Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

“Paydos” dememiş, eleği duvara asmıştım

Basın Maratonunda 62 yılı tamamladıktan sonra, “Paydos” dememiş, eleği duvara asmıştım. Ancak çok sevdiğim iki duayen gazeteci dostum Çetin Gürel ve Öcal Uluç, “Gazeteci emekli olmaz. Gel bize haftalık spor yazıları yaz” dediler. GÖZLEM onların çok uzun yıllar, çeşitli sorunlara rağmen gönderde dalgalandırdıkları yüce bir bayrak. Zevkle katıldım aralarına, amatör heyecanımla.

***

Futbolda, İzmir takımları sezona hava durumu tabiriyle parçalı bulutlu girdiler. Süper Lig’de Altay şu anda en başarılı takım. 6 maçın 4’ünü kazanıp 12 puana ulaştılar, Beşiktaş ve Trabzon’la birlikte zirveye kement attılar. Göztepe galibiyetinin ardından Rize deplasmanında 10 kişi kalmalarına rağmen kazanmaları siyah beyazlı taraftarları büyük sevince boğdu.

Altay’ın gidişatı süper. Mustafa Denizli’nin tecrübesi ve takıma iyi transferler yaptırması artı avantaj. Bamba çok iyi çıktı. Kappel de büyük randıman veriyor. Derbide Göztepe’yi orada olsa aşmaları moralleri düzeltti. Rize maçının 3 puanı gerçek bir zafer oldu.

Göztepe, Başkan Mehmet Sepil’in, “Bırakıyorum” demesiyle bir bocalamaya girdi. Transferde geç kalındı. Alpaslan’ın Galatasaray’a gönderilmesi defansta sorun yarattı, bu futbolcunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Ayrıca teknik direktör değişikliği de, sarı kırmızılı takımı olumsuz etkiledi. Büyük ümitler bağlanan Adis Jahović, bir türlü patlama yapamadı. Taraftarları umutsuzluğa sevk etti. Herkes şimdi Jahović’in eski gollerine dönmesini bekliyor. Ancak ben yine de Göztepe’nin bu muhteşem transfer desteğiyle ligde sıkıntı yaşayacağına inanmıyorum. Alınacak bir galibiyet yeniden iyi günlere dönüşü sağlayacaktır.

Sırası gelmişken bazı taraftarların Mehmet Sepil’i eleştirmesini, eskiye dönülmesini istemesini anlayamıyorum. Geçmişi hatırlayacak olursak, amatör kümelerde sürünülen günleri unutmayalım. Artık Göztepe bir şirket. Derneğin içinden çıkılamayacak kadar borcu var. Dua edelim de Sepil bırakmasın.

Aynı durum Altınordu’da da öyle. Seyit Mehmet Özkan yıllardır kulübü mükemmel yaşatıyor. Ayrılmasını düşünmek bile istemiyorum.

Altay-Göztepe derbisinden sonra bazı taraftarların iki takımı düşman edecek demeçler vermesi de camialara yakışmıyor. Bunları bırakalım, İzmir’in Süper Lig’de iki takımla temsil edilmesinin gururunu yaşayalım. Bakın, koca başkent Ankara’ya. Süper Lig’de tek temsilcisi yok. İlhan Cavcav’ın gözü gibi baktığı Gençlerbirliği’nin, büyük yöneticinin ebediyete göçmesinden sonra durumu ortada. Birinci ligde bile şampiyonluğa oynayacak bir hali yok.

Altınordu, Karşıyaka, Bucaspor da liglerinde barınmayı iyi beceriyorlar. İzmir sporu için beş takımımızdan ümidimiz fazla.

İzmirspor’u da artık liglerde görmek tüm İzmirlilerin ortak dileği. (Gazetemizin baskıya girdiği saatlerde Altay – Beşiktaş maçı oynanıyordu.)