Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Birleşik Krallık’ta kabinenin rengi değişti

Birleşik Krallık Hükümeti, yılın son çeyreğinde “büyük” bir kabine değişikliği ile karşı karşıya.

Bu değişikliği “sürpriz” bulanlar var, “gerekli ve beklenen” diyenler var.

Söylenenler bir tarafa, herkesin üzerinde hemfikir olduğu ise, Boris Johnson’ın  kabinedeki bakanlar üzerinde yaptığı değişikliklerle, her şeyden önce “kabinenin rengini” değiştirdiği yönünde.

2019 Aralık ayında göreve geldiğinden bu yana, içinde “ırkçılık” da olan türlü türlü eleştirilerle art arda darbeler alan Johnson, bu yeni kabine ile “kabile” olma yolunda mı gidiyor yoksa dünyaya “özgürlük ve eşitlik” dersi mi veriyor, göreceğiz.

Geçen haftaki yazımda da belirtmiştim, İngiltere her geçen gün “göçmen krallığına” dönüşüyor.

Bu dönüşüm öyle tesadüfen ve istemsiz olmuyor. Kraliyet Ailesi de bu dönüşümü destekliyor, devlet politikaları da.

Boris Johnson, “bu ülkede ırkçılık yapılmaktadır” şeklinde sonuçlanan ve iki yıl süren araştırmanın sonuçları açıklandıktan sonra, bunun ortadan kaldırılacağını bas bas bağırmıştı. O günlerde Başbakan’a inanmayanlar çoğunluktaydı ama gelin görün ki, 15 Eylül’de Johnson, kabinede öyle değişiklikler yaptı ki, gerçekten kabinenin rengi değişti.

Sadece Bakanlık değil, müsteşarlık koltuğunda da artık pek çok BAME yani Black Asian Minority Ethnic (Siyahi-Asyalı Etnik Azınlık) üyesi isim yer aldı.

İçişleri Bakanı Pakistan, Hazine Bakanı Hindistan kökenli idi ve onlar yerlerini muhafaza ettiler.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olan “beyaz İngiliz Dominic Raab” ise, Başbakan Yardımcılığı görevini korurken, Adalet Bakanlığına getirildi.

Dışişleri Bakanlığı’na ise Liz Truss atandı. İşte bir diğer değişimde bu noktadan itibaren kabinede görülmeye başlandı çünkü Birleşik Krallık tarihinde ikinci kez bir kadın Dışişleri Bakanı oluyordu.

İlki 2006 yılında iktidardaki Labour ‘ın (İşçi Partisi) kadın Dışİşleri Bakanıydı ve bu kez bugünün iktidar partisi Conservative’ler (Muhafazakar Parti), bugünün muhalefet partisinin eline koz vermeyerek, kendi seçmeninden puan topladı.

Dışişleri gibi çetrefilli bir pozisyona, bir kadın bakanın atanmış olması, değil Birleşik Krallık’ta, dünyanın herhangi bir ülkesinde bile görmeye alışık olduğumuz bir durum değil.

Liz Truss, Boris Johnson’a “sadakati” ile ün yapmış bir isim. Ticaret Bakanlığı yaparken, medyanın eleştiri oklarına defalarca hedef olan, Boris Johnson yerine adeta Onun “avukatı” gibi medyanın karşısına çıkan bir bakan profilinden söz ediyorum.

Johnson, muhtemelen Truss’ı “ödüllendirmek” istedi.

Beyaz İngilizlerin gözle görülür şekilde azaldığı kabinede, pandemi yönetimindeki artıları ve eksileri ile görevleri değişen bakanlar dikkat çekti. Örneğin, okullardaki durumu bir türlü toparlayamayan Eğitim Bakanı bu isimlerden biri oldu. Gavin Williamson, görevden alındığını şahsi twitter hesabından duyururken, kullandığı kelimeleri özenle seçmesi ve Johnson’a şükranlarını iletmesi dikkat çekti. Kendisinden boşalan koltuğa bir başka BAME üyesi Nadhim Zahawi oturdu.

Sağlık Bakanlığı görevini aylar önce bırakmak zorunda kalan Matt Hancock’un da bıraktığı koltuğa bir başka BAME üyesi oturmuştu.

Boris Johnson’ın sağ ve sol kolları, hatta sağ ve sol ayakları bile BAME üyeleri oldu.

Kadın bakanlar konusunda da rekor kıran Johnson hükümeti, 8 kadın bakanla yine Birleşik Krallık tarihine imza atacak bir hamle yaptı.

Bundan sonra, gerek kadın milletvekili gerekse ırkçılık konusunda yöneltilecek eleştirilere kabineyi göstererek yanıt verecek olan Boris Johnson, “akıllı bir manevra” yaparak puan toplamış oldu.

Kamuoyu yoklamaları ve  seçim zamanı elde edilecek sonuçlar halkın değerlendirmesinin ne olduğunu ortaya koyacak ama en azından o zaman gelene kadar Johnson’ın rahat bir nefes alacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Boris Johnson’ın karar verebilme yetisinin olmadığı, kararları eşinin aldığı, Johnson’ın da uyguladığı siyaset kulislerinde sıkça konuşulurken gelen bu büyük kabine değişikliği, daha kim bilir ne gibi sürprizleri de beraberinde getirecek, izleyip göreceğiz.