleri suçlu oluyor. Yurt problemi yaşanıyor; barınamıyoruz diyen gençler suçlanıyor. Ev kiraları artıyor; ev sahipleri ve emlakçılar suçlanıyor. Dahası sorgusuz sualsiz işinden edilen KHK’lılar zor bela gidip bir iş buluyor; onları işe alanlar cezalandırılıyor. Fakat ne hikmetse iktidarın hiçbir kabahati yok; herkes suçlu, herkes hain; bir tek kendileri masum, bir tek onlar vatansever” diye konuştu.

“Enflasyonun, yoksulluğun ve hayat pahalılığının tek sorumlusu sizsiniz” diyen Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her şeyin yetkisi sizde olacak, yargı size bağlı olacak, bakan yardımcılarını, daire başkanlarını, hatta özel kalem müdürlerini bile siz atayacaksınız, sizden habersiz duvarların rengi bile değişmeyecek. Üç dört ayda bir merkez bankası başkanını değiştireceksiniz, “faizleri indirin” diye emir vereceksiniz, işinize gelmediği için TÜİK başkanını değiştireceksiniz; ama işler yolunda gitmediğinde sorumlu başkaları olacak. 20 yıldır bu dümenin başında siz varsınız ve geminin karaya oturmasından da siz sorumlusunuz. Fakat bu geminin karaya oturması nedeniyle kara kara düşünmek zorunda kalan milletimiz asla ümitsizliğe kapılmasın. Hiç kimse, bu millete karşı sorumluluk duygusunu kaybeden yöneticilere bakıp da umutsuzluğa düşmesin. Biz ekonomiyi elimizdeki sopayla ve cezayla korkutarak değil; akl-ı selim politikalarla yoluna koyacağız. İnsanımızı hayat pahalılığı karşısında yalnız ve çaresiz bırakmayacağız.”