Öğrenciler, ‘Saraylarda oturanlar sesimizi duymuyor’

Üniversite öğrencileri, Eskişehir’deki barınma sorunu ile ilgili açıklamalar yaptı.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Osmangazi Üniversitesi Tarih bölümü öğrencisi İhsan Alafkar, ülkenin ekonomisinin ortada olduğunu söyledi.

Alafkar, “Bunun üzerine gelen Suriyeliler piyasadaki arz talep dengesini bozdu. Öğrenciler ev tutamaz hale geldi. Ev tutamayan öğrenciler bu sefer yurtlara, apartlara akın edince bu sefer orada da bir arz talep dengesizliği oldu” dedi.

Alafkar, şunları söyledi:

“Bunun üzerine doğalgaz, elektrik, su, yiyecek, giyim, her şeyin üzerine zam geldi. Öğrenciler ne yapsın? Yani kim ailesinden 2 bin lira, 3 bin lira para alabilecek? O kadar zengin olan insan mı var? Çoğu öğrencinin babası asgari ücretle çalışıyor. Anneleri ev işi yapıyor, el işi yapıyor, bunları satmaya çalışıyor, bir gelir elde etmeye çalışıyor. Ama iktidar bunları görmüyor. Çünkü saraylarda, yükseklerde oturan; aşağının sesini duyamıyor? Aşağıda fakirlik var, öğrenciye zulüm var. Bunu buradan tüm Türkiye’ye söylüyoruz. İktidarın bunu görmesini ısrarla istiyoruz. Lütfen bu duruma bir çözüm bulunsun. Ahır gibi evler, 1200-1300 liralardan başlıyor. Şu an zaten Eskişehir piyasasının özellikle ev kalmadı. Kimse ev bulamıyor. 1+1 evlere 3-4 kişi girmeye çalışıyor. Yurtlar da dolu. Bir ev parası fiyat alıyor yurtlar da…”

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Tamay Karabacak ise şöyle konuştu:

“Okulumuzda şu an yeni gelen aşağı yukarı 400 öğrenci var. Bir grubumuz var. Bu grupta öğrenciler sürekli şikâyet halinde. Sürekli bir ev bulunamamakta. Pandemi şartlarından dolayı ev sahiplerinin evleri bir buçuk yıldır belki boş, onları da biz anlamaya çalışıyoruz ama şu an gelen fiyatlar makul karşılanabilecek gibi değil. Öğrenciler bundan dolayı sürekli mağduriyet yaşıyor. Burada biz duyuyoruz başka insanlara yapılan yardımları. Veya öğrencilerin mahkum kaldığı yurtları, tarikatların, cemaatlerin yuvalarını duyuyoruz. Bunlar bizim için acı verici şeyler. Arkadaşlarımızın gözlerimizin önünde kaybolduğunu görüyoruz bu yurtlarda. Onlara yapılan şeyleri biliyoruz çünkü içerlerde, baskı olarak. Bu şartlarda öğrencilerin mutlu bir hayat yaşaması imkansız hale geliyor. Zaten bu ev fiyatlarının üzerine dışarıda bir yemek yemek, kahve içmek bizim için artık bir lüks oldu. Bu hayat tarzından biz kurtulmak istiyoruz.”